Güncel ve Tarafsız Haber

Safa KAÇMAZ

Savaş suçluları ve La Haye!

Bush ve Blair yönetimlerinin Irak'ın işgal edilmesini öngören 'savaş açma' kararları ve kararlarını uygulamaları bir insanlık ve savaş suçu olarak tarihe geçmiştir.

İşgalin vahşet boyutları ve duralmayan sonuçları, uluslararası barışın savunulmasının ne denli haklı ve önemli olduğunu gösteriyor.

'Demokratik koalisyon' işgalcilerinin bomba ve vahşetleri karşısında dünya barışçıları umarsız değiller! Sonu görünmeyen saldırının eşitsiz dünya dağılım düzenini saldırgan ABD ve İngiltere lehine değiştirme hedefi dünyayı yarını bilinmeyen bir güvensizliğe

sürüklemektedir. Buna karşılık işgalin son bulması isteği giderek yükselmekte;saldırının gerçek yıkımının dökümü her yeni gün bütün gerçek boyutlarıyla ortaya çıkmaktadır.

Her yandan yükselen barış isteğinin anlamlı bir göstergesi de savaş suçlularının sadece insanlık vicdanında değil, Lahey mahkemesinde sanık sandalyesine oturtularak yargılanmalarının sağlanması olacaktır.

İnsanlık ve savaş suçlularının yargılanması ve bunun bir an önce gerçekleşmesi dünya barış süreci bakımından önemli bir kültür birikimi ve caydırıcı baskı oluşturacaktır.

Artık barbarlık değil hakkaniyetli bir dünya paylaşımı isteyen insanların dileği budur ve bu yönde çabalamaktadırlar.

Bu talep dünyanın bütün barışseverlerinin beklentisini oluşturuyor. Irak'ın barbarca istilası ve Iraklıların vahşice katliama uğratılması ,savaş suçlularının yargılanması isteğini dünyanın her yanına yaymaktadır. Bu istek sonunda değerini bulacaktır. Şimdi İngiltere'de yükselen ses bu talebin gerçekleşebilir olduğuna inanmak için umut veriyor. Bağdat işgalinin hemen ardından yayınlanan, "İnsanlık suçu" başlıklı yazıda John Pilger şöyle demektedir:

''41 yaşındaki Avam Kamarası üyesi Tom Dalyell, Başbakanın La Haye'e sevkedilmesi gereken bir savaş suçlusu olduğunu söyledi. Boşuna söylenmiş bir söz değildir ve hukuk diliyle "prima facie" (aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olan) kanıtı vardır. Blair bir savaş suçlusudur, onun yanısıra olayda şu veya bu şekilde yer almış, tamamlayıcı rol oynamış herkesin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevkedilmeleri gerekir. Sadece şu anda pek az kişinin ciddiye aldığı bir sürü bahane öne sürmekle kalmamış, Irak'a terör ve ölüm götürmüşlerdir. Tüm dünyada giderek genişleyen hukuki görüş, yeni kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin önünde yeni bir görev daha olduğunu düşünenleri doğrulamaktadır. Bu görev, Bristol Üniversitesi'nden Eric Hearring'in dediği gibi, "Iraklıların insan haklarını çok büyük ölçüde çiğnedikleri için sadece Irak rejimi hakkında değil, bombardımanların ve BM ambargolarının sorumluları aleyhine de" kovuşturma açmaktır.''

Türkiye'de barış hareketi bu talebe sahip çıkmaktadır elbette.Bush'lar,Blair'ler ellerindeki insan kanıyla uluslararası alanda dolaşamamalıdır.. Bush-Blair önderliğindeki savaş kararcılarının yargılanması barış sürecinin kökleşmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her ülkenin barışseverleri, bir yandan Bush ve Blair'in yargılanması isteğini dile getirirken, öte yandan, kendi ülkeleri içinde, yabancı bir ülkenin işgaline; güç kullanarak rejim ihracına ve dünyayı kan ve karanlığa boğacak bir savaş yolunun açılmasına destek sunan şahıs ve kurumlar hakkında gerekli yasal soruşturmanın açılması için de çalışacaklardır.

Bu sesler dünya insanlığı nezdinde,eni sonu, yankı ve sonuç bulacaktır.

Aleviyol, 14.4.2003

Yorum

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com