ALİ YILDIRIM
HACI BEKTAŞ
DERGAHI
ALEVİLERE
AİTTİR!
Her
inancın o inanca göre kutsal olan ziyaret makamları vardır.
0 inancın oluşmasında, tarihinde ve yaşamasında
bu makamların çok özel bir yeri bulunur. Hacı Bektaş
Dergahı da Alevilerin “Serçeşme”si, kutsal mekanıdır.
Her yı1 yüzbinlerce Alevi yurt içinden ve dışından
Sulucakarahöyük’teki Hacı Bektaş Dergahına koşarlar.
Hacı Bektaş Dergahı bir bakıma Alevilerin Kabesi’dir.
Nasıl Müslümanlar “hac” için Kabe’ye, Hıristiyanlar Küdüs’e
gidiyorlarsa Aleviler için Hacı Bektaş Dergahı’nın
anlamı da odur. Aleviler Hacı Bektaş’ta kendilerini yani
insanı bulurlar. Ziyaretlerini yapıp, kurbanlarını
kesip, semahlarını dönerlerken tüm insanlarla cancana olmanın
coşkusunu yaşarlar.
Hararet
nardadır sacda değildir
Keramet
baştadır tacda değildir
Her
ne arar isen kendinde ara
Kudüs
‘te, Mekke ‘de Hac ‘da değildir
Alevi
felsefesinin, inancının, kültürünün bir gereği olarak
Hacı Bektaş Dergahı’nı ziyaret etmek isteyen
Aleviler açısından ortada hüzün verici trajik bir durum sözkonusudur.
Aleviler Hacı Bektaş Dergahı’nda inançlarının
gereğini yerine getiremezler. Sözgelimi bir cem yapamazlar. Çünkü
Hacı Bektaş Dergahı 1926’da kapatılmıştır.
Uzun yıllar kapalı kaldıktan, içindeki eşyalar çarçur,
binaları harap olduktan sonra kısmen onarılarak 1964 yılında
ancak “müze” olarak açılmıştır.
Alevilerin
inanç merkezi olan Hacı Bektaş Dergahı bugün bir müzedir.
Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne işletmesi ise
Kültür Bakanlığı’na aittir. Dergahın başında
dede ya da dedeba değil bir müze müdürü bulunmaktadır. Orada
hizmet edenler gönüllü canlar değil resmi devlet memurlarıdır.
Hacı Bektaş Dergahı bir müzedir ve inançlarının
merkezi olan bu makamı ziyaret etmek için Aleviler bilet alıp
para ödemek zorundadırlar. Bu ziyaretlerini diledikleri anda da
yapamazlar, ziyaret için müzenin mesai saatlerine göre de açık
olması gerekir.
Halbuki,
aynı Dergah avlusunda bulunan ve II. Mahmut tarafından Alevileri
asimile etmek için yaptırılan cami 7 gün 24 saat ibadete açıktır.
Camiye gitmek için kimseden bilet istenilmez, mesai saatine bakılmaz.
Aynı
avlu içinde bulunan camide ibadet özgürce sürerken Meydanevi’nde
Alevilerin inançlarını yerine getirememesinin izah edilmesi mümkün
bir durum değildir. İki farklı statü ve iki farklı
uygulamanın sözkonusu olmaması gerekir. Laik ve yurttaşları
arasında hiçbir bakımdan ayrım gözetmeyen devletten
beklenen bu çelişkili ve ayrımcı durumun biran önce
ortadan kaldırılması için Hacı Bektaş Dergahı’nın
gerçek sahipleri olan Alevilere bırakmasıdır.
Hacı
Bektaş Dergahı’nın Alevilere bırakılması
Alevi kimliğinin ve varlığının tanınması
açısından çok önemli bir adım olacaktır.
Boz
atlı Hızır yardımcımız olsun. |