|
Musa
AĞACIK
Bu çağın Pir Sultanı
MUSA, AŞIK MAHZUNİ’Yİ SAYGIYLA ANIYOR... İŞTE SON
RÖPORTAJ...

Hapislerle, çile ve türkülerle geçer bir ömrün ardından, 16 Mayıs
2003’te aramızdan ayrılan günümüzün Pir Sultan’ı Aşık Mahsuni Şerif,
Hacıbektaş İlçesi’nde ve yurdun dört bir yanındaki etkinliklerle
anılıyor...
Muhabbetİ baldan tatlı, can dostum Aşık Mahzuni’yle,
Hakk’a varmadan önce ‘Acı Günlerim’ adlı kasetiyle ilgili bir görüşme
yapmıştım. Görüşmeyi kısaltarak anısına saygı gereği olarak sunuyorum.
Aşık Mahsuni’yi gönülden seven bir kısım sevgili okurlar:
Baba,
30 yıl önce ‘yuh’ çektiğiniz düzene bugün gençlerin de yuh çekmesi?
Musacan,
ben namusuzların yok olması için yuh çektim. Ama şimdi görüyorum ki, 30
yıl önceki namusuzlardan çok namusuz türemeye başlamış. Onun için pop
sanatçıları buna kadir oldular. Hakkın buyruğu gibi yuhlar başladı.
45
yıldır çalıp söylüyorsunuz, eserlerinizin sayısı belli mi?
Kesin
rakkam vermek çok zordur, 400’ün üzerinde plak yaptım ben. Nerden
bakarsanız bine yakın türküdür. Ayrıca 11 tane de uzun çalar ve 8 tane
de büyük şiir kitabını hesaba katarsanız 10 binin üzerindedir verdiğim
eser.
Bunca
ekininize karşı, dövletin size faturası kaç yıl oldu?
Peyder pey
5 yılın üstünde..
İşkence
gördünüz mü?
Çok..
Şimdi nasıl anlatayım? Cereyan vermeler, ayağımdan asılmalar, gözü bağlı
olarak hakaretler.. Benim mesela 10 tırnağımın uldu, yani düştü..
Size
işkence edenleri neden teşhis etmediniz peki?
Çünkü o
bahsetmem gereken sopa, asıl benim şikayetçi olduğum devletin kendi
sistemiydi. O, gözüm bağlı olarak bana vuran zavallı polisin değildi!.
Ne
soruyorlardı?
En çok
Alevilerin hangi örgüte bağlı olduklarını soruyorlardı.
Halk
ozanı kimdir?
Yaşadığı
çağa, olaylara ve insanlara karşı sorumluluk duyan kişidir..
Başkaldırı günümüzün türkülerinde neden yok?
Türküler
zaten bir evre olayıdır. Meyvelerin ağaca düşmesi gibi türküler de
halkın belleğine önce bir mani olarak düşerler.
Sonra?
Karacaoğlan’da sevdaya düşer, koçaklamaları işler. Dadaloğlu’nda
destanlaşır, Pir Sultan Abdal’da başkaldırır, Köroğlu’nda ise
yiğitlemeye dönüşür, tamamen kavga haline gelir. Türkü bukalemun
gibidir, halden hale girer..
Başka?
Türkünün
bazen ağıt olduğunu görürüz. Ama Dadaloğlu aşiretine düşer düşmez,
‘Ferman padişahın dağlar bizimdir’ der.
Rockçı
gençlerin ‘Yuh yuh’u seslendirmesini nasıl buldunuz?
Önce patır
kütür diye bir sesler duyuyorum. Bateri dinliyorum. İnceden inceden bir
‘yuh yuh’ başlıyor, o rüzgar. Özgün odur benim için..
Bazı
‘aydıncıklar’ın halk türkülerini görmezden gelmeleri?
Bu işte
sistemin popülizme verdiği önemden, bugün aydın geçinen kimselerin hala
eski saraya düşkünlüklerinden.
‘Hey
Arapça okuyanlar/Allah Türkçe bilmiyor mu?’ türkünüzün bugün hálá
tartışılıyor olması?
Ondan
yargılandım Çorum’da..
Yargılanma gerekçeniz?
Şimdi,
‘Hey Arapça okuyanlar/ Allah Türkçe bilmiyor mu?’yu Savcı, ‘Efendim
‘Allah Türkçe bilmiyor mu?’ ‘demekle, Allah’ı dil, dudak, kafa sahibi
ediyor. Bu bir insan oluyor tabii. İnsan olunca tabii maddeci görüşte
Tanrı’yı insan yaratır. Mahsuni bunu yaymak istiyor..’dedi.
Yanıtınız ne oldu?
‘Şimdi
adalette bir nizam vardır, yüzleştirme olayı.. Getirin Tanrı’yı, eğer
benden şikayetçiyse, ben de hakkıma razıyım’ dedim. O zaman da benden
aklımın yerinde olup olmadığına dair rapor istediler. Neyse ki beraat
ettim.
Kaç kez
yargılandınız?
Ben 25-30
defa yargılandım.
Devletin yaklaşımı değişti mi?
Değişmiş
görünüyor!
Neden?
Çünkü,
ortada başka değer kalmadı. TRT-2, Kültür Bakanlığı’nın da desteğiyle
benimle ilgili bir belgesel hazırlıyor..
15.05.2004
|