|
Turan Eser
TBMM Genel Sekreteri Rauf
Bozkurt, ''eşitlik ilkesi gereği, Meclis'te kadın mescidinin de
bulunması gerektiğini'' ifade etmiş.
Anayasamızın , ''eşitlik ilkesi'' nedense sünni inancın ihtiyacına
göre şekilleniyor. TBMM, Türkiye yurttaşlarının ve mozaiğinin iradesinin
ve haklarının temsil edildiği, siyasi Meclis olarak, Türkiye’nin
inançsal, kültürel ve felsefi zenginliği olan, Aleviliği yok sayamaz.
AKP hükümetinin ''eşitlik ilkesi''nden anladığı, çağdaş ve demokratik
olmayan, teokratik bir eşitliktir. Cemevlerini inanç ve ibadet yeri
olarak görmeyen AKP’liler, mescit konusunda daha gayretli
davranmaktadır.
Siyasetin ve çözümlerin üretim merkezi olması gereken TBMM’de,
Türkiye’nin yoksulluk, işsizlik, sağlık, eğitim gibi temel sorunlarına
çözüm olabilecek fikilerin ve projelerin üretilmesi gerekir. Kamusal
alan bunun için vardır. Özel alana ait olan ruhani dünyanın görevleri
ise kamusal alanda değil, özel alanda gerçekleşmesi gerekir.
Aleviler, kamusal alan içinde uygulanmakta olan inançsal pratiklerin
ve din eğitiminin, devletin maddi imkanlarında yararlanılmadan, özel
alanda gerçekleşmesini, demokrasi ve özgürlükçü laiklik açısından daha
doğru olduğunu savunmaktadır.
Bu nedenle, TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt, ''eşitlik ilkesi
gereği, Meclis'te kadın mescidinin de bulunması gerekir'' ifadesi, hem
eşitlik ilkesine, hem de laiklik tanımı ile uyuşmaz.
Mescit için ''eşitlik ilkesi'' Kadınlar için eşitlik ilkesi
Anayasa değişikliği sırasında, kadınlara daha eşit ve özgür biçimde
yaşamasına olanak tanıyacak pozitif ayrımcılık konusunda savunduğu
politik pozisyonu nedeniyle, ''eşitlik ilkesi''ne uzak duran ve bunu
HAYIR oyları ile red eden AKP iktidarı, kadınlara ''eşitlik ilkesi''
gereği mescit açma konusundaki girişimi, rengi yeşil olan bir ideolojik
yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır.
Eşitlik ilkesinin uygulaması, inanç kaynakları referans alınarak
değil, demokrasi, çağdaşlık, insan hakları ve özgürlüklerden beslenir.
Turan ESER *
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD)
MYK ÜYESİ
|