|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
İlhan Selçuk Keçiler mi Kaçıyor? Üzerinize afiyet bizlere bir şeyler oldu; kendi kendimizi kaybetmek üzereyiz; birisi büyü mü yaptı, yoksa hastalandık mı; belli değil... AKP iktidara geleli medyamız sapıttı; Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları tartışılmaya açıldı... Galiçya vatan mı?.. Değil mi?.. Hükümetin başındaki Recep Tayyip'in kafası adamakıllı karışık; soruyor: ''- Kendimize Türk mü desek, Türkiyeli mi desek?..'' Sınırlarımızı tartışmak bir yana, yurttaşlık üzerine de kafa bulmaya başladık; yakında aynaya bakıp şairin ünlü dizesini yineleyeceğiz: ''- Ne kadar benzemezmişim bana ben!..'' Bir de savaşçı kesildik ki sormayın!.. Atatürk ne demişti: ''- Yurtta sulh, cihanda sulh!..'' Biz ise cihangir Osmanlı'ya döndük, sallıyoruz: - Ne demek Misak-ı Milli (Ulusal Ant), ne demek Lozan!.. Bizim gözümüz Küreselleşme çağında Anadolu'nun ötesindedir, başkasının toprağındadır... Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Almanya'ya gidiyor; bir toplantıda Alman kadın milletvekilleri bizimkine soruyorlar: - Başörtüsü İslamın gereği mi? Müslümanlar dört kadınla evleniyorlar, Kuran'ın emri mi?.. Bizimki yanıtlıyor: ''- Örtünmek Kuran emridir, dört karıyla evlilik değildir; ama, bazı hallerde çok kadınla evlenmeye izin var; ben tek eşliyim.'' Sen Cumhuriyetin Başbakanına bak!.. Ne demeliydi?.. Demeliydi ki: - Bunlar dinsel konulardır, Türkiye laik Cumhuriyettir; Avrupa'daki hukuk neyse, bizdeki de odur. Atatürk devrimleriyle 1926'da İsviçre Medeni Kanunu'nu kabul ettik; aile hukuku Medeni Kanun'la saptanır; sizin bundan haberiniz yok mu?.. Eğer bilmiyorsanız cahilsiniz, bilerek soruyorsanız çok ayıp!.. Dedim ya ipin ucunu kaçırdık... Şirazemiz dağıldı!.. Medyada yeni bir gargara başladı; Mütareke basını bu kez diyor ki: - Uyum yasaları kabul edildi; ama, bu yetmez, AB'ye girmek için asıl sınav şimdi başlıyor... - Ne olacak?.. - Bakalım bizim yargıçlarla savcılar ne yapacaklar; uygulamada başarılı olacaklar mı?.. - Ya?.. - Avrupalı lafa değil uygulamaya bakar, yasaları değiştirmek yetmez... - Deme!.. Biz bu gidişle ve bu kafayla 'Kapitülasyonlar Devri'ne döneriz; Osmanlı'da Avrupa Türklere güvenmezdi; herkese dudak büker, burun kıvırırdı; devletin sözü ve kanunu yetmezdi... Birisi büyü mü yaptı, aklımızı mı kaçırdık?.. Sınırlarımızı tartışıyoruz; Türk olup olmadığımız konusunda ikircikliyiz; savaşçı olduk çıktık; Başbakan Avrupa'da dört karıyla evlenmenin açıklamasını yapıyor; AB'ye uyum yasalarını çıkardık; ama, Avrupalı bizi teftiş edecek, beğenirse kararını verecek... Bir de gözümüz Anadolu'nun dışına döndü; dünya devleti ayağına sınır ötesi maceraya siftiniyoruz... Ne oldu bize, keçileri mi kaçırdık?.. Cumhuriyet, 10.09.2003
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |