
|
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA Dosya No: Basın Hz.2001/2016 İFADE VERENLER:ALEVİ BEKTAŞİ KURULUŞLARI BİRLİĞİ KURUCU ÜYELERİ KONU : Savcılık ifademizdir. AÇIKLAMALAR Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği Kurucu üyeleri olarak 2908 sayılı Dernekler Kanununun 5 ve 37.maddelerine muhalefet ettiğimiz gerekçesiyle hakkımızda soruşturma açılmış bulunmaktadır.
Dernek tüzüğümüzün İçişleri Bakanlığınca incelendiği, bazı eksikliklerin/Dernekler Yasasına aykırılıkların tesbit edildiği, eksikliklerin/aykırılıkların tarafımıza bildirilmesine rağmen giderilmediği ileri sürülerek hakkımızda işlem yapılmaktadır.
İçişleri Bakanlığının eksiklikler/dernekler yasasına aykırılıklar olarak ileri sürdüğü noktalar derneğimizin adını, amacını ve bazı çalışma konularını kapsamaktadır.
İçişleri Bakanlığı; Derneğimizin adındaki Alevi-Bektaşi sözlerine, Derneğimizin amacını oluşturan Alevi-Bektaşi Kültür ve Öğretisinin Araştırılması, Yaşatılması ve Tanıtılması cümlesine, Derneğimizin yapacağı işler sayılırken dile getirilen Alevi-Bektaşi Kültür ve Öğretisi ile Cem ve Kültürevleri ifadelerine itiraz ederek bu kavramları Dernekler Yasanını 5.maddesine aykırılık olarak değerlendirmekte ve bunların tüzüğümüzden çıkarılmasını istemektedir. Bizler hakkında soruşturma da bu kavramları ABKB tüzüğünden çıkarmadığımız gerekçesiyle açılmıştır.
Alevi-Bektaşi sözünün, Alevi-Bektaşi Öğretisi, Alevi-Bektaşi Kültürü, Cemevi kavramlarının bir suç oluşturmadığı, Dernekler Yasanını 5.maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği açık ve net olduğu gibi; bu kavramların dernek tüzüğünden çıkarılması ile birlikte derneğimizin varlığının ve amacının ortadan kalkacağı tartışma götürmez.
Laik, Demokrat, Eşitlik ve Özgürlükten yana olan bizlerin, Alevi Bektaşi adıyla dernek kurduğumuz için bir ceza soruşturmasıyla yüzyüze olmamız ülkemiz adına çok acıdır.
Bin yıldır Anadolu toprakları üzerinde yaşayan, bu toprakların öz ve özgün kültürü olan Alevi ve Bektaşiliğin yok sayılmasını, dava konusu yapılmasını anlamak mümkün değildir.
DERNEĞİMİZİN KURULUŞ SÜRECİ VE SAVCILIK SORUŞTURMASI
Derneğimiz 25 Eylül 2000 tarihinde kurulmuş olmasına rağmen Ankara Valiliğinin keyfi engellemeleri nedeniyle ancak 7 Mayıs 2001 tarihinde tüzel kişilik kazanabilmiştir.
İçişleri Bakanlığı 25.4.2001 tarihli dernek tüzüğümüzü değerlendirme yazısında dernek tüzüğümüzde başta derneğimizin adı olan Alevi-Bektaşi olmak üzere, derneğimizin amacında yer alan Alevi Bektaşi kültür ve öğretisinin araştırılması, yaşatılması ve tanıtılması için çalışma yapar ifadesi, derneğimizin yapacağı işler arasında yer alan Alevi Bektaşi Kültür ve Öğretisi, Cem ve Kültür Evleri yapar yaptırır ibarelerinin Dernekler Yasasının 5. Maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
25.6.2001 tarihinde Valilik tarafından bu eksikliklerin giderilerek dernek tüzüğünün yeniden düzenlenmesi tarafımıza tebliğ edilmiştir.
Dernek Yönetim Kurulumuz 3.7.2001 tarihinde yapmış olduğu toplantıda durumu değerlendirerek İçişleri Bakanlığınca Dernekler Yasasının 5. Maddesine aykırı olduğunu ileri sürdüğü tüzüğümüzün 1, 2, 3 ve 4. Maddelerinin tümüyle hukuka uygun olduğu görüşüne varmıştır.
Yönetim Kurulumuz konusunda uzman hukukçu Prof. Dr. Yahya Kazım Zabunoğludan dernek tüzüğünde yer alan hükümlerin dernekler yasasının 5. Maddesine aykırılık teşkil etmediği yönünde almış olduğu 23 Temmuz 2001 tarihli bilimsel görüşü de ekleyerek 25.7.2001 tarihinde durumu 14410 sayılı yazı ile Ankara Valiliğine bildirmiştir.
Ankara Valiliği tüzükteki noksanlık iddialarını yanıtlayan Bilimsel Görüşü ve derneğimizin itiraz gerekçelerini göz önüne almaksızın 19.09.2001 gün ve 241322 sayılı yazı ile dernekler yasasının 5, 37 ve 76.maddeleri doğrultusunda gerekli adli soruşturmanın yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştur.
ALEVİLİK VE BEKTAŞİLİK DERNEKLER YASASININ 5. MADDESİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEZ
Derneğimizin Tüzüğünde yer alan
1) Alevi Bektaşi 2) Alevi Kültürü 3) Alevi Öğretisi 4) Cem, Cemevleri
kavramlarının, Dernekler Yasasının 5/5,6; 37/2; 76. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi hukuka ve maddi gerçekliğe uygun değildir.
Şöyleki; Dernekler Yasasının Kurulması Yasak Olan Dernekler başlıklı 5.maddesinin 5 ve 6. fıkralarında yer alan: Bölge,ırk,sosyal sınıf, din ve mezhep esasına veya adına dayanarak faaliyette bulunmak, Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde,ırk, din, mezhep, kültür veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri sürmek veya Türk Dilinden veya kültüründen ayrı dil ve kültürleri korumak, geliştirmek ve yaymak suretiyle azınlık yaratmak veya herhangi bir bölgenin veya ırkın veya sınıfın veya belli bir din veya mezhepten olanların diğerlerine hakim veya diğerlerinden imtiyazlı olmasını sağlamak amacıyla dernek kurulamaz hükmünün Alevi-Bektaşi Kültür ve Öğretisiyle hiçbir ilgisi ve ilişkisi bulunmamaktadır.
Çünkü: Biz kendilerini Alevi-Bektaşi olarak tanımlayan kişiler açısından; 1.Alevilik-Bektaşilik BİR DİN DEĞİLDİR. Alevi-Bektaşi edebiyatında bizler bunu:
Sevgi bizim dinimizdir Başka dine inanmayız
biçiminde ifade ederiz.
2.Alevilik-Bektaşilik BİR MEZHEP DEĞİLDİR. Alevi-Bektaşi edebiyatında bizler bunu:
Biz mezhep bilmeyiz, Yolumuz vardır
Biçiminde dile getiririz.
ALEVİLİK, İnsanı temel ve en yüce değer olarak kabul eden, bir kültür, bir öğreti, bir yaşam biçimi, bir felsefe ve hatta tüm bunları da bünyesinde barındırıp aşan toplumsal bir olgudur.
Alevilik; Irkçılığı, Din ve mezhep savaşlarını, Bölgesel düşmanlıkları tümden reddeder. Bunlardan dolayı Aleviler ve Aleviliği Dernekler Yasanının 5/5.madde hükmü uyarınca ele almak Aleviliğe yapılan büyük bir haksızlıktır ve Aleviliği hiç bilmemek, tanımamak anlamındadır.
Dernekler Yasanının 5/6.madde hükmüne aykırılık iddiasına gelince; Aleviler Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde bir azınlık değildirler. Aleviler Anadoluda tarihin hiçbir zamanında de bir azınlık olmamışlardır. Aleviler Türkiye Cumhuriyetinin kurucu unsurudurlar. Cumhuriyeti kurmak ve yaşatmak için her zaman maddi ve manevi tüm varlıklarını ortaya koymaktan çekinmemişlerdir. Tüm tarihçiler ittifakla kabul ederler ki Anadoluda Türk Dili ve Kültürünün yaşaması Aleviler sayesinde gerçekleşmiştir. Aleviler dinler, inançlar arasında bir ayrım yapmayı, onlardan birini diğerine üstün tutmayı reddederler. Aleviler insanların dinine, diline, ırkına, cinsiyetine, kültürüne ayrımcı bir yaklaşımla bakmayıp tam tersine insanların tümünü bir ve eşit olarak görürler. Bu tutum Alevi felsefesinde yetmiş ki millete bir nazarla bakmak sözleriyle ifade edilir. Aleviler için tek ölçüt insan olmaktır. SONUÇ Yukarıda açıkladığımız gibi Dernekler Yasasının 5.maddesinin 5 ve 6.bentlerine aykırı davrandığımız iddiaları yersizdir. Mezhepçilik, ırkçılık, ayrımcılık iddiaları bizim öteden beri tümüyle karşı olduğumuz anlayışlardır. Biz Aleviler Anadolu toprağının binlerce yıllık ürünü olan öz ve özgün kültürünü yaşatmayı ve varetmeyi amaçlamaktayız. Alevi öğretisinin Aleviliğin temel değerlerinin Alevi Kurumlarının reddedilip yok sayılmasına ise hiçbir yurttaşımızın gönlünün razı olmaması gerekir.
Saygılarımızla Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Kurucu Üyeleri Ali DOĞAN Mehmet BOY Ali BALKIZ Mehmet UZUNER Ulaş DİNÇER Ali YILDIRIM Turgut ÖKER Muharrem ERCAN İrfan ÇETİNKAYA |
| Parasiz SMS | Konuk Defteri | Ozanlar | Yazarlar | Yol | Alevilik |
| Irtibat | Linkler | Deyisler | Kitapevi | Hüseyin Gazi | Ana Sayfaya |