|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
Musa Ağacık Musa'nın Berlin notları Bugüne değin pek çok yurtdışı seyahatim oldu ama Berlin gezisinden özellikle söz etmemin nedenlerinden bir tanesi de, ilk defa şehrin tarihi ve özel yerlerinin bana gezdirilmiş olmasıdır. Bu güzel işi yapıp benim ufkumu genişleten Eğitim Bilimcisi Havva Engin'e, Alevi Belleği editörlerinden İsmail Engin ve Rıza Şahin'e, AL TV'den Halit Büyükgöl'e, AAKM'nin mütevazı neferi Erkan Ateş'e, Anadolu'nun büyüleyici desenlerini 'Efendi Restoran'ın duvarlarına resmederek kültürümüzü tanıtan ve vazolardan laleyi eksik etmeyen İbrahim Usluo'ya, Alman Parlamentosu Yeşiller Grubu Milletvekili Özcan Mutlu'ya, AAKM Başkanı Dr.Yüksel Özdemir'e ve psikolog Efgan Gök'e özellikle teşekkür ederim. Katliamın kanıtları korunuyor Bu gezim sırasında öğrendiğim ilginç şeylerden biri de, Almanlar'ın 6 milyon Yahudi'yi soykırıma uğrattıklarını kabullenmekte uzun süre direndikleri gerçeğidir. Fakat kabullendikten sonra da bu işin gereğine uygun olarak pek çok olumlu adım atmışlar. Örneğin bu katliamın kanıtlarını özel koruma altına almışlar. 'Öldürülen Avrupalı Yahudiler Anıtı Vakfı'nin girişimiyle, Naziler'in 50 bin Yahudi'yi gaz odalarına ve sabun olmaya gönderdikleri (Mahnmal Gleis 17) tren istasyonunun anıt olarak korunması, bunun çarpıcı örneklerinden biri. İstasyonu gezerken yaşlı-çocuk, kadın-erkek binlerce Yahudi'nin endişe ile ölüme gidişlerinin resimleri canlandı gözümde ve nasıl ürperdim anlatamam. Almanlar istasyonun hemen kenarında ölüme gidenlerin çaresizliklerini vurgulayan yontular yapmışlar. Onları izlerken kendinizi o Yahudiler'den biri gibi hissediyorsunuz. 60 yıl sonra çarpıcı gerçek Ne yazık ki aradan 60 yıl geçtikten sonra soykırımdan kurtulan Yahudiler'in çocukları, bugün Naziler'den hiç de aşağı kalmayan katliamları Filistinliler'e karşı gerçekleştirmektedirler. Bu tabloyu görünce Alman veya Yahudi, Amerikalı veya İngiliz, Fransız, Kürt ya da Türk fark etmiyor. İnsanoğlunun zaman zaman kendi cinsinden diğer insanlara karşı nasıl canavarlaşabildiğini görüp insanlığınızdan utanıyorsunuz. Öğrendiğim diğer bir çarpıcı şey de Nazi döneminde Yahudiler'in berberlik, terzilik, ayakkabıcılık, pastacılık dahil pek çok meslekten men edildikleri, dolayısıyla açlığa mahkum edildikleri gerçeğidir. Düşünsenize, günün birinde o ana kadar vergi verdiğiniz devletin ırkçı bir zihniyetin etkisi altına girerek sizleri inanç veya etnik kimliğinizden dolayı dışlamaya, onca yıldır yaptığınız mesleğinizden men edilmeniz suretiyle çocuklarınıza yiyecek götüremez hale getiriyor. Cadde anıt olmuş Bu ne biçim insanlıktır, özellikle düşünmenizi istiyorum sevgili okurlar! Bu ve benzeri insanlık dışı durumların tekerrür etmemesi için ve yurttaşlarının o ırkçılık illetine kapılmalarını engellemek için Alman devleti, tarih öğretmenlerinin baskısıyla bu meslek yasağına karar veren mahkemenin bulunduğu caddeyi anıt hale getirmiş. İlginçlikler bununla da sınırlı değil. Alman Parlamentosu, (Hitler'in hükümet binası olarak kullandığı ve bugünkü Alman Meclisi'nin yer aldığı Reichtag)'ın yanındaki çok büyük bir alana, Alman sağcılarının uzun süren direnişlerine rağmen Yahudi soykırımını lanetleyen devasa bir anıt inşa ediyorlar. Bunun yanı sıra eskiden Doğu Berlin sınırlarında kalan, Nazi rejimini yıkan Sovyet Ordusu'na ait devasa anıtı da büyük paralar harcayarak restore ediyorlar. Bir başka ilginç nokta ise Almanlar, üniversitelerinde Marksizm'i ders olarak okuttukları yetmezmiş gibi bir de Berlin'in orta yerinde yer alan kocaman Marx ve Engels heykellerini de özellikle koruyorlar. (Laf aramızda ben Musa olarak, bu heykellerin karşısına geçip telaşlandım! Kendi kendime; 'Yahu bu Alaman gavurları bölücülükten ve yıkıcılıktan hiç mi korkmuyorlar? Bunlara akıl vermesi için konunun uzmanı bir vatandaşımızı göndermemiz şart!' diye düşündüm. Yoksa ben diyeyim 5, siz deyin 10 yıl sonra ya yıkılacaklar ya da bölünecekler.) Star, 19.5.2003 Aleviyol, 19.5.2003 Yorum |
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |