Güncel ve Tarafsız Haber

Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliklerinin hükümetçe göz ardı edildiği belirtildi

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi tarafından 5.6.2003'te yapılan ortaklaşa basın açıklamasında Pir Sultan Abdal Geleneksel Kültür Etkinlikleri'nde Kültür ve Turizm Bakanı'nın konuyla ilgilenmediği vurgulandı. Özetle " Hükümetin; inancımızın, felsefemizin ve kültürümüzün; kültürel etkinliklerine bakışını, bir başka anlamda bakmadığını göstermektedir" denildi. Basın açıklamasının tam metni şöyle:

  


"BASIN AÇIKLAMASI

 

Bu sene 14.’sünü düzenleyeceğimiz Pir Sultan Abdal Geleneksel Kültür Etkinlikleri ile ilgili olarak Sn. Kültür ve Turizm Bakanından 14.05.2003 tarihinde yazılı başvurarak, randevu talep etmemize, 02.06.2003 tarihinde de üç defa Özel Kalem Müdürlüğüne telefonla not bırakmamıza rağmen, 14. Pir Sultan Abdal Etkinliklerini düzenleme görevi üzerinde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı örgütlülüklerine randevu verilmediği gibi, herhangi bir yanıt ta verilmemiştir.

Şimdiye kadar düzenlemiş olduğumuz Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliklerinin tamamında; Kültürel bir etkinlik olması nedeniyle, Kültür Bakanlığı maddi ve manevi destek vererek, bu kültür etkinliğinin yanında yer almış olmasına rağmen, 14. Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliğimizle ilgili görüşme istemimize randevu dahi verilmemiş olması; Hükümetin; inancımızın, felsefemizin ve kültürümüzün; kültürel etkinliklerine bakışını, bir başka anlamda bakmadığını göstermektedir.

Ülkemizin birlik ve bütünlüğüne, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine sarsılmaz bağlılığı olan biz Alevi yurttaşlar, devletimizi yönetenlerin inanç gruplarına eşit davranmadıklarına inanmakta ve bundan büyük bir hoşnutsuzluk duymaktayız. Ayrıca bu durumu, ülkemizin gizli gizli kanayan ve devlete içtenlikli bağlılığı zedeleyen, ciddi sorunlarından biri olarak görmekteyiz.

Gizlilik ve yılgınlık yanılgısına düşmeden, yıllardır bütün açıklığıyla ortaya koymaya çalıştığımız gerçeklerden biri şudur: Ülkemiz nüfusunun 1/3’nü Alevi nüfusu oluşturmaktadır. Devletimizi yönetenler, ülke nüfusunun bu denli büyük bölümünün yasal, haklı, insani ve meşru istemlerini bugüne değin görmek istememiş, oyalamış, ertelemiş ve çözmemiştir.

Bir başka gerçek ise, Devlet şeklimiz, Anayasamızda, ”... yurttaşların eşit ve özgür olduğu, temel insan haklarına dayalı, sosyal hukuk devletidir.” şeklinde tarif edilmekte; yine Anayasamızın 10. Maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kimseye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” denilmektedir. Benzeri bir çok ilke ve gerçeğe koşut olarak yasalara uymak zorunda olan hükümetler, statükoyu sürdürerek Anayasa ve evrensel adalet normlarıyla çelişmek pahasına, Sünni mezhebine mensup yurttaşlarımıza ayrıcalık / imtiyaz tanımaktadırlar.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 14. Pir Sultan Abdal Kültür Etkinliklerine duyarsız, ilgisiz ve düzenleyicilerine randevu dahi vermeyen tavır ve davranışı, Alevi-Sünni yurttaşlarımız arasında yaptığı ayrımcılık ve imtiyazın göstergesidir.

2003 yılı bütçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’na 780 trilyon’luk bütçe ayırarak (-ki Cumhuriyet Hükümetinin 12 Bakanlığının bütçesinden fazla bir bütçedir.) Alevi-Bektaşi yurttaşlarımıza bakış açısını ortaya koyan hükümet ile Sn. Bakanın tavrı, birbirine paralellik göstermektedir.

Kederde ve kıvançta bir ve eşit olması gereken yurttaşların, ülke kaynaklarının kullanımında da, yine bir ve eşit olması ve eşitlik ilkesinin yaşama geçirilmesini istemeye hakları vardır.

Böylesine masum, meşru ve insani bir talebin reddedilmesinin, kabul edilebilir hiçbir gerekçesi olamaz!

Nihayet, demokratik laik sistemle yönetilen ülkelerde, hiç kimsenin bir başkasına; “Cem evinde değil, Camide ibadet edeceksin”, “öyle değil, şöyle inanacaksın...” deme hakkı ve yetkisi yoktur: Olmamalıdır.

Yönetenler ve çoğunluk adına inisiyatif sahibi olanlar, bin yıldan buyana “Ali’yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim”, “İslam’ın tek mabedi Camidir; gelin Camide ibadet edin” diyerek, Alevi köylerine Camiler yaparak, babamız, dedemiz ve ecdadımızdan devraldığımız ibadet şeklimizi değiştirmemizi istemekte, yaşamın her alanında açık ya da örtülü baskı yapmaktadırlar.

Ayırımcılık, eşitsizlik ve haksızlıkla karşı karşıya kalan; tüm çabalarına karşın sesini duyuramayan ve derdini anlatamayan topluluklar, itilmişlik duygusuna kapılır. Gönülleri yıkılır. Devlete ve geleceğe olan güvenleri azalır.

“ ... Bir kez gönül yıktı isen

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi

Elin yüzün yumaz değil ...”

Felsefi ve inançsal kültürümüzün temel taşlarından biri olan Yunus EMRE, gönül yıkmayı günah işlemekle eşdeğer görmüş, bizlere gönül insanı olmayı öğütlemiştir. Hal böyleyken, bugüne değin yönetime gelen sağ-sol bütün hükümetler, bizleri de, diğer farklı inananları da yok saymış, adaletten uzaklaşmış, gönülleri yıkmış; küskün, mutsuz, muhalif insanların çoğalmasına neden olmuşlardır.

Bu hükümet ve Sn. Kültür ve Turizm Bakanı tüm yazılı ve sözlü başvurularımıza rağmen görüşme istemlerimize yanıt vermemiş, varlığımızı yok saymıştır. 13 yıldır Kültür Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimize, bu sene Kültür Bakanlığı dönüp bakmamış, kültürel bir etkinlik olarak görmemiş, değerlendirmemiştir.

Bu sene 14. Uluslararası ve 40. Ulusal etkinliği düzenlenecek olan, Hacı Bektaş Törenlerine, hükümetin bakışının ne olacağının da merak ve ibretle beklemekteyiz.

Anadolu’nun ve Alevi-Bektaşi kültür erenlerinden olan Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal adına düzenlenen etkinlikler birbirinden farklı değildir. Kültür Bakanlığı’nın bu etkinliklerimizin kültürel faaliyet olarak görüp, yasal olarak destek verme zorunluluğu varken, duyarsız olmasını kınıyoruz.

Avrupa Birliği’ne girme iddiasıyla çağdaş görüntüler vermeye çalışan, hükümetin gerçek yüzü biz Alevi yurttaşlara karşın takındığı tavırla bir kez daha deşifre olmuş ve ortaya çıkmıştır. Gerçek şudur ki, bunlar çağdaş olmadıkları gibi, evrensel hukuk normlarına da uzak durmakta ve ülke yurttaşlarının bir bölümünü yok sayarak ayrımcılık yapmaktadırlar. Bu hakkımızı ve hukukumuzu Avrupa Parlamentosuna ve ilgili komisyonlara başvurarak hükümetin gerçek yüzünü ortaya koyacağız.

Kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 05.06.2003

Murtaza DEMİR                                           Av. Kazım GENÇ

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

Başkanı                                                         Genel Başkanı

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com