Güncel ve Tarafsız Haber

Demirhan Ocak

Federal Almanya'da "yabancılar" için rehber-4

"Irkçıtus Bokkafalıtus"lar

Merhaba canım yabancı kardaşım!

Bu günkü dersimize başlamadan önce, dersimizin konusu olan Irkçıtus Boklu Kafalıtus’ları iki sınıfa ayrıştırarak ilk sınıfa girenlerin Irkçıtus olan isimlerini bundan sonraki bölümlerde kısaca Faşisttus olarak Boklu Kafalıtusları da İtlertus diye adlandıracağımı bilmende fayda var zannımca.
Evet canım yabancı kardaşım. Bu faşisttuslar Latince olan isimlerinden anlaşılacağı üzere, taş devrinden bile önce kalan canlılardır. Hemen korkma! O kadar geriye gitmeyeceğiz, biz bunların sadece yakın geçmişlerini ve bu günkü durumları irdeleyeceğiz.
Yine benim en başta önemli bir hatırlatmam olacak. Şöyle ki, bu faşisttuslar sadece Almanya'da bulunurlar diye bir şey yok. Maalesef, bunlar diğer dünya ülkelerinde de var. Ama bizim rehberimiz sadece Almanya'da yaşayan yabancılara yönelik olduğu için ben bunların sadece Almanya şubelerini tanıtacağım.....
Yooo hemen korkma! Bunlardan buralarda çokça yoktur (!), fakat yine de olur ya, sen günün birinde kaza ile yolda görüp de “Hemşerim bi baksana buralarda bir yerde Arbeitsamt varmış?” (İş Bulma Kurumu) diye sormak suretiyle tanışmaman için, ben bunların bir kısa özgeçmişini sana bi güzel anlatayım, sende paşa,paşa oku:
Bir faşisttusun kısa özgeçmişi
Adı
: Faşistus.
Soyadı: Hitler’in iti.
Doğum tarihi ve yeri: Doğum tarihi tam olarak bilinmemesine rağmen, maalasef insanlığın doğuşuyla aynı zamana denk geldiği zannediliyor. Doğum yeri ise kin, nefret, kendini beğenilmişlik.
Baba adı: Korkunçtus Hakikitus itoğlu ittus diye de bilinen Adolf.
Ana adı: Hakikitus Kaltaktus ve diye de bilinen Eva (Braun).

Mesleği: Genelde işsiz olduğu için, Sozialamt’tan (Fakir Fukara Fonu gibi bir şey) kadrolu olarak maaş alırlar.

Medeni hali: Kendisine medeni diye hitap edilmesinden hoşlanmıyor.

Milliyeti: Maalesef ama Dünyalı'dır.

Adresi: Tüm ırkçı siyasi partiler ve buna benzer kuruluşlar. Telefonu: Tüm ırkçı siyasi partiler ve benzer kuruluşların telefonu.

E-Mail: Yoktur. Çünkü kendilerin kullandığı en teknolojik alet, tek pilli el lambası olduğundan e-mail adresin var mı, diye sorulduğunda "Haaa!!" diyor.

(Şimdi sen bana benim sevgili rehberim, klavuzum peki bunların teknolojiden haberi yok da, o kadar ırkçı internet sitesini Veli Göçer arsa ofisi mi kuruyor? diye haklı bir soru soracak olursan, benim de sana cevabım: "Bekle benim güzel yabancıdaşım senin o dediğin siteleri, diğer bir tür kuruyor hele biraz bekle..." derim)

Eğitim durumu: (Örnek olarak 1963 doğumlu olan bir faşisttus)

1970-1974 : Bunlar her ne kadar şimdi bir faşisttus olsalar da, bu yaşta birer çocuk olduklarından ilk okulu bitirmişlerdir.

1975-.....?: Ortaokula başlamış, fakat 15 yaşına kadar adam gibi okumasına rağmen, yabancı olan sınıf arkadaşının üzerine benzin dökmek suretiyle yakmaya çalıştığı için, okuldan uzaklaştırılmış olduğundan, ileride nasıl olsa sosyal yardımla geçinirim diye herhangi bir meslek ya da okula başlamıyorlar (bkz. Kişisel bilgiler; Meslek)

Yaşam ve Yeme Alışkanlıkları

Yaşam alanları: Bunlar genelde Almanya'nın her tarafında yaşarlar. Ama en çok yeni eyaletlerde (eski Doğu Almanya) sırtlarını dayadıkları işsizliğin getirisi olan, gelecek korkusu ve umutsuzlukların çepeçevre sardığı bölgelerde, semirmiş bir halde sayıları yer yer küçük bir devlet kurmaya müsait rakamlar halinde yaşarlar.

Ne ile beslenirler: Kurdukları siyasi parti ve dernekler aracılığıyla senin benim vergilerimizi yemeleri dışında, hayret edilecek bir şekilde gayet normal olarak Alaman mutfağının yanında biz yabancıların Almanya'ya gelir iken beraberimizde getirdiğimiz pizza, döner, groys, nasi goreng, paella gibi yiyeceklerle beslenirler. Fakat bir farkla: Bir Tayland yemeği olan nasi goreng isimli yemeğin sırf isminin okunuşu Nazi Goreng olduğu için bu yemeğe aşırı düşkün olurlar.

Bunlar yemeğin üstüne...

- Eğer bu yabancılar bu kadar çok doğururlarsa, yakın gelecek zamanda gerçek Alman kanı taşıyan kimse kalmayacaktır.
- Bu yabancıların tek bir amaçları vardır, o da Almanya’yı maddi ve manevi olarak sömürmek.
- Almanya'daki dört milyona yakın işsizin asıl nedeni yabancılardır.
- Almanya'daki ekonomik krizin en sorumluları yabancılardır.

vb. bu gibi masum (?!) söylemleri tatlı olarak alırlar.
Ama bazıları bunun yanında bazı siyasi partilerin seçim kampanyalarında kullandıkları sloganları da:
Kinder Statt İnder (*)
Gegen Doppelpass (**)
güçlendirici vitamin olarak aldıkları biliniyor.

Bildiği yabancı dil: Bırak yabancı dili, bunlar küçük dillerinin bile nerde (?) olduğunu bilmezler! Ama ben senin kılavuzun olarak yine de küçük bir açıklamada bulunayım: Bunlara yabancı dil denildiği zaman, bu tosuncuklar köşedeki birahanenin sahibi olan Ugandalı Daniel amcayı yabancı bir dil zannettikleri için, böyle bir konuya merak sarmamışlardır.

Hobileri: İçinde özellikle yabancıların yaşadığı binaları sabah karşı yakmak, sadece tenlerinin rengi koyu ya da açık diye, bu insanları şehirlerin orta yerlerinde katletmek ya da şehirlerde hayvan sürüleri gibi dolaşarak insan avına çıkmaktır.

Giyim tarzları ve moda: Cıbıldak kafalı olup, alt kısma bermuda şortun biraz uzun ve dar paçalısı pantolon giyerler, ayaklarında beyaz bağcıklı askeri botlar vardır. Üst kısımda ise yaz, kış siyah montla gezerler ve aksesuar olarak omuzlarının üstünde insan kafasına benzeyen bir çöp kutusu ile beraber zincir, bıçak, kırık şişe gibi kültürel (!) takılar taşırlar.

Kültür seviyeleri: Bunların kültürü, kültür mantarlarının kültürü kadar yoktur. Çünkü kültür mantarları, karanlık kuytu yerlerde yetişmelerine rağmen, içleri de dışları da bembeyazdır. Ama bunlar ışıkta yaşamlarına rağmen, içleride dışları da koyu renkli dışkılar gibidir.

İtlertus

Hani sen yukarıda sormuştun ya “Bu kadar ırkçı siteyi kim kuruyor” diye, işte bu sorunun muhatabı, ikinci tür olan İtlertus. Bunlar, birinci türün aksine toplumun tüm katmanlarında var olmalarına rağmen, ortalık yerde fazla görünmeyi sevmezler. İşte bu yüzden bunları hiç bir zaman tanıyamazsın!!!

Ancak ben çok iyi (!) bir rehber olduğum için, sana kısaca bu türü anlatayım:

Az önce dediğim gibi, bunlar çok iyi saklandıkları mağralardan (triplex villa, dublex villa) gündüzleri çıkarak politikacı, belediye başkanı, polis, mahkemeler de jüri üyesi, doktor, çeşitli dallarda mühendis, avukat, köşedeki manav, patron, kısım şefi, ustabaşı vs., vb. olarak saygın birer vatandaş olarak yaşarlar.

Kendilerini o kadar iyi gizlemişlerdir ki, sen bazen bunlarla bir siyasi partide, belediyede karakolda, resmi kurumlarda, hastanelerde, inşaatlarda, mahkemelerde karşı karşıya geldiğin durumuna göre, bir an için olsa da gerçek kimliklerini belli ederler. Fakat sen ne yaparsan yap (kıçınıda yırtsan) bunların birer İtlerus olduğunu kimseye anlatamazsın!!!.

Önemli bir not olarak: Bazen burada yaşayan bazı yabancıdaşlarımız, bu saydığım meslek grupları ve kurumlarda kendi bilgisizlikleri ve umursamazlıklarından (salaklıklarından) doğan olaylara, kendilerini kurtarmak için, bu Alman muhatapları olmadıkları halde onlara İtlertus yakıştırmaları yapmaları, ayrıca bir yazı konusu olduğunu belirtmek istedim. 

Bu ikinci grup, birinci grup gibi gece sokaklar da yabancı avına fiziksel olarak katılma yerine fındık beyinli olan birinci grubu yöneterek gece avı, kundaklama, dövme, tartaklama, miting gibi aksiyonların planlanmasında var olmalarına karşın, bunlar istemedikten sonra onları ne medya ne de başka bir güç ortaya çıkartabilir!!

Evet canım yabancıdaşım, bugün de bir dersin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bundan sonraki dersimizin konusu Almanyada’ki göçmen derneklerini ele alacağımız “Anne bak kültür dernekleri” isimli bölümde görüşmek üzere.

(*) Almanya'daki bilgi işlem konusunda uzman açağını kapatmak için Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) Hindistan’dan uzman getirmek için uğraştığı bir dönemde, Hıristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) başlattığı karşı kampanyanın sloganı olan bu deyimle, CDU’lular gelecek olan uzman kişilerin yerine Alman çocuklarının eğitilmesini vurgulamaya çalıştılar! Bu slogan, “Hindistanlıların Yerine Çocukları” olarak çevrilebilir.

(**) Yine CDU partisinin çifte pasapota karşı başlattıkları kampanyanın sloganının Türkçe anlamı olarak “ Çifte pasaporta hayır” diye çevrilebilir. Fakat bu kampanya da diğerleri gibi istemeden (!) olsa gerek, bir anda amacından saparak “Yabancılara Hayır” kampanyasına dönüşmüştür.

Aleviyol, 21.5.2003

Yorum

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com