
|
ALEVİLERİN
SORUNLARINI Gazeteci
Neşe Düzele Pir Sultan Abdal Vakfı başkanı Murtaza
Demir ile yaptığı roportaj dolayısıyla İstanbul
DGM savcılığınca dava açıldı. Neşe Düzelin
2 yıldan 6 yıla kadar hapsi isteniyor. 8
Ocak tarihli Radikal Gazetesinde yayınlanan söyleşide Murtaza
Demir Alevilerin çeşitli sorunlarını dile getirmişti.
Savcılık Murtaza Demirin şu sözlerinde Aleviler
muhalefet etmenin en çok bedelini ödeyen kesimdir. Bu ülkede mesela
1970'deki aşırı rejimde en çok işkence gören
hapishanelere atılan aleviler oldu. ... Alevi kimlikleri nedeniyle
baskı görüyorlar... Alevi çocuklarının bir karakola düştüğünde
haksız bir muamele ile karşılaştığında
bunu iletebileceği, beni bu haksızlıktan kurtarın
diyebileceği kanalları yok.... Aleviler kimlikleri ve gördükleri
baskılar nedeniyle özellikle çok daha kötü durumdalar... Alevi
kimlikleri nedeniyle devlet dairelerine alınmıyorlar... Alevi
gençlerindeki işsizlik ülke ortalamasından çok daha yüksektir
suç
olduğunu iddia ederek söyleşiyi yapan gazetecinin cezalandırılmasını
istiyor. Davaya ekim ayında devam edilecek.
T.C. İSTANBUL
DEVLET
GÜVENLİK MAHKEMESİ CUMHURİYET
BAŞSAVCILIĞI HAZIRLIK
NO: 2001/57 ESAS
NO : 2001 İDDİANAME
NO: 2001 İDDİANAME İSTANBUL
( ) NOLU DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ DAVACI
: K.H. SANIKLAR
: 1) HASAN ÇAKKALKURT : Kemal
ve Yaşarhatun'dan oğlu 1952 doğumlu. Erzincan Merkez Kerimoğlu
nüf. kayıtlı olup halen Radikal Gazetesinde Sorumlu Yazı
İşleri müdürü. Doğan Medya Center Bağcılar
daresinde bulunur. 2)
DÜRİYE NEŞE YAŞAR : Dündar
Baki ve Muzahhar kızı Eşkişehir Sivrihisar Karabaşlı
Köyü nüf. kayıtlı olup aynı gazetenin yazarı ve aynı
adreste bulunur. SUÇ
: Halkı mezhep farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa
açıkca tahrik etmek. SUÇ
TARİHİ :
8 Ocak 2001 SEVK.
MAD : Her sanık için AYRI AYRI TCK.'nın 312/2-son, 36 maddeleri. HAZIRLIK
EVRAKI İNCELENDİ: Sanıklardan
HAZAN ÇAKKALKURT'un İstanbul hadutları dahilinde basılan/dağıtılan
RADİKAL isimli günlük gazetenin Sorumlu Yazı İşleri
Müdürü, diğer sanık DÜRİYE NEŞE YAŞAR'ın
ise gazetenin 6. sayfasında yayınlanan "Alevi Gençliği
Teröre İtiliyor" başlıklı yazanın yazarı
olduğu anlaşılmıştır. Söz
konusu başlık altında Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve
Eğitim Vakfı Başkanı Murtaza DEMİR ile röportaj
yapılmıştır. Sorulan ile verilen cevapları ihtiva
eden yazıda "... Aleviler muhalefet etmenin en çok bedelini
ödeyen kesimdir. Bu ülkede mesela 1970'deki aşırı rejimde
en çok işkence gören hapishanelere atılan aleviler oldu. ...
Alevi kimlikleri nedeniyle baskı görüyorlar... Alevi çocuklarının
bir karakola düştüğünde haksız bir muamele ile karşılaştığında
bunu iletebileceği, beni bu haksızlıktan kurtarın
diyebileceği kanalları yok.... Aleviler kimlikleri ve gördükleri
baskılar nedeniyle özellikle çok daha kötü durumdalar... Alevi
kimlikleri nedeniyle devlet dairelerine alınmıyorlar... Alevi
gençlerindeki işsizlik ortalamasından çok daha yüksektir..."
dendiği yazının bütün olarak değerlendirildiğinde,
Türkiye'deki Alevi ve Sünni vatandaşlar arasında ayırım
yaratarak, halkın kin ve düşmanlığa açıkca
tahrik edildiği anlaşıldığından. Sanıklar
hakkında 2845 sayılı yasanın 20. maddesi uyarınca
duruşma icrası ile herbiri ayrı ayrı sevk maddeleri
uyarınca tecziyelerine karar verilmesi kamu adına iddia olunur.
18.01.2001
SAVUNMA Ben
bir gazeteciyim. Mesleğim, toplumsal sorunların ortaya çıkarılmasını
öngören bir meslek. Bir toplumun bir sorununu çözebilmesi için önce
o sorunu görmesi ve tanıması gerekir çünkü. Gazeteciliğin
önemi de burdadır zaten. Ben
Alevi vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgili bir röportaj
yaptım. Çünkü o röportajı yaptığım sıralarda,
silahlı çatışmalarda ve açlık grevlerinde ölen gençlerin
çoğunluğunun, Alevi olduğunu belirten yazılar ve
haberler yayınlanmıştı. Burada bir sorun olduğu
seziliyordu. Konuyu
en iyi bilenlerden bir olan Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim
Vakfı Başkanı Murtaza Demir ile görüştüm. Alevi
vatandaşlarımızın sorununu anlattı. Yapılan
haksızlıklardan ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nda
bir tek Alevi bile olmamasından yakındı. Bu
konuşmada, bir kışkırtma değil, sorunların
çözülmesi için dile getirilmiş bir yakınma vardı. Bu
yakınmaları ve istekleri dile getiren konuşmayı yayınladığım
için şimdi burada ben, 'bir mezhebe karşı kışkırtma'
suçundan yargılanıyorum. Benim
yargılanmamı isteyen sayın savcıya şimdi sormak
istiyorum. Sayın
savcı, Alevi vatandaşlarımızın hiçbir sorunu
olmadığı halde böyle yakınmaları dile
getirdiklerini düşündüğü için benim yargılanmamı
istiyor. Sayın
savcı, Alevi vatandaşlarımızın sorunlarını
Alevi vatandaşlarımızdan daha iyi bildiği kanaatinda
mi? Yoksa,
sayın savcı. 'böyle bir sorun vardır ama bu söylenmemelidir'
görüşünde olduğu için mi benim yargılanmamı
istiyor? Bir
toplumun içindeki yakınmaları, haksızlığa inanan
insanların hak talebini dile getirmek kışkırtma olamaz.
Tam aksine, toplumun huzuru ve barışı için sorunların
çözmüne yardımcı olmaktı bu. Kışkırtmak,
insanlara baskı yapmaktır. Onları, seslerini demokratik
yollar içinde duyuramayacaklarına inandırmaktır. Ben bir
gazeteci olarak, bu toplamun bütün kesimlerine, hukuk ve demokrasi içinde
seslerini duyurabileceklerini gösteren bir iş yaptığımı
düşünüyorum. Kışkırtıcı
değil, tam aksine umut verici bir işi yerine getirdiğime
inanıyorum. Hukukun da. sorunların çözümü için demokratik
yolların açık olduğu güvenini insanlara veren bir müessese
olduğu inancındayım. Vereceğiniz
kararın bu inancımı haklı çıkaracağını
inanıyorum. 27 Haziran 2001 Neşe
DÜZEL
|
| Forum | Konuk Defteri | Ozanlar | Yazarlar | Yol | Alevilik |
| Irtibat | Linkler | Deyisler | Kitapevi | Hüseyin Gazi | Ana Sayfaya |