Güncel ve Tarafsız Haber

Yusuf Eryigit

Kaplan olabilmek

Asası olan fikrinden şaşmaz, köşesi olan balık avına gitmez!

Aslanın en büyük özelliklerinden birisi avına pençesini batırdığı yerden elektrik salgılayıp onu sersemletmesiyken ikinciside tam anlamıyla kızıp kavgaya girdiğinde hiç bir hayvanın onunla başa çıkamayacağıydı.

Örneğin kocaman bir camıza pençelerini batırdığında, müthiş bir elektrik akımı veriyordu, hayvanın bedenine. Bu şoku yiyen hayvan camızda olsa tam bir şoka uğruyor, beyin yerinden fırlıyor ve hayvan deliriyordu.

Ondan sonra aslanın elinden kurtulsa bile sağa sola rastgele koşup enerjisini boşyere tüketiyordu. Onun bu halini gören aslan er veya geç o hayvanın kendisine yem olacağını biliyordu. İkincisi tam anlamıyla kendisini kavgaya verebilmesi için kızması gerekiyordu. O zaman gözü hiç bir şeyi görmüyordu.

Bir kaplan vardı.

Ailesiyle birlikte aslanların zayıf yönlerini araştırmakla geçti ömrü. Felek kendisine yar olmadı ve bir gün bir kapışmada yenik düştü. Oda başaramamıştı bir aslanı yenmeyi. Bunun genleri çocuğuna geçtiği için çocuk babanın yarım bıraktığı noktadan devraldı görevi.

Bu da teori ve pratik çalışmalarını sürdürdü tam bir yere getirdiğine inanıyordu ki bir aslanla burun buruna geldi. Ikiside biribirinin yolunu kesmiş, kimse geri adım atmıyordu.

Aslan beklediki kaplan kendisine saygıda kusur etmeden yol versin ama kaplan oralı değildi.

“İşte asıl deney bu, ya hep ya hiç” dedi.

İkiside hiç hareket etmeden uzun süre bakıştı ve ikiside bakışmaktan yorulmuştu. Sonunda aslan dayanamadı ve “Çekilin yolumdan! ” der gibi sarstı yelesini. Felaketten çalarak aslan bir pençe savurdu.

Kaplan ani bir hareketle başını çevirdi ama kulaktan darbeyi yemişti. Çevik bir hareketle aslanı hemen orada öyle yumak yaptı sonrada kıyma. Kaplandan kesinlikle böyle bir hareket beklemeyen aslan kendisine verilmiş olan iki özelliğini kullanmama vede rakibini küçümseme ahmaklığının kurbanı olmuştu.

O güne kadar varlığıyla yokluğu belli olmayan kaplan tüm gökyüzünün dikkatinin kendi üzerinde yoğunlaşmasını sağladı. Dediki: “İşte uzun emekler verilerek ekilen tohumdan çıkan hasılat bu.

Bundan sonra kuru kalabalıklara ihtiyaç yok artık kaplan soyu bundan sonra bu kaplanın genlerinden gelecek.”

Bu kaplan göstermiş olduğu başarıyla hem kendi varlığını yüceltmiş hemde kaplan soyunu bir üst aşamaya taşımış oldu. Peki diğerleri?

Onlar zamana ayak uyduramayıp yok olup giden kabilelerle aynı kaderi paylaştılar. Demekki görmez diyen görür, görülmez denen görülürmüş.

Gerçek neyse adalette onun yastığıdır. Simgelere önem verirsek kayda değer şeyler yapılabilir. Marifetli olan herkesi taklit etmeyip onları inceleyendir.

Kötümserliğe kaş çatmak içimizden geçen gevrekliğe huysuzluk yapmak olur.

İşte erdemli olmanın sırrı burada.

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com