|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Musa Ağacık Musa ikiyüzlü meslektaşlarını sorguluyor Geçtiğimiz Cuma günü Dolmabahçe Sarayı'nda 'Dil Bayramı' konulu bir toplantı yapıldı. Toplantıya Başbakan Tayyip Erdoğan da katıldı. Daha sonra programda yer alan diğer açılışlara katılmak üzere saraydan ayrıldığı sırada kendisine sordum: Başbakan, sorumu tam yanıtlayacağı sırada polis korumalarından biri, ani ve çok sert bir şekilde sol bacağımın kaval kemiğine tekme attı. Tekmenin şiddetiyle dengemi kaybettim ve yere düşmemek için saldırgan korumaya tutundum. Diğer korumalar duruma müdahale edeceklerine, 'Musa Bey, arkadaşımızın gençliğine ve tecrübesizliğine verin!'diyerek adeta alay ettiler. Başbakan ise, çok gariptir, bu durumdan hiç de rahatsız olmamış bir yaklaşımla arabasına binip uzaklaştı. O sırada Başbakanı izleyen 60 dolayında gazeteci ve kameraman, saldırıyı baştan sonuna kadar görüntülediler. Ancak, yine çok ilginçtir akşam haberlerinde ve ertesi günkü gazetelerde saldırı olayı, Star televizyonu ile star gazetesi hariç, diğerlerinde tek satır bile yer almadı! Bu arada Başbakanın korumasının beni tekmelemesini görmezden gelen Hürriyet gazetesi, Başbakanın, korumalarının düşürdüğü küçük Koreli çocuğu teselli etmesini tam bir yalakalık örneği olarak haber yaptılar. Buna karşın korumanın haber alma hakkımı gasp ederek bana şiddet uy gulanması, onların umurlarında bile değildi. Belli ki onlar, basın özgürlüğünü savunmak zorunda olan bir gazete değil, Ertuğrul Özkök'ün Başbakanla ilişkiler şirketiydi. Bu arada 'Basın Özgürlüğü' konusunda mangalda kül bırakmayan meslektaşlarımın saldırıyı kınamak yerine, sesizliği tercih etmelerinden dolayı kendilerini kutluyorum! GEÇ GELEN ADALET! Öte yandan iki kez kırılan ve bir kaç kez de ameliyat geçiren sol bacağımın kaval kemiği, bu kez de polis tekmesinden nasibini almakta gecikmedi. Polis, 96'da Galatasaray Lisesi önünde yapılan Cumartesi Anneleri eylemi sırasında 'Çok soru soruyorum' diye sol bacağımı tekmelemişti. Bende de Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na, 'T.C. Devleti, sadece solculara karşı değil; aynı zamanda sol olan herşeye ve bu arada sol bacağıma da karşı. Son üç ayda polisin bana yönelik her üç saldırısında, polis sürekli sol bacağımı tekmelemiştir. Adaletin temini için biraz da sağ bacağıma vurulmasını talep ediyorum!' diye şikayette bulunmuştum. Başbakan Erdoğan'ın koruması, 7 yıllık bir aradan sonra dilekçemi dikkate almış olacak ki, ben farkında olmadan bu kez sağ bacağımı da tekmelemiş! Zira sol bacağımdaki ağrı ve yaralamayı anında fark etmeme rağmen, sağ bacağımdaki ağrıyı ancak ertesi sabah kalkarken fark edebildim. Doğrusu ben devletimizin yurttaşın dilekçesine bu denli duyarlı olacağını bilmiyordum!!! Allah, vatandaşlarımızı HAK ARAMA! Saldırıdan bir gün sonra Beşiktaş'a giderek savcılığa şikayette bulunmak istedim. Fakat Beşiktaş'ta savcılık yoktu. Yakındır diye Şişli Adliyesi'ne gittim. Orada da, İstanbul Adliyesi'ni adres gösterdiler. Bunun üzerine İstanbul Adliyesi Nöbetçi Savcılığı'na gittim. Savcılığa şikayet dilekçemi verdim ve Adli Tabiblik'e sevkimi talep ettim. Nöbetçi Savcı, dilekçemin fotokopisini çekmem için cumartesi akşamı beni Sultanahmet'e gönderdi! Şansım yaver gitti, açık bir fotokopici buldum ve işlemi tamamladım. Devam edecek Star 03.10.2003
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |