Güncel ve Tarafsız Haber

Musa Ağacık

Musa, AKP'nin kadına bakısını sorguluyor

 Cuma günkü nüshasında 'Hürriyet'e tesettür' başlığıyla Sarıyer'de bir ilköğretim okulunda yapılan ve ülkemiz adına utanılası bir defileden, yani 'gericilikten' söz ediyordu. Bu konuda bugüne değin köklü çözümler üretmek yerine kısa vadeli önlemlerle yetinildi. Oysa 'gericilik', 3-5 kişinin temizlenmesiyle değil, buna neden olan ortamın düzeltilmesiyle önlenebilir. 'Gericilik', yıllardır söylediğim gibi, laikliğe aykırı olarak uygulan 'zorunlu din dersleri'nden, Diyanet'e verilen trilyonlardan, yaygın imamhatip okullarından, tarikat yurtlarından ve tabii insanları şeriatçıların kucağına atan bu adaletsiz ve baskıcı rejimden kaynaklanmaktadır. Düzeltin bunları. Bakın 5, bilemediniz 10 yıl sonra bu memlekette irtica diye bir şey kalıyor mu!

Bu arada AKP, AB'ye uyum yasalarında oldukça ileri sayılabilecek adımlar atarken, bazı konularda da alabildiğine gerici tutumlar takınmaktan vazgeçmiyor. Örneğin Ceza Kanunu'nda yapılması öngörülen kadınlarla ilgili düzenlemeler bunlardan biri. Onca olumlu denebilecek düzenlemeler arasında kadın sorununa gelince o içsel gericilik, kendini dışa vurmaktan geri alamıyor.

Bu da gösteriyor ki Avrupa Birliği'nin yüzü-suyu hürmetine bazı değişiklikler yapılırken, özündeki gerici zihniyet, kendini aynen korumaya devam ediyor. Konuya tepki veren kadın hakları savunucularına sordum, gelişmeleri balkondan izleyen bir kısım sevgili okurlar:

Adalet eski Bakanı Profesör Aysel Çelikel olarak, tasarınızdan geri dönüş anlamına gelen AKP zihniyetinden örnek verebilir misiniz?

AKP, kadın hakları konusunda tekrar geleneksel ceza hukukuna uygun bir düzenleme yaptı. Benim kurduğum Bilim Komisyonu, insan haklarına saygılı ve kadınların insan haklarını koruyan bir düzenleme getirmişti. Oysa şimdiki tasarı, edep törelerini koruma amacını taşımaktadır.

Edep töresinin hukukta bir yeri var mı?

Edep töresi, hukuk dilinde ve ceza hukuku tekniğinde var olmayan bir kavramdır. Ve reform amacıyla çıkarılan yeni bir Ceza Kanunu, çağdışı gelenekleri koruyan, geçiştiren bir yasa olamaz. İnsan haklarını tanıyan, koruyan ve genişleten bir yasa olmalıdır. Maalesef bu konuda bir geri adım atılmıştır.

Avrupa Birliği'ne üyelik koşullarının başında kadın haklarına saygı gelmiyor mu?

Bir kere çağdaş uygarlığın en önemli göstergesi, o toplumda kadınların konumudur. Kadın-erkek eşitliği ve ayrımcılığı yasağı, insan haklarının temel öğesidir. Ve bu Avrupa Birliği'nin benimsediği ilkelerin bütünüdür. Bu çerçevede demokratikleşme adımları, henüz cinsel suçlara kadar yansımadığı için biz yine eski mantığımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Demek ki AB'den yeni bir ikaz bekliyoruz!.

TASARI SAKLANIYOR

Pınar İlkkaraca'nın AKP yasa tasarısına sözü?

Yasa tasarısını saklıyorlar. Metnini defalarca istememize rağmen bize vermediler.

Neye karşısınız?

AKP'nin tasarısı, 'kadının bedeni kendine ait değildir, ailenin, toplumun kadın bedeni üzerinde her türlü hakimiyeti vardır'a dayanıyor. Bu gerici ve insan haklarına, insan onuruna aykırı bir yaklaşımdır, kabul etmiyoruz. Örneğin yasa bu haliyle geçerse, bir kadına tecavüz eden dört kişiden biri, kadınla evlendiği takdirde tecavüzden kimse yargılanmıyor! Çünkü kadın evlendiği için dava düşüyor. Burada önemli olan kadının insan kimliği ve onuru değil, bekareti.. Kolluk kuvvetinin kadına tecavüzü de cezaya girmiyor ayrıca!

Handan Koç olarak, siz AKP'nin tasarısına neden karşısınız?

Diyelim ki genç kız bir delikanlı ile sinamaya gidip mesela öpüştüğü için, ailesi tarafından öldürülürse bu, 'namus cinayeti' olarak görülüp bu cinayeti işleyenin cezasının inmesi sağlanmış oluyor.

'Namus' adına toplumun cinnet getirmesini mi teşvik ediyor?

Evet... Burada töreler, gelenekler, din baskıları öne geçiyor.

star, 23.06.2003

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com