
Salih Neftçi
Yeni bir 'Arap' ülkesi... Türkiye?
Elbette
başlığa bakıp, 'Türkler Arap değil ki; Türkiye nasıl bir Arap ülkesi
olabilir' denebilir. Bu başlığın bir çeşit eleştiri olarak atıldığı
düşünülebilir.
Bu yazıda
böyle bir amacımız kesinlikle yok. Başlığın ciddi olarak yorumlanması
gerekiyor. Neden olduğunu anlatalım.
Hükümetin önemli projeleri
Maliye Bakanı Sayın Unakıtan şimdiye kadarki
performansının gösterdiği kadarıyla bizce hükümetin en akılcı
üyelerinden birisi. Elbette işe uzaktan bakıyoruz ve bakanlığın teknik
işlerinin bu aralar nasıl yürütüldüğünü bilmiyoruz. Ama görüntü iyi.
Maliye Bakanı bu aralar Arap ülkelerini ziyaret
ediyor. Bu ziyaret sırasında yapılan açıklamalar ilginç.
Türkiye'ye Arap sermayesinin çekileceği...
Yeni çeşit bonoların piyasaya sürüleceği... Bu
piyasanın Eurobond piyasası kadar gelişmiş bir piyasa olacağı...
Araplar'ın Türkiye'de mülk edineceği...
Yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla
bunlar hükümetin en çok üzerinde durduğu, ümit bağladığı yenilikler
arasında.
Dünyalar
Arap veya Türk kavramlarına insanların genetik
yapısı olarak yaklaşırsanız bu yazının başlığı bir çeşit eleştiri olarak
yorumlanabilir.
Ama genetik tanımlar bizce günümüz dünyasında
fazla bir şeyi açıklamıyor. Türkler'in ne kadarı genetik olarak Türk...
Amerikalılar'ın ne kadarı genetik olarak Amerikalı? Bu soruların yanıtı
bazı kişileri ilgilendirebilir. Ama siyasi ve ekonomik yorumlar
açısından hiç de önemli bir faktör değildir.
Avrupalı denince nasıl ilk akla gelen bir kültür,
bir yaşam tarzı ise...
Arap veya Türk denince de akla gelen aynı şey. Bir
yaşam tarzı, bir kültür.
İşte bu açıdan bakınca bu yazının başlığı bambaşka
bir anlam taşımaya başlar. Türkiye bu açıdan gerçekten de yeni bir Arap
ülkesi olur mu, olmaz mı tartışmaları ciddiyet kazanır.
Tartışma
Bu çeşit bir tartışma öyle tek bir yazıda ele
alınacak bir şey değil. Bugünkü yazıda sadece işin basit bir noktasına
işaret edeceğiz.
Siyasi İslam diye tanımladığımız kanadın
düşünceleri... ve dilekleri bizler tarafından iyi bilinmiyor ve
doğrusunu söyleyelim... fazla da ciddiye alınmıyor.
Bizler... 'Türkiye yıllardan beri Batı'ya yönelmiş
bir ülke, birden dönüp bir çeşit Arap ülkesi olması imkansız' diye
düşünüyoruz.
Ama olaya AKP ve siyasi İslam açısından
bakmıyoruz.
AKP ve siyasi İslam çizgisi Türkiye'nin bir çeşit
Arap ülkesi olmasını hiç de öyle kötü bir şey olarak görmüyor. Bu
düşünce bize garip geliyor... ama onlar için iyi bir şey.
Bunda garip bir şey de yok. Örneğin 'bizler'
Türkiye'nin bir çeşit Avrupa ülkesi olmasını iyi bir şey olarak
görüyoruz. Ve bunu normal karşılıyoruz...
Onlar ise yaşam tarzı ve kültürü bakımından
Avrupa'yı değil, Arap dünyasını ön plana çıkarıyorlar. Ve onu iyi olarak
görüp, onun normal olduğunu düşünüyorlar.
İki davranış arasında ilke olarak bir fark yok.
Mesele sadece bize garip geliyor... 'Olur mu öyle
şey' diye düşünülüyor. (Ama bizim davranışımız da onlara garip geliyor.)
Gerçekçi mi?
AKP ve siyasi İslam'ın gönlünden geçen bu
diyelim...
Peki bu gerçekçi bir şey mi?
İşin o yönü ayrı. Ancak unutmayalım ki bu
adamların dünyası Türkiye'de elitlerin ve laik kesimin dünyasından çok
farklı.
Ve önlerinde de epeyi zaman var.
Ayrıca AB faktörünü iyi kullanırlarsa kendilerine
yönelik bazı tehlikeleri de bu süre içinde nötralize etmeyi
başarabilirler.
Sonuç
Yani proje sanıldığı kadar da imkansız değil.
(Not: Dünkü yazının sonunda bir notla değindiğimiz
Bolşevik, Menşevik tanımı şöyle olacak. Bolşevik çoğunluk demek. Ama Rus
devrimi sırasında yaşanan olaylarda aslında devrimden hemen önce
azınlıkta kalıyorlar. İktidarı, azınlıkta kalmalarına rağmen sonradan
ele geçiriyorlar.
Olayların bu gelişme şekli dünkü yazının ana
fikriyle daha da uyumlu. Aslında toplumda azınlık olan bir partinin,
karşı taraf bölündüğü, yönsüz hareket ettiği için bir süre sonra ülkede
kesin iktidarı ele geçirmiş olması. Paralellik daha da ilginç.)
Star 20.06.2003
sneftci@stargazete.com |