|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Hasan Pulur Madımak vahşeti oratoryosu... İnsanın, yaşadıkça utanç duyacağı olaylar vardır. Bazen kendi yaptıklarından, bazen yakınlarının yaptıklarından, bazen içinde yaşadığı toplumda olanlardan utanırlar. Mesela, bunlardan biri "6 - 7 Eylül olayları" ise bir diğeri "Kanlı 1 Mayıs"tır, üçüncüsü de Sivas'ta Madımak Oteli'nde 37 insanın yakılarak öldürülmesidir. * * * Bugün ağızlarından "demokrasi, insan hakları" gibi kavramları düşürmeyenlerin "Madımak vahşeti"nden sonra neler söyledikleri bir araştırılsa, ortaya çıkan görüntü, en azından vahşete denk düşer. Çünkü hâlâ, bazıları o vahşete kulp takmanın utanmazlığında çırpınıp duruyorlar, hatta ve hatta af istiyorlar. * * * Ayıptır! Tabii asıl ayıp, her üç olayda da "devlet"in katkısıdır, en hafif deyimiyle seyirciliğidir. Hele "Madımak vahşeti"nde... Bu vahşetin davası uzun süre devam etti, birkaç kişi mahkûm oldu, adalet yerine geldi mi? Bizce hayır, bu vahşete seyirci kalanlar, başta o dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, Sivas'ta devleti temsil eden kim varsa, hesap vermeliydiler. * * * Yazılanlar çabuk unutulur, ya da kitaplıkların tozlu raflarında kaderlerine terk edilir. Oysa, müzik çağdan çağa devredilir. "Madımak vahşeti"nde yananlardan biri de şair Metin Altıok idi, Fazıl Say, onun için bir oratoryo besteledi, adı da "Metin Altıok Ağıtı." Bugün, Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda icra edilecek oratoryoda Metin Altıok'un 12 şiiri var, üç bölümlük oratoryonun "Dalmışım Kendi Kendime" bölümünde, Metin Altıok anlatılıyor, "Bingöl Seneleri" başlıklı ikinci bölümde, şairin Bingöl'de yazdığı şiirleri yorumlayan Fazıl Say, üçüncü bölümde ise Ölüm"ü seslendiriyor. (x) Oratoryonun solistleri Zuhal Olcay, soprano Burcu Uyar ve çocuk solist Kıvanç Tire... Devlet Çoksesli Korosu'nu İbrahim Yazıcı yönetiyor. * * * "Madımak vahşeti"nden geleceğe iftiralar değil, Fazıl Say'ın oratoryosu gibi eserler ve Metin Altıok'un "Bir gün ölürüm" diyen şiirleri kalacaktır... * * * "Elbette bir gün ölürüm / Ömrüm ömrüm / Ve yanan mum / Kara bir fitil bırakan ardında / Ne kadar benziyor birbirine
Zifiri
karanlık gece / Mum bitti yanmadı tersine / Beyaz mürekkeple yazdım / Bu
şiiri karanlığın üstüne. Ömrüm ömrüm / Ve yanan mum biter. Soğur cehennem bile" * * * Şairin dediği gibi: "Bir yarım umuttur elimizde kalan Göğüslemek için karanlık yarınları." Göğüsleyebilecek miyiz acaba? (x) İmaj Müzik Milliyet, 3.7.2003
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |