|
|
Musa, toplum vicdanını
sorguluyor!
Konya’daki
Zümrüt Apartmanı’nın göçmesi sonucu, yaşamını yitiren onlarca
vatandaşımızın yakınlarının acılarını paylaşıyorum. Toplum olarak bu
utanılası facialardan gerekli dersler çıkartacağımıza, ‘katil müteahhit’
diyerek kendimizi sıyırmaya çalışıyoruz.
Bu işi en pişkin yapan da Konya’nın İslamcı Belediyesi. Onlara kulak
verecek olursak, ‘her şey yasalara uygun yapılmış!’
İyi de peki o zaman nasıl çöktü bu koca bina; yoksa içinde şeytan vardı
da Tanrı, ceza olsun diye mi yıktı?
Acaba taşlamak istediğimiz şeytan, aslında kendi talancı zihniyetimiz ve
‘Popstar yarışması’ örneğinde olduğu gibi, kolay yoldan para kazanma
arayışımız değil midir?
Ey halkım! Rantçı ve katil müteahhit bir sebep değil, senin merak
etmeyişinin, sorgulamayışının ve hesap sormayışının bir sonucudur..
Çünkü sen, her şeye kayıtsız tavrınla, kendi mezarını bizzat kendin
kazıyorsun! Rantçı katillerden hesap sormanın yolu, aklının
prangalarından, yani idarecilerin içi boş hamaset nutuklarından, ağalık
dizilerinden, Popstar gibi akla zarar ucubelikleri sorgulayıp hesap
sormandan geçiyor. Özeti, bunlara artık ‘yeter’ demen için kaderciliğe
boyun eğmek yerine, ayağa kalkman gerekiyor ey sevgili halkım:
Cem Karaca
Kırk yılın çığlığı Cem Karaca olarak, Zümrüt
Apartmanı ile Popstar yarışması arasındaki bağlantıyı nasıl
açıklarsınız?
Şimdi Zümrüt Apartmanı’nın malzemesinin ne
olduğu belli. Popstar’ı da insanlar çok büyük bir ilgiyle seyrediyorlar
ama, bana göre onun da malzemesi eksik. Bir kere bu tür yarışmalardan
star çıkmaz. Çünkü her meslekte olduğu gibi, müzikte de önce çırak,
sonra kalfa olunur. Ondan sonra da ‘usta oldum’ diyene, o zaman olduysan
‘düş’ derler..
Halkımızın zararına olan bu tür ucuzluklara prim
vermesi peki?
Şimdi tabii tevizyonların yararının yanı sıra
aynı zamanda da doktor Frakenştayn gibi bir araç. İnsanları hem çok
güzel yerlere yönlendirebilir, hem de karşı karşıya kaldığımız bu tür
yarışmalara yönlendirir.
Bu Popstar yarışmaları, emeğinin hakkıyla var
olanlara haksızlık değil mi?
Eski musiki üstadların söylediği çok güzel
bir laf vardır: ‘Aşk olmadan meşk olmaz.’ Hele müzik gibi çok önemli bir
sanat dalında, ‘bir an evvel nasıl star olurum da köşeyi dönerim’
kaygısı asla egemen olmamalı.. Tabii emeklerinin karşılığını alacaklar.
Bizimki gibi bir ülkede bir yere gelmek, çok kolay ama oralarda çok uzun
yıllar kalabilmek çok zor.
Peki Popstar yarışması, sizin gibi müziğe 30-40
yıl soluk katmış insanların emeğine saygısızlık, hatta saygısızlığın
ötesinde işlenmiş bir cinayet değil mi?
Zaten yarışmacılarından bir tanesi cani
yahu.. Benim kuşağımdan bir rahmetli Barış Manço’nun, Fikret Kızılok’un,
bir Erkin Koray’ın, Cahit Berkay’ın, Edip Akbayram ve İlhan İrem’in,
yani bırakalım adam öldürmeyi; biz arabamızı bile yanlış yere park
etmekten kaçındık, kaçınırız... Sanatçı topluma örnek olmak zorundadır.
Apartmanların göçmesi, zaten canilerin baştacı
edilmesinden dolayı değil mi?
Tabii. Canilerin baştacı edilmesi bir yana,
benim kutsal meclisime giriyor.. Yani dolayısıyla dönüp dolaşıyoruz, bu
başa bu traş.. Eldeki malzeme bu...
Ege’nin çığlığı!
Merhaba, küçük dostum adınız ve yaşınız?
Karya Çandar, 9 yaşımdayım.
‘Popstar yarışması’ ile Zümrüt Apartmanı arasında
bir benzerlik var mı?
Evet, var! İkisinin de malzemesi çürük olduğu
için çöküyor!
Peki ‘Ege’nin çığlığı’, 9 yaşındaki filozof Karya
Çandar’ın babası Tolga Çandar’a göre, göçen Zümrüt Apartmanı ile Popstar
yarışması arasındaki bağlantı nedir?
Bunların hepsi bizim malzememiz. Zümrüt
Apartmanı göçtü diye kimse kendi vicdanını arıtmaya çalışmayacak, boşuna
arama. Çünkü Konya’daki müteahit de, Popstar yarışmasını yapan mantık da
biziz. Mesela Popstar’ı düzenleyenlerden biri, ‘Bak ne güzel, Irak’ta
insanlar ölürken; biz burada eğlenebiliyoruz!’ diyor.. Yani utanmadan,
Irak’ta insanlar ölürken, kendisinin eğlenmesini bir mutluluk olarak
görüyor. Ama ne yazık ki bu da biziz..
‘Dip’teki bu ‘biz’in bir adı var mı peki?
Galiba en büyük sorun da, bunu tanımlayamıyor
olmamız. Çünkü bunların hepsi kimliksizliğimizin ve kişiliksizliğimizin
birer göstergesidir.
Bu, Batı karşısında hissettiğimiz aşağılık
komplekslerimizin bir sonucu olabilir mi?
Aynen öyle.. Mustafa Kemal, bundan 80 yıl
önce ‘Tam bağımsız Türkiye’ sloganını yaşamla buluşturdu. Biz de 30 yıl
önce ‘Tam bağımsız Türkiye’ diye yürüdük. Fakat yürüyenlerin bir kısmı
dayak yedi, işkence gördü ve canından oldu. Oysa şimdi hükümetler,
bağımsız karar alamamanın acısını çekiyorlar. Birileri ne derlerse onu
yapmak zorundalar. Toprak dahil her şeyi vermeye hazırlar..
Arkeolog Gülşen Çandar
Prohistoria ve Ön Asya Arkeoloğu Gülşen Çandar,
tarihte Konya’daki Zümrüt Apartmanı’nın göçüşü ile Popstar yarışması
gibi ucubeliklere rastladınız mı?
Doğal afetler ve savaşlar sonucu yok olan
kültürler var. Ama böyle Zümrüt Apartmanı gibi çürük yapılar yok. Aksine
binlerce yıllık geçmişe rağmen, günümüze kadar sapasağlam gelen yapılar
var.
Hititli atalarımızın 3500 yıl önce inşa ettikleri
konutlar, din ticareti ve Popstar yarışması gibi ucubeliklere
bulaşmadıkları için mi günümüze değin ayakta durabildi?
Dini siyasete alet edenler, daha sonraki
tarihlerde çıkmış. Ama atalarımızın konutlarında ve ticari ilişkilerinde
hile yapmadıklarını söyleyebilirim.
09.02.2004
|
|