Güncel ve Tarafsız Haber

Sedat Korkmaz

Yazıklar Olsun

Bir tarafta "insanımızın hedefi uyum içinde bulundukları ülkenin kalkınmasına katkıdan geçer" diye nasihat da bulunuyor Sayın Erdoğan, diğer tarafda ise uyum içerisinde yaşayan insanların uyumunu bozucu tahrikte bulunuyor. Yazıklar olsun, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanına yazıklar olsun. İnsan haklarına saygı duymayan, insanların inanç özgürlüğüne ve ibadet anlayışını hor gören zihniyete, bir ülkeye başbakan olmuş ise dahi yazıklar olsun. Ve yazıklar olsun o millete ki, böyle zihniyetin Cumhuriyetimize hükmetmesine müsade edip, oylarıyla iktidara taşıyanlara.

Doğrusu Sayın Erdoğan'dan başka bir şey beklemek de yanlış olurdu. Başbakan oldu diye Sayın Erdoğan her halde farklı bir insan olmadı. Geçmişte konuştuklarını ve fikirlerini halen aynen korumakta olduğunu yine ispatlamış bulunuyor. Sayın Erdoğan'ın Alevilik ile ilgili bilgisinin yetersiz oldugunu tahmin etmiyorum. Kendi fikir ve yorumunu açıklamış bulunuyor. Temsil ettiği ülkenin milyonlarca vatandaşının inancına, kişisel haklarına saygı duymamakla birlikte, ziyaret ettiği ülkede ve bulunduğu eyalette Aleviliğin din dersi olarak verildiğinin ve Cemevlerinin ibadet yerleri olarak kabul görüldüğünün de ne yazık ki farkında olmamakta.

Evet Türkiye daha cok Avrupa'nın peşinde koşacak. Türkiye daha cok insan hakları dersi alacak. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanları daha cok Avrupa'yı ziyaret edip siyaset öğrenecekler, çünkü Avrupa'da bir milyon Türkiye Cumhuriyeti'nin Alevi vatandaşı, kendi memleketinde, anavatanında sahip olamadıkları haklara sahiptirler. Avrupa Türkiye'nin kendi vatandaşına vermediği insan hakkını vermektedir. Türkiye'nin saygı duymadığı kendi vatandaşına Avrupa saygı duymaktadır. Türkiye'de her yıl bir siyasetçi, bir bakan veya başbakanın hakaret ettiği vatandaşına, Avrupa'da hiç bir siyasetçi hakaret ihtiva edecek bir kelime kullanmamaktadır. Elbette ki Türkiye daha çok ders alacak.

Sayın Erdoğan'ın sözlerine üzülmüyorum ve de dikkate de almıyorum, çünkü Ebu Süfyan zihniyetinin Alevilik hakkındaki düşüncesi 1400 yıldır değişmedi ve de değişmeyecek de. Alevi insanı kendi inancını iyi bilmektedir ve de Cemevine hiç bir devletin desteği ve maddi yardımı olmadan da sahip çıkacaktır. Çok şükür yüzyıllardır Emevi zihniyetine rağmen yolumuzdan dönmedik ve Cemevimizden vaz geçmedik. Ayni zamanda kimsenin ibadethanesini de hor görmedik ve kimsenin inancına hakaret etmedik. Bu yola inanmaya ve güzel inancımızı çocuklarımıza aktarmaya devam edeceğiz. Bundan bizi vaz geçirmeye hiç bir güç yetmeyecek. Sayın Erdoğan Türkiye'de zorunlu din derslerini devam ettirmekle buna çabalayabilir. Yalnız Alevilik ne Sayın Erdoğan'ın ne de onun gibi düşünen Anayasayı uygulamayan başbakanların yok sayacağı bir inanç değildir. Türkiye nufusunun üçtebiri bu inanca mensuptur ve sanırım Sayın Başbakandan daha iyi bilirler Cemevlerinin ne olduğunu. Emin olun ki Türkiye Cumhuriyeti de bu aydınlık inancın gücüyle ilelebet yaşayacaktır.

Gelin Canlar bir olalım, birliğimizi koruyup dirlik içinde yaşayalım, Cemevlerimize de sahip çıkalım.

Erenler adına,

Ask-i Niyazlarımla

 

Sedat Korkmaz

AABF Dedeler Kurulu Sekreteri

Mannheim Alevi Kültür Merkezi

Yönetim Kurulu Başkanı

Aleviyol, 10.9.2003

Derneklerden

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com