Güncel ve Tarafsız Haber

"Şimdi ne olcak" filmin senaryosundan bir bölüm.

 

Sahne 1 

 

Güneş dağların arkasından aheste bir halde batmakla meşguldür, denize nazır bir tepenin üstünde bir kırık bankda kırmızılı bir oğlanla, yine kırmızılar girmiş kız oturmaktadır. Kamera ikisinin arkasından deniz manzarasını alacak bir şekilde yaklaşır ve kızın yüzüne zoom yapar... 

 

Esas kız : Senin bana karşı beslediğin aşk mantıksız bir şey, bir düşün ya! sen Karl Marx'a gönül vermiş bir dinsizsin, ben ise Ali'ye gönül vermiş 'Ya Muhammed ya Ali'  diye türküler yakmış, huşu içinde cem eyleyerek mutlu olan bir alevi kızım... dediğimi anlıyormusunuz?

 

esas oğlan banktan kalkar denize doğru bir iki adım atar sigarasından derin bir nefes aldıktan sonra bağırarak)

 

Esas oğlan : Hayır anlamıyorum, an-la-mı-yo-ruuuum.. Ben seni deliler gibi sevdiğimi söylüyorum hatta seni ve ailennin daha rahat etmesi için devrimler yapmak için yollara düşüyorum. Ama sen hâlâ bana bu aşk mantıksız demen yetmezmiş gibi birde  alay eder gibi beni anlıyormusun diye soruyorsun... senin amacın beni deli etmekmi ya???

 

esas kız bir sigara yaktıktan sonra esas oğlanın yanına gider elini oğlanın omzuna koyar ve  kuzusunu seven bir celeb gibi oğlanın saçını okşayarak adeta  fısıldar gibi konuşmaya başlar...)

 

Esas kız: Bak canım biz bu konuyu yaklaşık bir 30 yıldır tartışıyoruz ve bir arpa boyu kadar yol almadığımızı görünce beni afakanlar basıyor, ruhum daralıyor...anlatabiliyormuyum?

Esas oğlan :...

Esas kız: Dur hemen cevap verme daha bitmedi, şimdi gel istersen seninle son otuz yıldır bir türlü anlaşamadığımız noktaları ana hatlarıyla bir gözden geçirelim..

 

1.Sen metafiziği topyekün red eden bir dinsizsin / ben ise meta fizik kökenli dini inançlarımı daha iyi ve güzel şartlarda yerine getirebilmek için canımı vermeye hazırım. ha! bu arada senin hakkını yememek lazım, sende benim inançlarım için kanlı bıçaklı kavgalara girmekten çekinmiyorsun. Ama güzelim senin idolojin dinsiz bir model, yani senin getirmeye çalıştığın idoloji bu topraklara hakim olursa? Bir gün senin  kapımızı çalıp dini inançlarımdan vazgeçmemiz gerektiğini söylecek olman. sana da abestle iştigal etmek gibi gelmiyormu? 

 

Esas oğlan: Yok ben öyle yasak masak diye birşey söylemem, bunca yıldır beni tanımadınmı ben her türlü zararsız inançlara saygı duyarım. Bunu söylemekle benim kalbimi kırdığının farkında değilsin galiba?

 

Esas kız : He canım farkında değilim. Ama, sen birazdan şu odun parçasıyla allah yarattı demeden sana bi güzel girişeceğimin farkındayım.... allahını seven tutmasın beni

 

Yönetmen araya girer)

 

Yönetmen: Kes kes bu ne ya? Alev hanım lütfen senaryonun dışına çıkmayınız... tamam ışık hazır tekrar alıyoruz, hazırrr? ve motorr.

 

Esas kız : Hayır bak sen beni yanlış anladın, benim niyetim senin kalbini kırmak değil... Tamam diyelim ki  sen bizim dini inançlarımızı uygulamalarımıza karışman ama, peki diğer komünist arkadaşların onlarında yapmayacağının garantisini verebilirmisin?

 

Esas oğlan : Veririm tabi sen bizi ne zannettin?

 

(esas kız sağ gömleğinin sağ kolunu dirseklerine kadar sıyırıp, sağ baş parmağını işaret parmağı ile orta parmağının arasına soktuktan sonra sol elinin avuç içini yalıp da sağ bileğinin sol elinde patlamsından dolayı çıkan okkalı bir  Şaaak'tan  sonra..)

 

Esas kız :  Nah!!  garanti edersin.. kim yazdı ulan bu saçma sapan senaryoyu ha kim hangi beyinsiz?

yönetmen yine araya girer)

 

Yönetmen : Çok rica edecem Alev hanım lütfen kendinize geliniz böyle konuşmalar sizin gibi bir hanımefendiye yakışmıyor..

 

Esas oğlan : Sen bayan olduğuna şükür et yoksam ben sana yapacağımı bilirdim.

 

Esas kız : Yok be kardeşim  sen boş yere hava basma benim sorunum seninle değil, benim sorunum bu senaryoyu yazan denyo ile

 

Yönetmen yardımcısı : ne olmuşki senaryoya mis gibi senaryo işte

 

Esas kız : al sana bir numunelik daha... nasıl mis gibi  ya nasıl?.. bakın şimdi  bu tür gerzek aşk filmlerinin senaryoları Zengin ile Fakir , Kibar ile Maganda, Köylü ile Kentli, Halktan biri, Saraylı gibi birbirine zıt kutuplara mensub insanlarım üstüne olur. Ve günün birinde mutlu sona ulaşılır. Ama bir Alevi ile bir Komünistin aşkı yürümez olamaz olmaz olmaz olmaz yaaa.....

 

Yönetmen yardımcısı : Neden olmazmış Alev hanım.. bizim mahallede bu şartlarda evli bir karıkoca var yani...bence siz olaya subjektif ve önyargılı yaklaşıyorsunuz

 

Esas kız : Sen hiç hayatında subjektif bir şekilde dayak yedinmi?...

.

( İki saat sonra;  Alev hanımın saldırısından ucuz yırtan! yönetmen yardımcısının kafası sarılı, Alev hanım ile esas oğlanı oynayan Kenan bey birbirlerinden özür dilemiş, yönetmen 45 dakika kadar süren kardeşlik dostluk üstüne nasihat vermenin getirdiği ruhsal tatminden dolayı hafif bir şekilde mayışmış olarak çekimlere tekrar başlama kararı almıştır.)  

 

Yönetmen yardımcısı : Alev hanım niyetim sizi tekrar kızdırmak değil ama, siz bu senaryoya neden bu kadar taktınız?

 

Esas kız : Hmmm!! sen yine kaşınıyon ama neyse.. bak şimdi diyelimki günün birinde memleketin başbakanı tutup bir toplantı sırasında önemli bir alevi örgütlenmesinin genel sekreterinin yöneltiği bir soruya karşılık  “Alevilik bir din ve mezhep değildir. Eğer bir din ise, ibadet yerine ihtiyaç vardır. Camiler ile Cem evleri mukayese edilemez. Birisi ibadethanedir, diğeri ise kültür evidir. Camilere sağlanan yardım Cem evlerine sağlanamaz.” cevap vermesi üzerine bu alevi örgütleri Türkiye ve avrupa'da bir iki milyon alevi insanını sokaklara çıkmasını örgütlese sen ondan sonra seyreyle cümbüşü...

 

Yönetmen yardımdıcısı : Ne cümbüşü? cümbüşün bu olayla ne gibi bir ilgisi var?

 

Esas kız :  Şöyle bir ilgisi var o iki milyonun içerisindeki komünist ve diğer arkadaşlar sapla samanı bir birine karıştırıp "İşkenceye hayır", "Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş", “Tecridi kaldırın ölümleri durdurun!”,“Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “F tipleri kapatılsın!” sloganlar atıp yürüyüş güzargahında tüm cam çerceveyi indirmelerinden sonra kimm şaapar senin hakkını hukukunu.....

 

Evet canlar dedik ya bu bir senaryo yani normal hayat şartlarında 25 milyon civarında olduğu söylenen bir Alevi vatandaşlarının inancını yok sayan bir başbakan olmaz.

 

Aynı şekilde bugünkü (dünkü) dernek yöneticilerini göz önünde bulundurursak iki milyon alevi vatandaşın sokağa inerek hakkı hukuku için demokratik kitlesel baskı oluşturma, kamuoyu yaratma gibi önemsiz (!) olayları organize edemezler (etmezler) olmaları onların sittim senedir başkan genelsekreter olmalarına engel teşkil etmez. Hatırlayanlar canlar bilir bundan bir kaç önce "Memleketimize eğer Komünizm gelseydi? Alevi vatandaşın hali nice olur?" diye sorduğum bir soruya karşılık gelen cevapların içerisinde bazı hödüklerin  "Komünizm ile Alevilik ayrılmaz bir bütündür" gibi saçmalamalarıda bu mail listesinde görmüştüm.  Eeee şimdi ne olcak? Hatırlıyorumda yıllar evvel Star televizyonunda  bir yarışma programında  alevileri inciten (küçük düşüren) söz edildiği için sokaklara dökülenler nerede şimdi? Yoksa bizleri yok saymak hakaret sıfatına girmiyormu? eğer giriyorsa niye demokratik tepkimizi ortaya koymuyoruz? eee ne olcak şimdi?

 

Demirhan Ocak

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com