![]() |
|
Alevilerin Günlük Haber Portalı |
|
|
|
Taha Akyol Bektaşilik ve Alevilik Hacı Bektaş Veli’yi anma törenleri vesilesiyle, Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba’nın "Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik" adlı değerli eserini tanıtmak istiyorum. (Ardıç Yayınları Yüksel Cad. Gülsüm Apt. 8 / 10, Ankara) Eserin beş cildi yayımlandı, 12 cilde çıkacak. Yayıncı hemşerim Şakir Keçeli, Bektaşi dervişidir. Eseri yazan Bedri Noyan, Bektaşi tarikatında en yüce manevi mertebe olan "Dedebaba" unvanına ulaşmış, hikmet sahibi bir bilge kişiydi. Kitapta, 1997 Regaib Kandili gecesi "Hakk’a yürüdüğü" belirtiliyor. (Sf. 355) "Bektaşilikte en üst mertebe Dedebaba’lıktır. Hazreti Pîr Hacı Bektaş Veli’yi temsilen onun dergahında oturur. Dedebabalık hayat boyuncadır. Babadan oğula geçmez... Hakk’a yürümesi halinde Babalar arasında halifelik makamına ulaşmış kimseler içinden en değerli, en iyi ahlaklı ve en bilgilisi seçilerek Dedebabalığa getirilir. Dedebaba Bektaşiler tarafından buyruklarına ve isteklerine kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz itaat edilen bir kimsedir. Mürşidi azam (en yüce aydınlatıcı) dır." (Sf. 318) *** Kitap Osmanlı - Bektaşi ilişkilerini çok güzel anlatıyor ve II. Mahmud’a kadar Osmanlı ile Bektaşiliğin iç içe olduğunu belirtiyor. (Sf. 410 vd.) Hacı Bektaş Veli’nin "Makalat, Şathiyye, Fevaid, Hurdename, Fatiha Tefsiri, Besmele Tefsiri" gibi eserlerini tanıyor. Hazreti Pîr’den bazı hikmetli sözler: · Dört türlü cömertlik vardır. Mal cömertliği zenginlere mahsus, ten cömertliği gazilere mahsus, gönül cömertliği ariflere mahsus, can cömertliği âşıklara mahsusdur.· İnsana candan aziz bir şey olmadığı gibi, Allah’a da kuldan yakın bir şey yoktur.· ‘Yakıyn’ Allah’ta yok olmak ve Allah’ta beka bulmak halidir.· İlim ve hilm (yumuşaklık) en büyük iki nesnedir. İlim ile doğruya, Çalab’a yol bulunur. Hilm ile insanlar hoşgörülür.· Gerçek derviş kimsenin üzüntüsünden sıkılmaz ve kırılmaz. Civanmert odur ki, kırılmaya değer kimseyi bile kırmaz.· Mürüvvet, dostların kusurlarını görmemek, bilmemektir.· Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu. (Bkz. Sf. 87 - 100)*** Bütün Osmanlı coğrafyasındaki Bektaşi dergah, türbe ve ulularını anlatan bu muhteşem eseri burada özetlemek imkansız. Şahkulu Sultan Dergahı’nın desteğiyle yayımlanmakta olan bu değerli eseri herkese tavsiye ederim. Eleştirilerimin birkaçını da belirtmek isterim. Önsözde "Bektaşiliğin doğaüstü düşünceleri bir yana itip doğal düşüncelere gerçeğe yer verdiğinin" söylenmesi Bektaşiliği dar bir pozitivizme hapseder, ‘gerçekçi’ de değildir: Bektaşi menkıbeleri evliya ve kerametlerle doludur. Beşinci ciltte, yayıncı Keçeli’nin 28 Şubat övgüsüyle esere siyaset katmasını yadırgadım. Atatürk’ün Bektaşi tekkelerini "seddetmeyi" (kapatmayı) düşünmediği görüşüne de katılmıyorum. (Sf. 11) Bedri Noyan Dedebaba’nın şu şiirine ise yürekten katılıyorum: Halka sonsuz sevgi sunmuş tekkeler... Türke tarih yazan nice türbeler Lahzada seddedilmiş birer birer Eskiler belki hata ettiyseler Düzlenirdi. Etmeseydiler heder. Milliyet, 19.8.2002 |
| Basın-Medya | Arama | Ozanlar | Yazarlar | Yol | Alevilik |
| iletişim | Linkler | Deyisler | Kitapevi | Hüseyin Gazi | Aleviyol |