|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
İlhan Selçuk Âşık Mahzuni'yi Anmak... Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda bu akşam Mahzuni Şerif 'i anma toplantısı var; değerli sanatçıların katılacağı gece için konuşmacı olarak beni seçmişler ki zor bir görev... Neden zor?.. Çünkü Mahzuni bir konuşmaya sığacak boyutlarda değil... Son kırk yılın devrimle karşıdevrim çatışmasından doğan dağdağasında halk ozanlığının sanatını siyasal bir felsefeye oturtabilmiş kişi... Uzun sayılmayacak yaşamında, kitlelerin gözünde ermiş ozan... ** Evrendeki birlik tümlüğü vurgular; ama, bu bütünlük çelişkiler yumağıdır. Mahzuni diyor ki: ''1960'lı yıllarda girdiğim ünlüler kervanından sonra eserlerime bakılarak bana çok tanımlar ithaf edildi; memleketimde insan kesimlerince, zaman zaman, Alevi, Sünni, devrimci, komünist, sosyalfaşist, Kürt, milliyetçi, ajan, din adamı, seyyit, filozof gibi... Bu atıfetlerin hiçbiri beni gerçek benliğimden ayıramadı... Bir ozanın tarihi işlevi neyse öyle yapmam gerekliydi; çünkü ben özünde farklı insan köküne karşıyım; insanı tek asalet bildim. Halk ozanlığı geleneği, asla ve asla yardakçılığı, ikiyüzlülüğü kabul etmez. Bu, yapı ozanın dik kafalı birisi olduğunun tanımı da değildir. ........... ...Hurafenin kanatları altına sığınmış babalıklar, hızırlıklar, analıklar beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Özellikle de muska, fal, müneccimlik, medyumluk, sihirbazlık gibi olağandışı heveslere inanmıyorum. Müspet ilmin bütün ulemasına, tıp bilimcilerine, antropologlara, fikir ve sanat adamlarına, eğitimcilerine ve aynı bilim ışığı altında ter döken bütün emekçilere hayranım. ......... Doğdum, yaşadım, sonra da çekip gitmiyorum. Sadece değişiyorum, başka şeyler olacağım. Çünkü bütün eşya ve canlılarda kuruluş bu terkipledir. Yarın toz toprak olan vücudum, daha başka yarınlarda yeniden işe yarayabilir. Bütün maddeler gibi...'' * Harika bir kişi Mahzuni... Ne diyor: ''Gece pazarında gündüz satarken İki yakam birden köre tutuldu.'' Aydınlanma'nın ardına düşmüş Türkiye'de kırk yıllık körleşme sürecinin ışığı oldu Mahzuni... Hakka yürüdüğü gün bu köşede yazdığım yazıdan birkaç satır aktarıyorum: ''Mahzuni'nin elinde üç güzel araç vardı insanlara ulaşabilmek için: Ses.. Söz.. Saz.. S ile başlayan üç aracın her birini nasıl da ustalıkla kullanırdı!..'' * Bugün akşama buluşmak üzere yazıyı Mahzuni'nin ''Olsaydı'' adındaki şiirinden bir dörtlüğüyle noktalıyorum: ''Balıklar çiçek açardı Okyanus kıraç olsaydı Çarık yetmez kör yolcuya Sülalem saraç olsaydı.'' Cumhuriyet, 4.6.2003'ten Aleviyol, 4.6.2003 Alevilik |
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |