Rıza Zelyut
Eğitim nereye gidiyor?Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik; rekor
kırıyor: İki adım ileri, bir adım geri... taktiğiyle...
Bakan Çelik; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine uygun yürütülen
milli eğitimi rayından çıkartacak iki adım atıyor; ülke buna tepki
gösterince bir adım geri çekiliyor. Durmadan, durmadan...
Hatırlayınız: Sayın Çelik, YÖK Yasa Taslağı ile ülkeyi gerginliğe itti.
Üniversiteleri, AKP ideolojisine açma girişimi yükseköğretim kurumlarından
ve sivil toplumdan tepki görünce Bakan Çelik, uzlaşma sinyalleri vermek
zorunda kaldı. Bu sorun bütün ağırlığı ile sürüyor.
Bakan Çelik, daha önce, eğitimin temel ilkelerini belirleyen Talim ve
Terbiye Kurulu'nu da dağıttı. Böylece eğitim sistemine cumhuriyetin temel
ilkelerine zararlı kitapların sokulmasının yolunu açtı. Bakan Çelik, şimdi
görevden aldığı 167 eğitimciyle mahkemelik.
Bu Sayın Bakan; İmam Hatip Okulları'nı yeniden yaygınlaştırmak için
yönetmelik değişikliğine gidiyor. Milli Eğitim Temel Kanunu'nu çiğneyerek...
İmam Hatip Okullarını, bir propaganda merkezine çevirecek yöntemleri devreye
sokuyor.
Danıştay siyasetçi imiş!
Yetmiyor: Milli Eğitim Bakanı, tarikat okullarına bu ülkenin en zeki
çocuklarını ve hazineden para aktarmak için kanunları çiğniyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'in bu konudaki vetosunu dikkate bile almıyor. Bakan
Çelik'in zeki yoksul çocukları irticaya yönlendirme girişimini Danıştay
yasadışı sayıyor, durduruyor.
Sayın Bakan, yine durmuyor; Danıştay'a saldırıyor: Kendisi siyasetçi
değilmiş de Yüksek Kurum Danıştay siyasetçi imiş....
Yetmiyor... Milli Eğitim Bakanı, şimdi de ilkokul öğrencilerinin devamsızlık
etmelerine imkan sağlayacak yönetmelik değişikliği yapıyor. Yeni yönetmeliğe
göre bir dönem iyi not alan ilköğretim öğrencisi, ikinci dönem okula devam
etmese bile öğretmen kararıyla sınıf geçebilecek.
Nedeni belli: Çocuğunu ilköğretim yerine Kuran kursuna göndermek isteyen
çevrelere imkan yaratıyor Milli Eğitim Bakanı...
Tansu Çiller'in siyasete armağanı olan Sayın Çelik, en sıkı AKP'linin
yapmayı düşünmediği gerileştirme eylemlerine önderlik ediyor.
Dinci - ırkçı kadrolaşma
Milli Eğitim Bakanı, eğitimi nereye götürmek istiyor?
Sorunun cevabını Eğitim Sendikaları Genel Başkanı Alaaddin Dinçer veriyor.
Eğitimi yakından izleyen Dinçer'in saptamalarına göre, Milli Eğitim
Bakanlığı'nda şimdiye kadar hiçbir hükümet döneminde yapılmayan partizan bir
kadrolaşma gerçekleştiriliyor. Bu kadrolaşmanın özelliği ise dinci ve ırkçı
olması... Dinçer'e göre, tarikatçiler ve Kürt kökenliler Milli Eğitim'de
temel noktalara taşınıyor; Türkiye'nin eğitimini köktendinci ve Kürtçü
kadrolar yönetmeye başlıyor.
Soruyorum: Eğitimi koruması gereken Milli Eğitim Bakanı'ndan eğitimi kim
koruyacak?
Güneş 7.9.2003
|