Güncel ve Tarafsız Haber

Murat Aksoy

Siyasi manzara

Yazılı ve görsel medyada kullanılan bazı kritik kavramlar, kullanılan konjonktüre bağlı olarak, kavramları kullanan yazarı / programcıyı aşarak var olan durumu anlamak ve açıklamak açısından daha temel bir kavramsallaştırmaya işaret edebilir. Son dönemde bu türden bir ayırım dikkat çekiyor; “devlet” ve “hükümet”.

Kullanılan bu iki kavramın siyaseten ifade ediliş biçimi; birbirinden ayrı iki kuruma işaret etse de olması gereken bu iki kavramın işaret ettiği anlam dünyasının içeriksel olarak birbirini tamamlamasıdır. Bu kavramların bu şekilde net bir ayırıma işaret eder şekilde kullanılması; Türkiye için var olan siyasi durumun böyle bir ayırıma tabi olduğunun bir işareti olarak okunabilir. En azından herhangi bir kamu kurumundan bunu tekzip eder bir açıklama gelmediği sürece bu ayırımın var olan durumu anlamak ve açıklamak açısından işlevsel olacağı açıktır.

Üstelik bu kavramların özellikle son dönemde bu denli ayrı kullanılmasının özel bir anlamı da olmalı. Öyle ya neredeyse seksen yıllık Cumhuriyet tarihinde bu şekilde kavramsal bir ayrışma net bir şekilde ifade edilmemiş olmaması durumu daha da anlamlı kılmaktadır. Bu ayırımın özellikle bazı medya organlarında hem kavramsal düzeyde hem de siyasi pozisyon düzleminde bu denli açık olarak kullanılması; bu kavramsallaştırılmaların ima ettiklerinin siyaseten hangi resmi çizdiği daha da önem kazanmaktadır.

Devlet, hükümet; Kim, Ne?

Öncelikle siyaseten verili duruma bakmakta fayda var. Çünkü siyaseten var olan durumun analizi, bu kavramsallaştırmaların hem anlamını hem de neyi ima ettiğinin ipuçlarını taşımaktadır. Gerek 3 Kasım sonrası kurulan 58. Hükümet gerekse 3 Mart Siirt seçimleri sonucu kurulan 59. Hükümetin temsil ettiği kültürel kimlik, bugüne kadar kurulmuş olan gerek tek parti gerekse koalisyon hükümetlerinden farklıdır.

Bu kültürel kimlik farkının en bariz olarak çıktığı alan ise yine medyada öne çıkan bürokraside ki atamalar konusudur. Bundan önce bütün hükümetlerin kullanmış olduğu tasarruf AKP tarafından kullanıldığı zaman ortaya çıkan bu kadar yoğun tartışmanın tek kaynağı atanması düşünülen kimliğidir.

Peki nedir bu kültürel fark? Cumhuriyetin kuruluşu ile kurgulanan kamusal alan iki kültürel kimlik üzerine inşa edilmiştir. Bu kimlik iki damar üzerine oturur. İlki Osmanlı’yı geri bıraktığı varsayılan Müslüman kimliğin dayandığı “kul” anlayışını kırmaya yönelik “laik” kimlik kodu, ikincisi ise yine Osmanlı’da millet sisteminin cemaatsel farklıları kamusal alanda tek bir kimliğe indirgeyen “Türk” kimlik kodudur. Bu iki kültürel kimlik Osmanlı’nin kültürel kodlarını ret üzerine inşa olmuş ve kamusal alanın meşru alanını kurgulamıştır.

Bu iki kültürel kod başta siyaset olmak üzere kültür, eğitim, sanat gibi bir çok konuda meşru olan ile olmayanın sınırını belirlemiştir.

Bu manzarada konumuz açısından bütün hükümetler bu açıdan devletin belirlemiş olduğu kültürel kodun içinde meşruiyet kazandığı için bürokrasideki seyyaliyet o kadar önemli bir tartışma konusu olmamıştır. Oysa 1970'ler ile başlayan süreç tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de kültürel kimlikleri meşru bir tartışma konusu olarak kamusal alana taşımış ve Türkiye İslami kültürel talepler ve Kürt kimliği eksenli kültürel talepler ile tanışmıştır. Bu sürecin anlamı, bu taleplerin birden ortaya çıkmış olması değil tersine konjoktürün uygun olması ile siyasallaşmış ve kamusallaşmışlardır.

Bu açıdan bugün AKP’nin temsil ettiği kültürel kimlik devletin meşru saydığı kimliğin dışında olduğu için siyasette devlet, hükümet farklılığı net olarak ortaya çıkmıştır. Ve bugün okuduğumuz manzara devlet hükümet arasında bir hiyerarşi varsayar ve bu hiyerarşide devlet üsttedir. Devlet ve hükümet arasındaki bu fark günlük tartışmalar içinde varlığı inkar edilmeyecek ancak siyaseten yanlış bir durumu ifade etmektedir. Çünkü devlet hükümet ayırımı bu iki durumun sürekli çatışmasının ima eder. Oysa toplumsal barış ancak devlet hükümet uyumunu bir adım giderek hükümetin devleti kapsadığı bir durumu ifade etmek zorundadır.

Aleviyol, 12.5.2003

Yorum

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com