|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Rıza Zelyut Sivas'ı unutma İnsanlık, heykel yapmaya neden yöneldi? Belleğini, anılarını canlı tutmak için... Anılar, kötü olsa bile, ondan doğru dersler çıkartarak olumsuzun yeniden yaşanması önlenebilir. Bu yüzden de tarihi saklamak değil, açmak, tartışmak, yorumlamak şarttır. Türkiye doğru rotaya girebilmek için tarihindeki kara lekeleri görmeli, tartışmalı, yorumlamalıdır. Günümüzde bu açıdan ele alınması gereken en önemli konu, 10 yıl önce Sivas'ta yaşanan Madımak faciasıdır. 2 Temmuz, insanlık tarihindeki kara lekelerden birisidir. Tıpkı 24 Ağustos 1572'deki Saint Barthelemy katliamı gibi... 2 Temmuz'da Sivas'ta ozanlar, sanatçılar, toplum önderi siviller yakıldı... Fransa'da ise Protestanlar kılıçtan geçirildi. Din adına... Dine hizmet görüntüsünde... O kırımda yakılan ozanlardan Muhlis Akarsu bakın ne diyor bir deyişinde: 'Akarsuyum yansam da Kül olup savrulsam da Bazı bazı gülsem de Yine gönlüm hoş değil' Peki, insan olanın bu kıyım karşısında gönlü hoş olabilir mi? Sivas yenilenmeli Sivas'ta gericilerin örgütlü saldırısı ile 34 insan yakılıp yok edildi. Onlar, toplumumuzun en seçkinlerinden idiler... Sanatçı idiler... Sivas, onları yaktı ama kendisi de yandı... Bir kent için bundan daha büyük bir utanç olur mu? Ne yazık ki o utanç, Sivas'ın yakasına yapıştı kaldı. Sivas'ın önünü kesiyor o utanç... Kimse Sivas'a uğramak istemiyor. İnsanlar Sivas'tan kaçmaya çalışıyor. Sivas'ın ekonomisi bu olaydan sonra daha kötüye gitti. Peki, Sivaslı ne yaptı? Bu kötü imajı silmek ve Sivas'ın o lekesini temizlemek için Sivas'ın halkı nasıl bir gayret gösterdi? Sorunun cevabını arıyorum on yıldır. Birkaç kez Sivas'a da giderek... Sivaslılarla konuşarak... Tüccarından işçisine sorarak... Cevap ne acıdır ki olumsuz. Sivas halkının çoğu, bu lekeyi görmezden geliyor. Facia ortada... Sivaslıların dedikleri ise genelde şunlar: 'Bu işte bizim suçumuz yok. Tahrik vardı... Devlet etkisizdi... Dışarıdan gelenlerin işi.' Özeleştiri ve yaşam Sivas'ın bu yağlıkaradan kurtulması için, kent halkının öncelikle, bu olayı doğru algılaması gerekiyor. Bu olay, insanlık tarihindeki en acımasız kıyımlardan birisidir. Faciadan, Sivas'ta hakim olan zihniyet birinci derecede suçludur. Refah Partisi'ne teslim olmuş bir kentin acı kaderidir bu trajedi. Sivas halkı, kendilerine bu lekeyi o zihniyetin vurduğunu görmeli kabul etmelidir. Sivas halkı, bu utançtan kurtulabilmek için o zihniyeti mahkum etmelidir. Bunun yolu da insan yakanları siyasi olarak piyasadan silmekle mümkündür. Peki soruyorum: Sivaslı, o insan yakıcıları siyasi olarak cezalandırıyor mu ödüllendiriyor mu? Bu sorunun cevabında, Sivas'ın mahkumiyeti de beratı da yer almaktadır. Güneş, 2.7.2003 Aleviyol, 2.7.2003 Yorum
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |