İsmail Kumcu
Irak savaşının öteki yüzü
Irak devleti
tarihte Mezopotamya denilen ilk uygarlıkların kurulduğu
yerlerden birinin bulunduğu bölgenin üzerinde konumlanmış
durumda. Sümer uygarlığına ait bulguların tamamı gün ışığına
daha çıkarılmamış durumdayken savaş bu bulguların pek çoğunu
yok etmesi aklımıza başka soruları getirmekte. Sümer
uygarlığı insanlık tarihinin halkalarından bir tanesi. Bu
uygarlık yerden biter gibi ortaya çıkmadığı için öncesi ve
sonrası olması çok doğal. Bu uygarlığın nereden
kaynaklandığı, bu kaynağa ait bilgileri ve ne gibi katkıları
olduğunu ancak araştırmalar sonucu çıkabilecekken şimdi
bulguların yok olması durumu ile karşı karşıya.
Ülkeler
geçmişlerini hep merak etmiş evvel konumlarını araştırmak,
kökenlerini bir uygarlığa bağlama gibi düşleri hep olmuştur.
Bu düş kökenleri yakın tarihe dayanan ülke insanları için
ihtiras haline gelmiştir. Hele bu ülkeler sanayi devrimini
yapmış, gelişmişlik kavramı içinde tanınıyorsa artık onlar
için bu düşünce ihtiras haline gelmiş. Bir biçimde
insanlığın kökeni, nereden geldiği, geçirdiği gelişmeler ve
bu gelişmelerin kendilerine dayandırma gibi saplantıları
oluşmuş. Hatta bu saplantılar yüzünden uygarlıklarını eski
kültürlere bağlama merakları kendilerinde aşağılık duygusunu
oluşturmuş. Bu duyguları onları eski uygarlıkları görmezden
gelme, onları yok etme, talan etme konumu tarzında kendini
göstermiştir. Eski uygarlıkları yok sayarak, görmezden
gelerek kendi duygularını tatmin edecekleri sanısındalar. Bu
duygu kendilerinden önce gelen beslendikleri uygarlıklara
başkaldırıdan, inkardan başka bir şey değil.
İşte bu başkaldırı onları çeşitli var sayımları ortaya
atmaları ve bu var sayımları ispatlama uğraşıları onları
olmayacak bilim dışı gerçek dışı yollara sürüklemekte. Tıpkı
romanın kuruluşunda olduğu gibi. Bir kurt tarafından
büyütülen iki kardeşin kurması. Kimdir bu iki kardeş nereden
gelmiştir nasıl kurmuşlardır belli değil. Diğer iddiaları
ilk insanın Afrika dan yola çıktığıdır. Bu insan tek başına
mıdır? Kafkasya ya nasıl gelmiştir. Bu gibi iddialar, var
sayımlar insanlığın vaktini boşa harcatmakta, dikkatleri
başka yönlere çekmekten başka bir şey değildir.
Biz eski kültürlerden gelenler; bilimin ışığı altında kültür
kalıntılarını incelemek, en az eski kültürlerin nereden
geldiğini görmezlikten gelenler kadar çalışmalıyız. Bu
çalışma onların bizim dilimizi, kültürümüzü unutturma
yolundaki çabalarını da boşa çıkarma yolunda olmalıdır.