|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
Hıdır Ali Bingöl Tekin Hoca ve müritleri Tekin Hoca, otuz yıllık öğretmenliğinden sonra emekli olur. Karısı da öğretmen emeklisidir. Sakarya Akyazılı'dır. Bir yanı harbi delikanlılığa dayanır. Haksızlığa karşı hemen sert tepki gösterir ve haksızlığı asla kabul etmez. Evli iki çocuk babasıdır. Kara oğlu Serhat; 25 yaşındadır evli ve fotoğrafçıdır, İstanbul'da oturur. Büyük oğlu Bülent; pazarlamacı, satıcı, emlakçı, taksi sürücüsü, yani havanın durumuna göre hareket eder ve ekmeğini taştan çıkarır. Serhat gibi açılımcı olmazsa da, anne ve babasına olan saygısından ötürü on yaşındaki çocuk gibi hizmet eder. Evlenmekten de korkar mı ne? Tekin Hoca gençliğinde samimi dostu Savcı Coşkun'la, Öğretmenler Sitesi'nde ortak aldıkları arsalarını kat karşılığında mütahite verirler. Mütahit babasını bile dolandıran biridir. İnşaat sürerken savcı vefat eder. Bütün işler Tekin Hoca'ya kalır. Mütahitle aralarındaki ihtilaflar yıllarca sürer. Denize sıfır yazlığında emekliliğinin tadını çıkarır. Bahçedeki çam ağacı onun pusulası, maskotu haline gelir. Güneşin batışını çam ağacının dalları arasında balkonundan seyredince mangalını yakar, rakısını keyfince, bol salata ve ızgara çeşidiyle yudumlar. Komşuları ona imrenirler. Babası rahmetli olur. Kardeşiyle kendisine kalan mal varlığını paylaşırlar. Emekli maaşları yanı sıra; İstanbul'da bir dairesi, Yalova'da yazlığı, bir kaç yerden kira geliri, arabası herşeyi var. Beki en güzeli ve zenginliği de, mükemmel bir kütüphane sahibi olmasıdır. Duvarlarını boydan boya süsleyen yerli ve yabancı kitapları, onun kültür zenginliğini ve güzelliğini gösteriyor. Hobby olarak da ahşap oyma, heykeltraşlık yapar. Sıcak havalarda denize bakan balkonunda, soğuk havalarda caddeye bakan balkonda çalışır. Babacan, aydın, yardımsever, dost bir insandır Tekin Hoca. Komşusu Dr. Fikret bey doksan yaşındadır. Yıllardır alışverişe gittiğinde mutlaka komşusunun ihtiyaçlarını karşılar, yani komşuluk görevini de eksiksiz yerine getirir. Oturdukları apartmanda altı daire vardır. Bina yöneticiliğini de yapar. Bir can, bir babadır Tekin Hoca. Haftada bir bisiklet turu düzenler. Komşu siteler bisikletle gezilir, mutlaka güzel bir çay bahçesinde çaylar, kahveler yudumlanır. Evinin muhtelif yerlerinde sergilediği ahşap oymaları da bir başka yetenek ve güzelliğini sergiliyor Tekin Hoca'nın. Eyvah!.. Tekin Hoca kalp krizi geçirmiş. Geçmiş olsun sevgili hoca. Bu tür şeyler sana layık olmamalı. Sen; güzelliklerin, sevgilerin, dostluğun, barışın simgesisin. Lütfen, ama lütfen aramızda kal ve eski durumunu korumaya; hocamız, babamız, yöneticimiz, idarecimiz ve yardımcımız olmaya devam et. Gazetedeki köşe yazarlığına, belediye başkanlığı adaylığına ve kütüphaneni büyütmeye devam et. Bizimle berabersin biliyoruz. Bizleri bırakıp gidecek değilsin ya!.. Sana çok ihtiyacımız olacak. Biz sensiz güneşin batışını nasıl izler, sana nasıl imreniriz? Lütfen kırma bizi. Seni çok, ama çok seviyoruz. Öğrencilerin toplumsal barışçı, ülke geleceği için yasama, yargı ve yetkide söz sahibi olarak haksızlığa karşı çıkarken, sen onları yalnız başına bırakamazsın!.. Tekin Hoca'mız hayati tehlikeyi atlattı. Beş yıldır güneşin batışını çam ağacı dalları arasından bir hüzün içinde izliyor. Izgarasının çeşidi azaldı. Beyaz et, bol salata çeşidi ve bir-iki kadeh rakıyla hayat devam ediyor. Tekin Hoca akşamları derken günde üçe çıkardı site yürüyüşünü. Sitede her yürüyüşünde altı kilometre yürüyor. Gittiği her noktadan çiçek ve gül topluyor. Sitede ikili, üçlü grup yürüyüşleri bir hayli çoğaldı. İnsanlar tanışıyor, grup halinde yürüyüşe çıkıyorlar. Yürüyüşten dönenlerin ellerinde çeşitli çiçek ve güller var. İşte bunlar Tekin Hoca'nın müritleri. Çok yaşa sevgili Tekin Hoca. Yalova, 24.09.2000 Aleviyol, 28.4.2003 Dizi Yazı |
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |