|
Baykal: "Hükümet 8 Şubat'ta ABD ile gizli bir anlaşma yaptı"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Hükümet'in 8 Şubat'ta ABD ile gizli
bir anlaşma yaptığını, yürürlüğe konulan o anlaşmada yeni üs kurulması
yanında, Türkiye'nin Kuzey Irak'a ne kadar girebileceğine ilişkin sınır da
bulunduğunu söyledi.
Alınan bilgiye göre, Baykal, CHP Meclis Grup toplantısının kapalı
bölümünde yaptığı konuşmada, Hükümet'in 6 Şubat'ta birinci tezkerenin kabul
edilmesinin ardından 8 Şubat tarihinde ABD ile bir anlaşma imzaladığını
ifade etti. Baykal, ''Bu anlaşma imzalanırken, sanıyorum 18 Şubat'ta ikinci
tezkerenin çıkacağı konusunda, bayram sonunda çıkacağı konusunda bir
mutabakat içindeydiler. Bir bekleyiş içindeydiler. (18'inde çıkaracağız,
merak etmeyin, üstümüze varmayın, bayramdan önce yapmadık, 6 Şubat'ta sadece
bunu çıkaralım, bayramdan sonra öbürünü çıkarırız) diyorlardı. Bunun
üzerine, hükümet çalışmalarını yaptı ve bir askeri işbirliği belgesi
hazırlandı galiba'' dedi.
Bu askeri işbirliği belgesine dayanak olacak hukuki kararın birinci
Meclis kararı olamayacağını ifade eden Baykal, şunları söyledi:
''Çünkü birinci tezkere, sadece varolan üslerin iyileştirilmesiyle
ilgili çalışmalara yönelik izin verme tezkeresidir. Halbuki, 8 Şubat'ta
imzalanmış olan mutabakat metni, büyük bir ihtimalle, 18 Şubat'ta çıkacağı
öngörülen kararın uygulamasını sağlamaya yönelik sorunların çözümünü öngören
bir mutabakat belgesidir. Ama, işler beklendiği gibi olmamıştır. 18 Şubat'ta
bu konuşulmamıştır. 1 Mart'ta da reddedilmiştir. Şimdi, 8 Şubat tarihli,
18'inde ikinci tezkerenin çıkacağı varsayımına dayalı olarak yapılmış
çalışmaları esas alan bir mutabakat metni uygulamaya sokulmuştur. İşte bu
olmaz.'' Askere sordukları zaman ''Benim elimde belge var, ben ona uygun
çalışıyorum'' cevabını aldıklarını ifade eden CHP lideri Baykal, ''Tamam da
o belgenin temeli yok. O belgenin temeli birinci tezkere olamaz. Birinci
tezkere, yeni üs tesisine yönelik izin verme kudretinde değildir, bu amaçla
da değildir. Metinde böyle bir şey yok. En liberal yorumla bile bunu
sağlamak mümkün değildir. Hükümet'in de bu aşamada böyle bir anlayışı
olmamıştır'' görüşünü dile getirdi.
Baykal, şimdi Mardin'de, Gaziantep'te üs kurulmasından söz edildiğini
belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Üs kurulması Hükümet'in sadece kendi başına kararlaştıracağı bir
konu mu? Çünkü üs, yabancı askerin ikametini öngören, üstelik de turist
olarak değil, asker sıfatıyla ikametini öngören bir düzenlemeyi kabul etmek
demek. Bizim Anayasamız çok açık. Yabancı asker kabulüne, Türk askerinin
yurt dışına çıkarılmasına izin verme yetkisine TBMM karar verir, protokoller
hariç. O nedenle Mardin üssüne hükümet karar verdi, olur mu böyle şey?
Birinci tezkere karar verdi olur mu böyle şey? Hürriyet Gazetesi'nde
söylüyor anlaşma metni. Onu görünce (ha pekala) demiş itiraz edenler. Çünkü,
anlaşma varmış. kimin anlaşması; kiminle anlaşması, neye dayanarak anlaşma?
Meşruiyeti geçerliliği ne olan anlaşma? Böyle bir şey yok. Meclis Araştırma
Komisyonu bunu aydınlığa kavuşturmalıdır. Yani birinci tezkerenin ışığında
yeni üs imkanı yoktur.
Sedat Ergin bugünkü yazısında, sanki fark etmeden biz onu onaylayarak,
yeni üs tesisine de icazet vermişiz gibi (hiç düşünmemişsiniz ) diyor. Ne
düşünmemişi, hiç öyle bir şey yok, olamaz. Yeni üs tesisine yönelik en küçük
bir işaret yok orada, en küçük bir ima yok. Ama, ne var. 8 Şubat'ta yapılan
gizli anlaşma var. Bu gizli anlaşmalarla ilgili hatırlarsınız gizli oturumda
Başbakan'a (Bunu açıklayın) dedim. AKP'lilere (Biliyor musunuz siz?) dedim.
(Biliyoruz biz, biliyoruz) dediler. Neyi biliyorlarmış. Şimdi bütün Türkiye
öğreniyor ne olduğunu bu çıkanla. Yeni üs kurulmasını öngörüyormuş askeri
şey. Sadece o değil, anlaşmada bizim Kuzey Irak'a ne kadar girebileceğimizle
ilgili kısıtlama da var. Bir yay çizilecek. 20-30 kilometre diye...Ben
zorlayınca, Başbakan ifade etti, hatırlıyorsunuz. Bu değil ki, hepsinin
görülmesi lazım.'' Meclis'in yetkisinde olan bir konuyu düzenleyen
anlaşmanın, Hükümet anlaşmasının Meclis'in bilgisinden saklandığını belirten
Baykal, ''Meclis izin vermeden kimsenin yapamayacağı bir anlaşmanın
içeriğini bizden saklıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Bu son tabloyla bu
ortaya çıktı. Bunu takip etmeliyiz. Bunu çok önemli sayıyorum'' dedi.
|