|
ALEVİ-BEKTAŞİ
KURULUŞLARINDAN
ORTAK
AÇIKLAMA
ALEVİ
GERÇEĞİ
REDDEDİLEMEZ
Ankarada
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfında bir araya
gelenAlevi-Bektaşi Kuruluşları ortak bir açıklama
yaparakAleviliğin
redddedilemeyeceğini dile getirdiler. 3 Mart günü yapılan basın
açıklamasında şu görüşler dile getirildi:
DİYANET
ALEVİLERİ (NASIL) TANIDI!
Cezaevi
operasyonlarında hayatını kaybeden bazı tutuklu ve hükümlülerin
cenazelerinin cemevlerinden kaldırılmasından sonra başlayan
tartışma ve bunu izleyen olaylar Alevi-Bektaşiler açısından
düşündürücüdür.
-
Bir köşe yazarı, Alevi gençler, yasadışı örgütlere
taban oluşturuyor gibi yanlış bir saptamayla Alevilikle
şiddeti özdeşleştirdi. Sağlık Bakanı Osman
Durmuş, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne yapılan
saldırıda kaybettiği yakının cenaze töreninde
Alevileri hedef gösteren bir konuşma yaptı. Sn Durmuş,
TCnin bir Bakanı olarak öncelikle kendisini Sünni Osman
konumuna koyup; Ey Alevi kardeşler, sizleri seviyoruz ama sizin adınıza
terör eylemlerinde bulunan şu terör örgütleri de olmasa deme
ihtiyacı hissetti. Geçen
hafta piyasaya çıkan Kızıldeli dergisi, Halkı
din ve mezhep farklılığı gözeterek, kin ve düşmanlığa
kışkırttığı iddiasıyla mahkeme kararıyla
toplatıldı.
-
Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneğinin
kuruluş dilekçesi Ankara Valiliğinde onaylanmadı.
-
1992 yılında tescil edilen Ankara Cem Kültür Evleri Yaptırma
Derneğinin tüzüğünde 9 yıldan beri yer alan
Cemevleri yaptırır, cem törenleri düzenler ibaresine,
İçişleri Bakanlığının önerisi ve Ankara
Valiliğinin istemi üzerine itiraz edildi ve bu ibarenin tüzükten
çıkarılması istendi.
-
Bir gazetenin yurtdışı nüshalarında, AABF hakkında
70 gün boyunca aleyhte yayın yapıldı.
Son
iki ayda yaşadığımız bu olaylar ne anlama geliyor?
Bu
sorunun yanıtını Diyanet İşleri Başkanlığının
Alevilerle ilgili yeni bir raporunda ve bu raporla ilgili
MHPliler tarafından yayınlanan Yeni Düşünce
Dergisinin 16-22 Şubat tarihli sayısında yer alan değerlendirme
yazısında bulunmak mümkündür. Laik devlet yapısıyla
bağdaşmayan, tüm yurttaşlardan toplanan vergilerle
beslenen ancak sadece Sünni mezhebine hizmet veren Diyanet İşleri
Başkanlığının 1-2 Şubat tarihlerinde yapılan
il müftüleri toplantısında dağıttığı
Alevi raporu, devletin inkarcı politikalarını ve bundan
sonra izlenecek stratejiyi gün ışığına çıkarıyor.
Bu
raporda ne deniliyor?
Alevilik-
Bektaşilik, Hanefi mezhebine bağlı bir tarikattır. Türbe
ve tekkelerin yanı başında ve Alevi köylerinde bulunan
tarihi camiler, Alevilerin dini kurumları hakkında ret ve inkar
edilemez belgelerdir. Aleviler, ibadetlerini Hanefi mezhebine göre
yapmaktadırlar. Cemevleri ayrı bir din mabedi gibi gösterilmek
isteniyor
Bu
raporun hiçbir gerçekliği ve bilimselliği yoktur. Tamamen
uydurmadır. Eğer Diyanet İşleri Başkanlığı
Alevileri tanımak ve onlarla ilgili bir rapor hazırlamak
istiyorsa, Anadoluya çıkar ve Aleviliğin fotoğrafını
çeker. O zaman, Alevi köylerinde cami bulunmadığını,
yapılanların 12 Eylül döneminde Alevilere yönelik asimilasyon
politikalarının ürünü olduğunu, tekke ve dergâhların
yanıbaşındaki camilerin, Bektaşi tekkelerine Nakşibendi
şeylerinin görevlendirildiği dönemlerde yine Sünniler tarafından
yapıldığını, Alevilerin Hanefi mezhebine göre
ibadet etmediğini ve Sünnilerin ibadet şekillerinden hiçbirini
uygulamadığını, ibadet yerlerinin cemevi olduğunu
görecektir.
Raporda
cemevlerinin devlet yardımıyla yapıldığı
iddia edilmektedir. Hiçbir cemevi, devlet yardımıyla yapılmamış,
Aleviler kendi kaynaklarıyla bu binaları inşa etmiştir.
Raporda ayrıca, asker ve polisle çatışarak ölenlerinin
cenazelerinin cemevlerinden kaldırıldığı
belertilmektedir. Cemevine gelen sadece cenaze dir. Her kültür
ve inançta olduğu gibi Alevilikte de cenaze ye saygı gösterilir.
Onun sağlığında ne yaptığı ve kim olduğu
ile ilgilenmez kaldı ki, Diyanet İşleri Başkanlığı,
bu tür iddialarda bulunacağına kontrolündeki camilerden
Hizbullah militanlarını temizlesin ve şeriat isteyen
radikal islamcı grupların camilerden beslenmesini önlesin.
Diyanet, cemevleriyle değil, camileriyle uğraşsın.
Diyanet
İşleri Başkanlığının raporu bizim açımızdan
şaşırtıcı değildir. Asırlar boyunca
inkar edilen, yok edilmeye çalışılan, asimilasyona maruz
kalan Alevilik, Sünnilik içinde eritilmek istenmektedir. Bu raporla,
Aleviler, farklığı ile kabul edilmemekte, müftülere
Aleviler aslında Sünnidir temasını işlemeleri
talimatını vermektedir. Yüzyıllardır katliamlarla
yokedilen Aleviler, bu zamana kadar kimliklerini, inançlarını
ve ibadet yerlerini nasıl koruduysa şimdi de koruyacaktır.
Raporla
ilgili aynı yayın organında yer alan değerlendirme yazısından
Alevilere yönelik asimile politikalarının hızlandırılacağı,
Alevi örgütlerine yönelik baskıların arttırılacağı
izlenimi almaktayız. Çünkü söz konusu yazıda,
Diyanetin koordinasyonunda MGK, MİT, İçişleri Başkanlığı
ve diğer kuruluş ve yetkililerinin toplantılar yaptıklarını
biliyoruz denilmektedir. Bu bilgi, Alevilere yönelik son iki aylık
olayları anlamlı kılmaktadır. Dergide, ayrıca,
Bu girişimlere karşı Aleviliği kendi macerasından
çıkarmak isteyen yıkıcı çevrelerin de hiç şüphesiz
bazı girişimleri olacaktır. Devletin bu noktada da gerekli
tedbirleri alarak bu çevreleri etkisizleştirmesi gerekir.
Deniliyor ve kimi Alevi örgütleri açıkça hedef gösteriliyor.
Bu
etkisizleştirme ile acaba Maraş, Çorum ve Sivas katliamı
gibi, baskı, şiddet ve sindirme politikaları mı
tezgahlanmak istiyor. Şu çok iyi bilinmelidir ki, Aleviler,
kendilerine yönelik her türlü tezgah ve politikanın farkındadırlar.
Baskı, şiddet ve asimilasyon politikaları karşısında
meşru mücadelelerini vermeye devam edeceklerdir.
Biz
buradan bir kez daha sesleniyoruz: İnkâr ve red ile bir yere varılmaz.
Alevilik diye bir olgu yüzyıllardır bu topraklarda vardır
ve varolmaya da devam edecektir.
Kimse
Alevilik hakkında Fetva vermeye kalkmamalı bunu kendine iş
edinmemelidir. Aleviliğin ne, Alevilerin kimler olduğu yine
Alevilere sorulmalıdır.
Sorunun
çözümü Alevi kimliğinin Anayasal güvence altına alınmasıyla
olasıdır ancak.
Bu
duygu ve önerilerle kamuoyunu ve değerli siz basın mensuplarını
saygıyla selamlarız.
Destek
Veren Üye Kuruluşlar:
·
Almanya Alevi
Birlikleri Federasyonu
·
Ankara Cem Kültür
Evleri Yaptırma Derneği
·
Eskişehir Hacı
Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
·
Fransa Alevi
Birlikleri Federasyonu
·
Hacı Bektaş
Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi
·
Hacı Bektaş
Veli Kültür ve Tanıtma Dernekleri Genel Merkezi
·
Hacıbektaş
Derneği
·
Hüseyin Gazi Derneği
·
Karacaahmet Sultan
Kültür Derneği ve Vakfı
·
Kartal Cemevi Kültür
Eğitim Vakfı
·
Pir Sultan Abdal Kültür
Derneği Genel Merkezi
·
Avusturya Alevi
Birlikleri Federasyonu
|