Güncel ve Tarafsız Haber

Musa Ağacık

Musa, Milli Eğitim Bakanı Çelik’i terletti

 

MİLLİ Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, müfredat programıyla ilgili olarak Kabataş Lisesi’nde düzenlediği basın toplantısında, filozoflardan sıklıkla alıntılar yaptı. Çelik, soruları yanıtlarken, ne yazık ki alıntı yaptığı filozofların olgunluğu ile davranamadı. Oysa filozoflardan alıntı yapan Bakanımızdan, asıl sorulara cevap verirken filozofların genişliğini ve tutarlılığını göstermesini bekliyorduk. Bu arada Atatürk’ün ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ özdeyişini kendine düstür edindiğinin sinyalini veren Bakan, sıra bunun gerekleri olan ‘Zorunlu Din Dersleri’nin kaldırılmasına gelince, dersin aynen okutulacağını belirterek bu konudaki tutarlılıktan uzak duruşunu yineledi. Durum bu olunca ‘ezberci eğitime son verileceği’ sözü de askıda kalıyor. Bakan Çelik’e sorduğum soru ve yanıtlarını sunuyorum. Demokrasinin gözboyamak olmadığının bilincinde olan bir kısım sevgili okurlar:

  • Sayın Çelik, konuşmanızda, ‘Bankaları hortumlayanların hepsi yüksek tahsilli hatta bir kısmı da çift diplomalıdır. Bunu düşünmeliyiz’ dediniz. Peki Van’da karakol basarak oğlunu kurtaran ‘uyuşturucu taciri’ Mustafa Bayramı’ı arayıp ‘geçmiş olsun’ demeniz, acaba kaç diplomalık bir davranış biçimidir Sayın Bakan?
     Sorunuzla ilgili olarak ben bir basın toplantısı yaptım ve neyin, niçin, neye karşı yapıldığını ifade ettim! Şimdi anlaşılan o ki, bir siyasi liderin (Baykal’ı ima ediyor) söyledikleri sizi çok etkilemiş. Onun ağzıyla soru sordunuz! Bunu bu toplantının konusu olarak değerlendirmiyorum. (Sinirli bir ifadeyle) Çok da ciddiye almıyorum!

  • Sayın Bakan, eğitimdeki değişikliği ‘Atatürk’ün çizdiği esaslara oturttuğunuzu’ ifade ettiğiniz ve ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ için değişimin şart olduğunu söylediniz. Peki laikliğe, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olarak okutulan ‘Zorunlu Din Dersleri’ uygulamasına son verebilecek misiniz acaba?
     Değerli basın mensupları, biliyorsunuz Anayasa’da mecburi olan ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi’dir. Yani din nedir, ahlak nedir, ahlak bilgisi nedir? Bir dinin özellikle empoze edilmesi, bir dinin küçümsenmesi şeklinde... Veya bir dinin özellikle, kilisenin (!) din öğretme mantığıyla öğretilmesi anlamındaki bir din dersi değil! Dolaysıyla Anayasamızdaki bu hüküm, Anayasamızda hala mevcuttur! ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi’ mecbur olarak okutulmaya devam edilecektir. Ancak bu bütün dinleri, mezhepleri ve inanç sistemlerini kapsaması için çalışmalar yapılabilir mi? Yapılabilir nitekim. Geçen yıl başlattığımız bir çalışma var. Mesela Türkiye’de Alevi vatandaşlarımız var. Onların Aleviliğin ne olduğu, ne olmadığına dair bu kitaplarımızda yer alması da bir ihtiyaçtır. Bunu da gideriyoruz!
    MEB Müsteşarı
    Bu arada MEB Müsteşarı Prof. Dr. Nejat Birinci ile Eğitim Mühabiri arkadaşımız Sultan Uçar arasında geçen diyaloğu aynen sunuyorum:

  • Hocam, tarih derslerini şarkılarla anlatmanız nasıl olacak?
     Örneğin Çanakkale Savaşı’nı anlatırken, ‘Çanakkale içinde vurdular beni’ şarkısı da söylenecek...

  • Şarkıları müzik öğretmenleri mi yoksa diğerleri mi?
     Hayır, o andaki dersteki öğretmenler...

  • Tarih dersinde, 9 Eylül’de Yunan kuvvetlerini İzmir’de denize dökmüştük diye okutulacak mı yoksa ‘artık dostuz’ mu denilecek?
     Biz tarih kitaplarının ortak yazılımı için bir komisyon oluşturduk. 1 yıldır komisyon çalışıyor. Ama onlardan yanıt alamadık.

  • Yunanistandan mı?
    ....
    12.08.2004

  • | Ana Sayfaya |

    |Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

    | Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

     

    aleviyol@aleviyol.com