|
Baykal, hükümete yüklendi: "Kime yaranmak
istiyorsunuz?"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve Hükümet'i, Kıbrıs sorununa yaklaşımlarından dolayı eleştirdi.
Hükümet'in Annan Planı'nı kabul ettirme kampanyalarına katkıda bulunduğunu
savunan Baykal, ''Türkiye, 1923'den bu yana ilk kez meşru haklarını talep
edemeyen, diz çökertilmiş, boyun eğdirilmiş bir ülke haline
getirilmektedir'' dedi.
Baykal, partisinin TBMM Grup toplantısının açılışında yaptığı
konuşmada, Kıbrıs konusundaki gelişmeleri değerlendirdi. AK Parti Genel
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a yönelik
sözlerini eleştiren Baykal, bu sözlerle bir tavır, zihniyet ve anlayışın
ortaya çıktığını söyledi. Baykal, müzakere süreci sırasında kullanılan bu
sözlerin büyük sonuçlar doğuracağının önümüzdeki günlerde görüleceğini
bildirdi.
Konuşmasında uzun uzun Kıbrıs'ın tarihi sürecini anlatan Baykal,
bütün sıkıntılara, fedakarlıklara karşın bugün gelinen aşamada ortaya
konulan planın, Kıbrıs'ta Türkleri azınlık durumuna getirmek istediğini,
farklılıkları yok saydığını, 60 bin Rum'u kuzeye yerleştirmek istediğini
kaydetti. Bunlara izin verilmesi durumunda Türk toplumunun kendi yurduna
sahip olamayacağını, bu yaklaşımın barışı getirmeyeceğini ifade eden
Baykal, ''Bu, Balkanlar'daki, Ortadoğu'daki yaşanan gerçekler ışığında
yanlıştır'' dedi.
Plana ''Evet'' denilmesi durumunda 30 yıl sonra, daha önce bölgeden
ayrılan Rumların Kuzey'de bireysel hak talebinde bulunacağına da dikkat
çeken Baykal, bunun yanlış olduğunu söyledi. Baykal, hak kayıplarının
başka tazmin ve telafi yolları olduğunu söyledi.
''İKTİDAR PARTİSİNE ANLATAMIYORUZ''
CHP Genel Başkanı Baykal, 60 bin Rum'un Kuzey'e yerleşmesinin
barışa, huzura katkı yapıp yapmayacağını, bunun hangi niyete dayandığını
anlamanın ve kabul etmenin mümkün olmadığını bildirdi. Bölgede
''Mayalanacak 60 bin Rum'un'', paraları, AB ve Yunanistan'ın desteği ile
bölgeyi bir Rum kesimine dönüştüreceği uyarısında bulunan Baykal,
''KKTC'yi Rum kesimine dönüştürmenin ipuçları bu planın içindedir'' dedi.
Konuşmasını, ''Hükümet buna (Evet) diyorsa bilelim'' sözleriyle
sürdüren Baykal, kendilerinin ''Evet'' diyemeyeceğini ve siyaset ve ahlak
açısından denilmesini de kabul edemeyeceklerini söyledi. Baykal, bunun
''Çağın anlayışı'' olduğunu söyleyenlere de tepki duyduğunu bildirerek,
''Mitsotakis (10 yıl sonra Kıbrıs Rum adasıdır) diyor. Biz bunu iktidar
partisine anlatamıyoruz'' diye konuştu.
''ÇÖZÜM DİYORSANIZ, BİLELİM...''
''Çözümsüzlük, çözüm değildir?'' diyenlerin çözümün ne olduğunun
yanıtını vermesi gerektiğini de kaydeden Baykal, ''Eşit siyasi haklara
sahip iki toplumun bulunduğu bir durumdan azınlık statüsüne düşülmesi mi
çözüm?'' diye sordu. Baykal, sözlerini özetle şöyle sürdürdü:
''Plana göre, Kıbrıs Rum Kesimi'nin aldığı borçların yüzde 20'sini
KKTC ödeyecek, KKTC sürekli Barış Gücü'nün denetimi altında kalacak, 10
kişilik bir Türk askeri birliği bile yer değiştirebilmek için günlerce
önceden izin alacak, 60 bin Rum KKTC'ye getirilecek.(Bu, çözüm)
diyorsanız, bilelim. (Çözüm) diye KKTC'yi kuşatmak için planlanan bir
haritayı onaylamaya diyorsanız, söyleyin, görelim. Ya Karpaz'dan ya da
Güzelyurt'tan vazgeçeceksiniz, bunu kabul, (Çözüm) ise bilelim.
Taşucu'ndan 40 mil mesafede Rum devletinin oluşmasına (Evet) demek çözümse
bunu bilelim. Kararlar alınıyor, kabul ettirmek için kampanyalar
yürütülüyor. Bu hükümet buna katkıda bulunuyor.'' Türkiye'nin Kıbrıs
sorunu karşısında ''Ne verirlerse onunla yetinelim, artık taşıyamıyor hale
geldik, uzatmayalım'' noktasına geldiğini üzüntüyle izlediğini bildiren
Baykal, Erdoğan'ın konuşmalarında da bu psikolojinin görüldüğünü söyledi.
''KİME YARANILMAK İSTENİYOR?''
Baykal, Türkiye'nin, meşru haklarından vazgeçmiş bir görüntü
verdiğini, 12 Aralık'ta Kopenhag'da kabul etmediğini kabul edebilir
durumda göründüğünü ifade eden Baykal, Erdoğan'ın müzakere sürecinde
kullandığı sözlerin Denktaş'ı güç duruma düşürdüğünü kaydetti. Baykal,
''Denktaş'ın politikalarını zayıflatanlar kime yaranmak istiyor, kimden
onay alınmak isteniyor?'' diye sordu.
1923'den bu yana Türkiye'nin ilk kez meşru haklarını takip edemeyen,
meşru haklarından vazgeçmiş, diz çökertilmiş bir ülke haline getirildiğini
kaydeden CHP Genel Başkanı Baykal, ''Bu AK Parti iktidarının ilk icraatı
olacaktır'' dedi.
Erdoğan'ın, Kıbrıs sorununun 40 yıllık politikalar sonunda bu
noktaya getirildiği iddialarına da değinen Baykal, şöyle konuştu:
''Menderes ve Zorlu'nun imzaladığı anlaşma mı yanlıştı? 74'mü
yanlıştı? (Enosis olsaydı) mı denilmek isteniyor? Bunları savunmayacak
mıyız, bunlardan vaz mı geçeceğiz? KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak
kendi kaderini tayin hakkı doğrultusunda bağımsızlığını ilanı mı yanlıştı?
Orhan Arıburnu'nun bir şiiri vardır, (Bari trampetler çalmasa, insan
gürültüye gitmese...) diye. Bari trampetler çalmasa, haysiyetimiz rencide
olmasa...''
|