
|
HÜSEYİN GAZİ
Gülağ Öz
Ankarada tekke yıkıntıları ve türbesi ve Anadolunun birçok yerinde makamı bulunan Hüseyin Gazi, yiğitliği ve savaşçılığıyla anılmaktadır. Hatta Alevi Bektaşi ozanlarının bir çoğunun şiirlerinde bu açıklıkla dile getirilir.
Hüseyin Gazi binip gelse atına Dayanılmaz çarkı felek zatına
Gazi adı da, yiğitliğinin simgesi olarak verilmiştir. Gazi Erenlerde ender rastlanan bir durumdur. Malatya ve Seyitgazide türbeleri bulunan Battal Gazinin babasıdır. Bu iki zat Horasan Erenlerinden olup, yiğitliği ve savaşçılığı nedeniyle Gazi adını almışlardır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Hüseyin Gaziyle ilgili şunlar yazmaktadır. Bu zat, Malatyalı Seyit Battal Gazinin pederi azizidir. dedikten sonra onun tekkesindeki sosyal olayları da şöyle anlatmaktadır. Merkadı çevresinde süslü muhteşem şamdanlar olduğunu, ayrı ayrı yaz ve kış meydanları bulunduğunu, senede bir kere burada mevlüt okunup, kırk elli bin adam cem olmakta, imam Hüseyin evladından ve sadakatı kiramdan olan bu Hüseyin Gazi, burada din uğruna şehit olmuştur. Bu tekkedeki fukaraya on kuruş tasdik edip Üç kurban keserek şeyhi (Muhi Can) dedenin hayır duasını aldık.1 dedikten sonra, 1058 yılında yine burasını ziyaret ederken de şu şiiri yazmaktadır.
Gelip ettik dua ile niyazı Bize himmet ede Hüseyin Gazi.2
Bugüne kadar yapılan Alevi cemlerinde mevlüt okunduğu kaydına rastlanılmamaktadır.Ayrıca günümüzde de mevlütün Alevi kültüründe yeri yoktur. Evliya Çelebinin 1611-1682 tarihleri arasında yaşadığını baz alırsak Yavuz katliamıyla buralardan kaçan Alevi Bektaşilerin yerine sünni kökenli kişilerin türbeyi bir süre yönettiklerini düşünebiliriz. Ankara nın şarkında kain Hüseyin Dağ üzerinde Bektaşiler tarafından mücahit bir veli olarak kabul edilen bir Arap ın Hüseyin Gazinin mezarı vardır. Evliya zamanında burada yüz bektaşi dervişini havi bir tekke vardı ve her sene çok kalabalık bir ayin yapılmaktaydı. Şimdi yalnız Ankara Bayrami dervişleri tarafından idare edilen bir türbe vardır.3 Hüseyin Gazi, Ankarada kendi adıyla anılan Hüseyin Gazi dağının tepesinde yatmaktadır. Dağ oldukça yüksek bir yerde bulunmakta olup, orasına yaya olarak bile çıkmak sorun olmaktadır. Yeni açılan araba yolu bile çok dik olduğundan kışları arabayla zor çıkılmaktadır. Büyük ihtimalle Hüseyin Gazi korunmak amacıyla burasına tekkesini kurmuş, Ankaranın çevresini de denetimi altına almıştır. Çünkü Hüseyin Gazinin yaşadığı dönem savaşların olduğu, eşkiyanın kol gezdiği bir döneme rastlamaktadır. Hüseyin Gazi için de diğer pirler gibi çeşitli söylenceler, efsaneler, menkıbeler anlatılmaktadır. Bu efsanelerin büyük bir bölümü halk arasnda söylenen, onun ve oğlu Battal Gazinin yiğitliği üzerine kurulmuş söylencelerdir. Hüseyin Gazi ile ilgili bir efsane şöyle anlatılmaktadır. Bektaşiliğin Anadolu ya yayılışı ve Anadolunun islamlaşması ile ilgili bir anlam taşımaktadır. Bektaşi köylerinde dolaşan rivayetlerin hülasası şöyle oluyor. Osman oğlu Orhan zamanında (Osmanlı evleti nin kurucusu padişahları) Ahmet Yesevi nin işareti ve Batum padişahının emriyle Bektaş Veli Hüseyin efendimizin neslinden 300 kişiyle Orta Asya dan hareket etmiş, Malatya dan girerek küffarla çok kanlı savaşlar etmiş. Eskişehire kadar islamlığı yaymışltır. Malayatda Seyyit Battal Cafer, Erzincan da Seyyit Gazi, Ankara da Hüseyi Gazi islamiyeti yaymağa çalışıyorlar.4
Yine adı geçen araştırmacı Dip Hacı Köyü İmamından aldığı efsaneyi şöyle sürdürmektedir. Hüseyin Gazi şehit düşünce oğlu Seyit Battal Cafer Malatyada bulunuyormuş. Bağdat Halifesi Abdüsselamdan babasının yerini ister. 0 da daha babasının kanı kurumadığını, kanını al da öyle gel, der. Seyit Battal Cafer yola çıkar. Çorum taraflarında Balıklar Havuzu denilen şimdiki Hüseyin Gazi tekkesine misafir olur. 0 zamanlar burası manastırmış, manastırın keşişi, Ben seni birisine benzetiyorum. Sen Hüseyin Gazinin oğlusun der. Seyit Battalı içeri almış, yemekler yendikten sonra keşiş latasını çıkartır. bir kapı açar, orada yeşil cübbe, yaşil sarık ile yeşil örtüde sarılı Kuranı verir. Bir aşir okurlar. Bunun üzerine Keşiş Şambaz, Battalı babasının kanını almak üzere Ankara ya gönderir. Dört gavurun başını keserek getirir. Şambaz birisini tanır. Babanın katili budur, diye gösterir. Bu başı tekkenin eşiği önüne gömer ki, dünya durdukça çiğnensin. Bu tekkeye Hüseyin Gazi kolu yahut kutlu denir.5 Hüseyin Gazi ile ilgili söylenceler çoktur. Bunları tam bir kaynak olarak kabul etmek oldukça güçtür. Ancak, o zatın yaşamı ve kişiliğiyle ilgili az da olsa ipuçları vermeye yaramaktadır. Hüseyin Gazinin savaşçı birisi olduğu, kendisinin Seyyit olup, Alevi Bektaşi kültürünü Anadoluya yaymak istediği, bu nedenle de Ankarada tekke kurduğu, bu tekkede birçok dervişi yetiştirdiği, tekkesinde fakirleri doyurduğu, insanları dayanışmaya, üretip, paylaşımı kardeşçe yapmaya özendirdiği gerçektir. Hüseyin Gazi ile ilgili bilgiler bundan ibarettir. HÜSEYİN GAZİ Ali dergahına yüz süre geldim Ayırma katardan Hüseyin Gazi Keremler kanisin sultana geldim Ayırma katardan Hüseyin Gazi
Hüseyinovaya kurmuşun bazar Arifler postunda okuyup yazar Sayende hübların salınır gezer Ayırma katardan Hüseyin Gazi
Dervişler gülbenk çeker her seher Hurşit Baba Sultan kemale mahir Kendisi helavet banunı zahir Ayırma katarından Hüseyin Gazi
Şammas Pir haberdar oldu derdinden Terk eyleyip geçti külli vaından Cümle müminleri Hak didarından Ayırma katardan Hüseyin Gazi
Yedi iklim çar köşeyi seyir eden Kendi devesini kendisi yeden Urum diyarını hem irşad eden Ayırma katardan Hüseyin Gazi
Sefil Ali eşiğine sailem Emir senin fermanına kailem Nuri didar cemaline mailem Ayırma katardan Hüseyin Gazi
Dipnotlar: 1 ÇELEBİ, Evliya; Seyahatnanw, C. 2, s.425. 2 SIRULLAH, Kaddes; s.426. 3)TANYU,Hikmet,Ankara ve Çevresinde Adak Yerleri.Diy.Yay.1967.s.88 4) AKKAYA,Şükrü,Orta Anadoluda Bir Dolaşma.Ank.1934,Hakimiyeti Milliye Hüseyin Gazi Efsanesi.s.6 5) TANYU,Hikmet,Ankara ve Çevresinde Adak ve Adak Yerleri.Diy.Yay.1967.s.90 |
| Forum | Konuk Defteri | Ozanlar | Yazarlar | Yol | Alevilik |
| Irtibat | Linkler | Deyisler | Kitapevi | Hüseyin Gazi | Ana Sayfaya |