|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Ali Rıza GÜLÇİÇEK TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 442 Kanun Numaralı Köy Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesiyle ilgili Kanun değişikliği teklifimiz Genel Gerekçe ve Madde Gerekçeleriyle birlikte sunulmuştur. Gereğini arz ederim Ali Rıza GÜLÇİÇEK İstanbul Milletvekili 442 Sayılı Köy Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Madde 1- 442 Sayılı Köy Kanununun 2. maddesindeki köyün tanımında yer alan “cami” ibaresi “ibadethane” olarak değiştirilmiştir.
Madde 2- Aynı Kanunun 13. maddesinin 14. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde 3- Bu Kanun Resmi Gazetedeki yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 4- Bu Kanun hükümleri İçişleri Bakanlığınca yürütülür.
Madde Gerekçeleri
Madde 1- Köy tanımının bir öğesi olarak “cami ” ibaresinin yer almasının köylerimizin genel yapısını ifade etmemektedir. Bir çok köyümüzde cami olmadığı gibi başka türden ibadethaneler de bulunmaktadır.
Madde 2- Köy Kanununun 13. maddesinde yer alan köylünün mecburi yapması gerekli işler arasında, köylünün mescit yapması da sayılmaktadır. İbadet yerlerinin yapımı, köylünün gönüllü olarak yapacağı işler arasında sayılması gereklidir. Bir çok köyümüzün farklı inanç sahiplerini barındırdığı düşünüldüğünde, bu maddenin din ve vicdan özgürlüğü ile ibadet seçme ve yapma özgürlüğü ile bağdaşmamaktadır.
Madde 3- Yürürlük maddesidir.
Madde 4- Yürütme maddesidir.
GENEL GEREKÇE
Köy Kanunu’nun 2. Maddesi’nde yer alan “camii” sözcüğünün “ibadethane” olarak değiştirilmesi öncelikle son dönemde Medeni Yasa, İmar Yasası, dernek ve vakıflarla ilgili yasal düzenlemeler ve değişikliklerle uyum sağlayarak, yasal düzenlemelerde istikrarlı bir politikanın varlığını kanıtlayacaktır.
Bilindiği gibi, tarafı olduğumuz AİHS’nin “Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü” başlıklı 9. Maddesinde;
“Herkes, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din ve inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça ve özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle, dinini ve inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.”
denilerek güvence altına alınmıştır.
AİHS ile paralel olarak TC Anayasası’nın 24. maddesinde de;
“Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14. madde hükümlerine aykırı olmamak şartı ile ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir...........”
denilerek din ve inanç özgürlüğünün yurttaşların, Anayasal hakları olduğu ifade edilmektedir.
Yasalarımızın, tüm yasaların temel dayanağı olan Anayasa’ya aykırı olmamaları temel kuraldır. Bu durumda, hem altında imzamız olan AİHS, hem de Anayasa’nın açık hükmü karşısında, yalnızca bir dine ve bu dinin bir mezhebine özel koruma sağlamak, açıkça hukuka aykırıdır.
Kaldı ki TC Anayasası’nın 10. maddesinde, herkesin kanun önünde eşit olduğu vurgulanmaktadır. Bütün bu nedenlerle, hukuka uygun ve eşitlikçi bir düzenlemenin yapılabilmesi için “camii” sözcüğü yerine “ibadethane ya da ibadet yeri” sözcüğünün kullanılması önerilmektedir.
Köy Kanunu’nun 13. maddesinin 14. fıkrası, 2. maddede sunulan gerekçe ile ayırımcı bir nitelik taşımaktadır. Bu maddenin bir zorunluluk da içeriyor olması nedeni ile tümü ile yasadan çıkarılması yerinde olacaktır.
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |