|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Hasan Cemal On yıl geçmiş! Fazıl Say'ın bestelediği oratoryoyu, Metin Altıok Ağıtı'nı dinliyorum. Sessizliğin içinden, dipten, bir kıyımın habercisi gibi ağır ağır yükselen koronun sesiyle on yıl öncesine gidiyorum. Sivas, 4 Temmuz 1993. Madımak Oteli simsiyah... Hala dumanlar tütüyor. Yanık kokusu çok fena. Genzimi yakıyor. Sabahın köründe, tarihimizin kepaze sayfalarından birine tanık olarak yangın yerinde dolaşıyorum. Cayır cayır yakılan aydınlar... Korkunç! Bir yumruk sürekli boğazımı tıkıyor. Konuşamıyorum. Yalnızca kötülük çiçeklerini düşünüyorum, alevlerin ortasında boy veren... On yıl geçmiş. Metin Altıok Ağıtı'nı dinliyorum. Sürgün şiirinden: Heybesinde yılan İşaretleri, Baldıran zehiri Yüzüğünün içinde Ve yanında Kav taşıyan ben; Tekinsizim size göre İbret için Yakılması gereken. Madımak'ta panik! Taşlanıyor otel. Koca koca kaldırım taşları atılıyor. Karşı binanın damına çıkan saldırganlar, Madımak Oteli'ni kiremit yağmuruna tutuyorlar. Güruh slogan atıyor: - Sivas Aziz'e mezar olacak! - Kahrolsun laiklik! - Yaşasın şeriat! Pir Sultan Abdal kültürel etkinlikleri için Sivas'a gelmiş ozanlar, yazarlar, sanatçılar, bilim adamları dehşet içinde... "Bizi bırakırlar diye düşündük, bizi yakarlar diye düşünmedik" diyor. Ama yakıyorlar! Önce bir put yakılıyor Madımak'ın önünde: Elinde sazıyla bir halk ozanı ve bir kangal köpeği. Sivas'ın simgesi olan o heykel... Yetmiyor. Arabaları devirip ateşe veriyorlar. Akan benzine batırıp alev topu haline getirdikleri paçavraları kırık pencerelerden otelin lobisine fırlatıyorlar. İtfaiye geliyor. Ama sokağa sokulmuyor. Otelden çığlıklar, haykırışlar... Fazıl Say'ın ağıtını dinliyorum. Metin Altıok'un Sone I'inden: Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka / Bir şey yok paylaşacak acıdan başka. Acılar, olgunlaştırıyor mu? Bilemiyorum. On yıl geçti. Ders aldık mı? Bu topraklarda insanlar artık inançlarından dolayı, fikirlerinden dolayı rahat yaşamaya başladılar mı? Yoksa kimilerinin zihniyet dünyalarında kötülük çiçekleri açmaya devam ediyor mu? Açanlar var hala. Bazı yazılarda, bazı manşetlerde, bazı sözlerde Madımak'ları mazur gösterebilecek kokular insanın genzini yakıyor. Ne yazık! Ama önemli olan, Metin Altıok'lar, Fazıl Say'lar. Çünkü onların sesidir, kötülük çiçeklerinin kökünü asıl kurutacak olan... Ağıtı dinliyorum. Diyor ki şair: Bir yarım umuttur elimizde kalan Göğüslemek için karanlık yarınları. Madımak Katliamı'nı bir kez daha lanetliyorum. İçim acıyor. Böylesi kepaze sayfaların artık kapanmasını diliyorum. Bırakın insanlar kendi inançları, inançsızlıklarıyla özgürce yaşasınlar. Kimse kimsenin kimliğiyle oynamasın, kimliğini hor görmesin. Bırakın herkes kendi gibi olsun. —————— Fazıl Say'ın Metin Altıok Oratoryosu bu akşam ilk kez Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda... Milliyet, 3.7.2003
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |