|
|
|
Ali Kaykı
Alevilik nereye gidiyor?
‘YARADILANI SEVERİM YARADANDAN ÖTÜRÜ’ Aleviliğin en büyük
düşünürlerinden biri olan Şeyh YUNUS un yani KOCA YUNUS un
bu sözlerini sanirim artık her Alevi biliyordur! Pekiyi bu
bir cümlenin derinliğinden anlayabildiğimiz nedir?
Tabii herkes kendine göre bir yorum çıkarır, fakirin Acizane
yaptığı gibi! Bu, bütün varlık alemine bir göz ile bakmak,
bütün varlık alemini bir göz ile görmektir. Yani 73 millete
bir nazar ile bakıldığı gibi! Bu ayni zamanda Aleviliğin
temel prensibidir, olmazsa olmazıdır. Aleviliğin derinliği
tasavvuftadır, tasavvufun başlıgı da budur! Yani Vahdet-i
mevcut Vahdet-i Vücutta toplamıştır ya da mevcut olan herşey
O bir Vücuttan meydana gelmiştir. Eğer bunu kabul ediyorsak,
Alevilik hangi dinin devamıdır hangisinin içindedir,
hangisinin dışındadır ya da hangisinin neresindedir diye
kafa yormamız biraz abes kaçmıyor mu? Bizce, insanlarin
kendilerince bölüşmüş oldugu bütün dinlerin, inançların
insanlik için gerekli olanları, insanları ve insanlığı
ileriye taşiyacak olanlarının hepsi Aleviliğin içinde
toplanmış, insanı mükemmelliğe götüren yol olmustur.
İçerisinde Budhizm, Hinduzm, Şamanizm, Mazdahizm, Zerdüşt
ögretisi, Yahudilik, Hristiyanlık vs. olduğu gibi, bal gibi
de İslamiyet vardır. Hem de hamurunu İslamiyet ile
yoğurmuştur! Bu İslamiyet anlayışı da, Arap kültürünü,
geleneklerini savunan Emevi ve Abbasilerin sonra da
Osmanlının zorla dayattığı Sünni İslam değildir. Bu Kırklar
meclisinde kendi sırrına eren Muhammedin, Kırkların Serdarı
İmam Ali’nin, Onyedi Kemerbestin, Ehlibeytin İslam
anlayışıdır. Bu, Basra’nın üç taraflarında 950-1050
yıllarında kendi devletlerini kurmuş olan Karmatilerin İslam
anlayışıdır. |
|
Aydoğan Kekevi
"AB ile ABD arasında binamaz"
Son 2 küsur yıllık AKP döneminin icraatlarını
ve nedenlerini, içinde bulunduğu/muz siyasal durumu "summa
sumarium" olarak dile getiren bu yazı için sayın Rahmi
Yıldırım'a teşekkürler.
Yalnız Sayın Rahmi YILDIRIM'ın yazısına gelmeden önce son
gelişmelere kısaca bir kaç not düşelim:
......
ABD "demokrasi" öneriyor, ABD "demokrasi" götürüyor ama
demokrasinin bir parçası olan beğenip beğenmeme hakkıma bile
tahammül edemiyor; beğenmeme hakkıma ambargo koyarak sanki
"beşik kertmesi" imişiz gibi. zorla
kendisini "beğenmemi" istiyor. |
|
Berlin Okullarında
Verilen Din Dersleri ile ilgili Soru Önergesi
1 Drucksache 15 / 12 114 Kleine Anfrage15.
Wahlperiode Kleine Anfrage des
Abgeordneten Özcan Mutlu (Bündnis 90/ Die Grünen) vom 28.
Dezember 2004 (Eingang beim Abgeordnetenhaus am 29. Dezember
2004) und Antwort Unterrichtsbesuche durch die Schulaufsicht
Im Namen des Senats von Berlin beantworte ich Ihre Kleine
Anfrage wie folgt:
1. Wie viele Schülerinnen und
Schüler nehmen derzeit am evangelischen, katholischen,
jüdischen und islami-schen Religionsunterricht sowie am
Lebenskundeunter-richt in Berlin teil? (aufgeschlüsselt nach
Schuljahren und den jeweiligen Trägern)
Berlin Eyalet
Parlamentosu Milletvekillerinden Sayın Özcan Mutlu
nun din dersleri ile ilgili soru önergesi
1.Okullarda verilen din derslerinde
katılan öğrencilerin sayısı
evangelischer Religionsunterricht: 89.951
Schüler/innen
katholischer Religionsunterricht: 24.078
Schüler/innen
jüdischer Religionsunterricht: 734
Schüler/innen
islamischer Religionsunterricht der
Islamischen Föderation: 4.023 Schüler/innen Islam
dın dersı Islam Federasyonunun verdiği
islamischer Religionsunterricht
(Aleviten): 127 Schüler/innen
Islam dın dersi Alevilerin verdiği
Lebenskundeunterricht des Humanistischen
Verbandes: 36.688 Schüler/innen
Hayatbılgısı dersı her dınin anlatıldığı
|
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ,
özel eğitim kurumlarının eğitime yüzde yüz değil, yüzde üç
yüz katkı yaptığını açıkladı...
Elbet, bir soru geldi aklınıza:
''Nerede yaptı bu açıklamayı?''
İskenderun'da Fethullah Gülen 'e
yakınlığıyla bilinen ''Özel Gülen İlköğretim Okulu''
nun açılış töreninde...
Bakan Çelik, İskenderun 'da yaptığı
konuşmada neyi amaçlıyordu?
CHP Denizli Milletvekili, TBMM Milli
Eğitim Komisyonu üyesi Mustafa Gazalcı yanıt verdi:
|
PENCERE İLHAN SELÇUK
Eskilerin ''fikr-i
takip'' dedikleri nedir?..
Hikmet Çetinkaya 'nın
Fethullah Gülen 'e ilişkin ilk yazı dizisi 1976 yılında
Cumhuriyet'te yayımlanıyor; İzmir, Kemalpaşa, Kazdağları'nda
Fethullah Gülen'in öğrenciler için kurduğu irtica kampları
tanıtılıyor.
Yıl 2005!..
Bugün Cumhuriyet'te
Hikmet'in kaleminden ''Fethullahçılarda İç Hesaplaşma''
yı okuyacaksınız...

Çetinkaya'da fikr-i
takip var...
|
Metin
Golbol
GÖKYÜZÜNDE HZ.
ALİ'NİN ZÜLFİKARI
Kılıcın boyu, 3.4 km. Eni, 1.2 km. Sabah saat 6.33'den
9.15'e kadar bozulmadan kalmıştır. Bu
görüntünün dışında gökyüzünde
başka hiç bir görüntü yok idi.
Kılıcın uç kısmı Dapur Tepesi
tarafında, kabza kısmı Til Tepesi
tarafındadır. İki tepearası
15 km'dir.
|
EYLEN YOLCUM
Eylen yolcum eylen
bir su vereyim
Susuz çöller aşmadın
mı yaralı
Hüseyn’ in cemali
vardır yüzünde
Beni mahrum etme dost
ellerinden
Şah yollarından
|
|
Mehr Islam an Berlins
Schulen
An
Berlins Schulen wird immer mehr islamischer
Religionsunterricht erteilt. Derzeit besuchen diesen
Unterricht 4.150 Grundschüler, 1.134 mehr als im Schuljahr
2003/04, wie Bildungssenator Klaus Böger (SPD) dem
Abgeordnetenhaus gestern mitteilte. Das sind insgesamt 2,8
Prozent der Kinder in den Klassen 1 bis 6. Die
Teilnehmerzahl beim Angebot der Islamischen Föderation wuchs
um mehr als ein Drittel auf über 4.000 an 37 Grundschulen,
Berlin
Okullarinda gittikce daha fazla islam din dersi veriliyor.Su
anda islam din dersi alan ögrenci sayiyi 4150. Gecen sene
ile karsilastirilinca 1154 kisilik bir artis var.Egitim
senatörü Klaus Böger in bildirdigi gibi.Islam federeasyonu
37 okulda islam dersleri verdigini ve ögrenci
sayisinin gittikce arttigini 1/3 e
ulastiklarini söylediler |
|
Irak’ta
'modern kadın' kıyımı
Irak’taki
şeriatçılar, kadın hakları savunucusu kadınları birer birer
öldürüyor. Kadınlar en az 30 kayıp verdi. Newsweek
dergisinin haberine göre iyi eğitimli, çağdaş, çalışan
kadınlar kurban seçiliyor. Başörtüsü takmayan kadınların
kafası kesiliyor; cesetleri kara
çarşaflara sarılıp ortalığa atılıyor. |
|
Kazım Balaban Kimlikler
ve inançlar: Sol ve Alevilik polemiği
Zaman zaman çeşitli platformlarda karşılastığımız Alevilik
ve Sol (Marksizm kavramları karşısında, grubumuzda da aktüel
olduğundan dolayı kısaca değinmek istiyorum.
Esas konuya girmeden önce buna benzer başka kavramı da gene
kısaca irdelemek istiyorum. Bu kavram da Alevilik ve Kürt
kavramı. Bazı Aleviler kendilerine etnik kökenleri
soruldugunda biz Aleviyiz diyorlar. Bu kavramı kullananların
genellikle eğitim düzeylerinin pek yüksek olmadığını,
sosyolojik bilgilerinin yeterli olmadığını, PKK veya Kürt
sorununa pek sıcak bakmadıklarını hemen eklemek gerekir.
Şiddeti ve ona bağımlı çözümleri kabul etmedikleri için
böyle söylerler. Ancak bu doğru bir deyim degildir. Her
insanin bir etnik kökeni vardır. İnanç ayrı bir kavram,
etnik köken ise başka bir kavramdır. Bunu pek çok
Alevi canımız ayırt edememektedir. |
|
İbrahim Ortaş
Öğretim Üyesi Profili Nasıl Düzeltilir-1
Üniversite Çalışanlarının Maaş Durumu Yoksulluk Sınırının
Üzerine Çıkartılmalıdır
Öğretim üyeleri profilinin beklenilenin gerisinde olması
berberinde çözüm önerilerin de düşündürmeye başladı. Sorun
çok boyutlu olup, çözümü ise temelde verimliliği ve
üretkenliği bünyesinde bulunduracak yeni bir Yükseköğretim
Yasasının hazırlanması ile sağlanacaktır. |
|
AKP İKTİDARINI YEŞİL
SERMAYE BESLİYOR
Bush'a yakınlığıyla tanınan Michael
Rubin, AKP iktidarının şeffaf olmayan kaynak kullandığını
ileri sürdü
Medya çekiniyor ''Middle East Quarterly''
dergisinde yazan Rubin, iç ve dış kaynaklı yeşil sermayenin
gelecek yıllarda Türkiye'deki laik sistemi yontacağına
işaret etti.
Makalesinde Türkiye'deki istatistiklerin
göstermelik olduğunu savunan Rubin, medyanın AKP'yi
sorgulamaktan çekindiğini vurguladı.
Yazıda, Erdoğan'ın yakınındaki bazı
kişilerin El Kaide ile bağlantılı şirketlerle ilişkisi
bulunmasının Amerika'da rahatsızlık yarattığı
kaydedildi.Rubin: Yeşil
sermayenindesteklediği AKP'yi
medya sorgulamaktan çekiniyor |
|
Rıza Zelyut
Amerika'daki çete...
George W. Bush, yani oğul Bush; 'Beni
başkanlığa Allah getirdi!' diyor.
Ve itiraf ediyor:
'Seçimlerde Demokrat Parti adayı Al
Gore'dan daha az oy almış olmama karşın; Allah beni başkan
yaptı.'
İşte bu itiraf; ABD'de demokrasinin nasıl
çeteleştiğini gösteren en açık belgedir.
Bush ile kendilerine Yeni Muhafazakarlar
diyen çete; ABD yönetimini hile ile geçirmiştir.
Çetenin ikinci işi, 2001'de 11 Eylül
saldırılarını düzenlemek oldu.
New York'u vurup binlerce insanı
öldürdüler, suçu da El Kaide adlı örgütün sırtına yükleyip
İslam dünyasına karşı son Haçlı Saldırısı'nı başlattılar.
ABD'deki çete bir doktrin hazırlamıştı:
Bush Doktrini.
Bu doktrinde, Libya, Suriye, Irak; haydut
devletler (Yani |
|
Kürtçü gazetecilere
kritik soru?
Akşam yazarı Nihat Genç, Türkiye'de
yaşanan Alevi, Kürt, Laz ve Türk ayrımcılğını konu alan bir
yazı yazdı. Genç, yazı arasında Kürtçü gazetelere şu soruyu
yöneltti.Akşam yazarlarından Nihat Genç, Türkiye'de yaşanan
sınıfsal ayrımı konu alan bir yazı yazdı. Zaman zaman
üzüntülerini bize aktaran Genç, Ermeni ve Kürtler'i savunan
yazarlara ve ortalık karıştıran ajan gazetecilere çattı.
Genç'in Kürtçü gazetelerde çalışan muhabirlere sorduğu soru
çok derin manalar içerdi. Genç,
"Dert bir değil" diyerek söze girdi. Benim
güzel halkım. Dükkanını açtın mı? Ortalığın tozunu aldın mı?
Çayını demledin mi? Telefonlarına baktın mı? Bugün olsun
üzme kendini. Allah bir kapı
açar. Allah hepinize sakin bir vicdan versin. |
|
Turap Tercan Aleviler
de Toplumsal hafıza kaybı
Biz neyiz, nereden gelip nereye gidiyoruz?
Günümüz Alevi toplumunda Aleviliğe ilişkin ciddi bir hafıza
kaybı yaşanmakta. Günümüz de "Aleviyim" demenin tarifi
"Alevi anne baba"dan gelmeyle özetlenen bir alevi
tanımlamasıyla karşı karşıyayız. Yani “yaşanan” ve
“özümsenen” bir Alevi kimlik tanımlaması degildir bu. Hal
böyle olunca arkadaşımızın birisinin belirttiği gibi; "Babam
Alevilik İslam’dır, hatta hakiki Müslüman biziz diyor. Ben
Alevilik kendi başına bir inançtır, fakat İslamdan da
etkilenmiştir diyorum. Oğlum da Alevilik yanlızca bir
felsefe bir yaşam bicimidir diyor. Ne yapacağız şimdi?" diye
soran, ne oldugu belirsiz Alevilik tanımlamasıyla (kimliği
ile) karşı karşıyayız. İşte bu örnek bile bize, bizi bir
arada tutan, bizi biz yapan ortak değerlerin ne kadar
erizyona uğradığını göstermeye yetiyorda artıyor bile. Bu
durum bir toplumun ne olduğuna
ilişkin yaşabileceği en büyük beyin çöküntüsüdür, hafıza
kaybıdır. |
|
İsmail ONARLI
ALEVİLİK ve BUGÜNKÜ
ALEVİLER NASIL ALGILANMALIDIR
Toplumumuz, dünkü ve bugünkü durumu,
olayları yanlış algılamaması için; kısa başlıklar halinde
düşüncelerimi yeniden dilendirerek, anımsatmak istiyorum:
1. Tarihsel ve Geleneksel Alevilik ile
bugün kendilerine Aleviyim diyenleri birbirinden kesin
hatlarıyla ayırmak gerekir. Ayrılmazsa için içinden
çıkılmaz. Nitekim bazıları ayırmadıklar için kafa karışlığı
yaratıyorlar. Alevilik; Sünnilik, İsmaililik, Zeydilik ve
Şiilik gibi İslami yorumlardan çok farklı bir yorum, yerel,
bölgesel ve ulusal kültürel bir sentez olup, onun için
de Heteri ve Heteredoks diyorum. Bugün yaşayan Alevilerin
büyük çoğunluğu sisteme entegre olmuş insanlardır. Ayrı
ibadet mekanları (cemevleri) olsa bile, Sünnilerin
çoğunluğu gibidüzene çok sıkı
bağlıdırlar... |
|
İsmail
Kaygusuz
İNKARCI DİYANET’İN
TUZAKLARI ve CEMEVİ GERÇELİĞİ
Diyanet’in Alevilere yeni
tuzakları belirginleşiyor
Bir süredir Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu Alevilik ve
Alevi-Bektaşi toplumuna ilişkin çıkışlarını yardımcısına
bırakmış olduğunu gözlemliyoruz. Kendisi bu geleneği bağlı
bulunduğu Devlet Bakanı Prof Dr. Mehmet Aydın’dan almıştı.
Onun 2002 yılının sonlarında Hürriyet, Milliyet ve Zaman
gezetelerinde yayınlanan söyleşi ve demeçlerinde dinsel
davranış ve eylemlerde “akıl tutulması” tutulması
kavramından sözetmiş; bir İlahiyat Profesör’ünden, İslam
Felsefesi hocasından beklenmiyen “İslamın Alevi yorumu
üzerinde bilgi yoktur; Alevi dünyasındaki düşünce ve bilgi
zenginliğini yeterince bilmiyoruz” demiş; bir Diyanet eylem
planının ve kurumun yeniden yapılandırlması hazırlıklarından
ve onun içinde “Aleviliğin de görünür olması” gibi birtakım
parlak düşünceler (!) de ileri sürmüştü. Devlet Bakanının
bu görüş ve düşüncelerini irdelediğimiz ve Alevi-Bektaşi
inancı açısından
olmazları sergilediğimiz yazının son paragrafında şunları
söylemiştik: |
|
 |
|
Ali Küçükahmet
Mehmed
Ali Hilmi Dedebaba’yla sohbet -II
Bu defa yağmurlu
bir gün. İnsanlar büyük kardan kurtulmanın sevinciyle yağan
yağmura aldırmadan kendilerini sokaklara atmışlar. El
kaldırdığım Göztepe/Gözcübaba minibüsüne itiş kakış
bindikten sonra oturabilecek yer bile buldum. Sırtımdaki
çantayı kucağıma almış sanki kapkaççılara kaptırmaktan
korkuyormuşçasına sıkı sıkı tutuyordum. Bu çanta benim her
şeyimdi. İçi bir kapkaççının –dijital fotoğraf makinesi
dışında- hiçbir işine yaramayacak malzemelerle doluydu. Bir
dürbün, bir büyük tornavida, bir lavabo fırçası, iki tane
–yolda para harcamamak için- evde doldurulmuş yarımşar
litrelik su şişesi ve içine peynirle domates konulmuş yarım
ekmek. Mezar taşlarını incelemek için gerekli malzemeydi
bunlar. Lavabo fırçasıyla mezar taşlarının yazılarını
kaplayan yosunları temizlemekte, tornavidayla yazıların üstü
kireç bağlamışsa kazımaktaydım. Mezarlıklar çok geniş bir
alanı kaplıyordu ve uzaktan Bektaşî mezarının –özellikle
kadın mezarı ise- olup olmadığını belirlemek için bu dürbünü
|
|
Ahmet Yaşar Ocak
Türkiye,İslam,Üniversiteler ve Sosyal Bilimler*
Mesleğime intisap ettiğim 1972 yılından itibaren, çalışma
alanım olarak Türk tarihi çerçevesinde İslam gibi, kısmen
Merhum Fuat Köprülü’nün, Abdülbaki Gölpınarlı’nın ve Osman
Turan’ın bazı makalelerinin dışında, o zamana kadar hemen
hiç çalışılmamış, çok problemli bir alanı tercih ettim. Bu
tercihte adı geçenlere, özellikle Fuat Köprülü’ye karşı
duyduğum hayranlık ve takdir hislerinin büyük etkisi vardı.
Bununla beraber, bu seçimimin altında asıl sebep olarak
belki, konunun günümüzle olan canlı ve problemli
bağlantısını, başka bir deyişle Türkiye’de sürüp gitmekte
olan iki kültürlülüğün altındaki İslam faktörünün Türk
tarihindeki rolünü ve bu rolün değişik alanlardaki
yansımasını anlama çabasını gösterebilirim. Çocukluğumdan
beri Türkiye’de bu konudaki tartışmalar hep dikkatimi
çekmiştir. Bu yüzden bu meselenin tarihsel boyutu bende
derin bir merak uyandırıyordu. Gençliğin verdiği bir aşırı
kendine güvenin doğurduğu cesaretle, belki daha doğru bir
deyişle, cür’etle, Türkler’in Müslümanlığı kabul ettikten
sonraki sosyo-kültürel tarihlerine yöneldim. Bu tarihin,
Fuat Köprülü’nün çok haklı tespitiyle, tasavvuf gibi çok
güçlü bir faktörün etkisinde oluşmuş olması, yapmak
istediğim çalışmaların ağırlık noktasının ister istemez bu
yönde olmasını gerektiriyordu. Ben de kendimi bu doğrultuda
yoğunlaştırmalıydım ve öyle de yaptım.
|
|
Berlin Okullarında
Verilen Din Dersleri ile ilgili Soru Önergesi
2
Drucksache 15 / 12 116 Kleine Anfrage15.
Wahlperiode Kleine Anfrage des
Abgeordneten Özcan Mutlu (Bündnis 90/ Die Grünen)
vom 28. Dezember 2004 (Eingang beim
Abgeordnetenhaus am 29. Dezember 2004) und Antwort
Islamischer Religionsunterricht im Schuljahr 2003/2004 Im
Namen des Senats von Berlin beantworte ich Ihre Kleine
Anfrage wie folgt:
1. Wie viele Schüler/-innen
wurden seitens der Eltern für die Teilnahme am islamischen
Religionsunterricht für das Schuljahr 2004/2005 angemeldet
und wie viele nehmen derzeit tatsächlich an diesem
Unterricht teil? (sortiert nach Trägern)
|
POLİTİKA
GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA
Fethullah Gülen 'in sağ kolu, 40 yıllık yol arkadaşı , Işık Evleri'nin,
okulların, Asya Finans'ın, Samanyolu TV'nin kurucusu Nurettin Veren 'in
anlattıklarını yazmak suç mudur?
Evet
suç!..
''Fethullah Gülen'in 40 yıllık arkadaşı Nurettin Veren anlatıyor''
yazı dizim yargı kararlarıyla durduruldu...
Gülen'in avukatları Üsküdar Beşinci Asliye Hukuk Mahkemesi 'nde dizi
yazımın durdurulması için dava açtılar.
Mahkeme, avukatların başvurusu üzerine 2005/54 Sayılı 2 Mart 2005
tarihli kararıyla Fethullah Gülen'le ilgili yazı dizisinin 'ihtiyati
tedbiren' yayımlanmamasına karar verdi...
Gazetemizin hukuk bürosu, bu kararın henüz savunma alınmadan verildiğini
, yayını
durdurma kararına bugün itiraz edeceklerini söylediler... |
|
Savaş ÇOBAN
ANADOLU TARİHİNİ YENİDEN YAZMAK:“ANADOLU
BİLGELERİ”
Bu
toprakları aydınlatanlar düşünür ve ozanlardır. Onlar aynı zamanda Türk
halk kültürü ve edebiyatının da yaratıcılarıdır. Anadolu Bilgelerinin
büyük çoğunluğu halkın arasında yetişerek topluma öncü ve ışık
olmuşlardır. Türklerin tarihi anlatılırken onlara pek değinilmemekte,
sanki sadece sultanve padişahların hayat hikayeleri ve fetihlerden
oluşan bir tarihimiz varmış gibi okulda, kitaplarda tarih bilincimiz
doğmadan öldürülmektedir. Oysa tarihi yapan halklardır askerler olmasa
hangi savaş kazanılır, ozanlar, düşünürler olmasa ve onların yarattığı
kültür olmasa bir topluluk “ulus” olabilir mi? Tarihi, gerçekte tarihi
yapanları da işin içine
katarak yeniden yazmak gerekiyor… |
|
Taha Akyol Sosyal bilim ödülleri
TÜRKİYE Bilimler
Akademisi (TÜBA) bu yıl sosyal bilimler dalında iki profesöre "Bilim
Ödülü" verdi: Folklorcu Prof. İlhan Mehmet Başgöz ve tarihçi Prof. Ahmet
Yaşar Ocak.
TÜBA'nın yayın
organı olan Günce'nin son sayısında iki bilim adamının konuşması
yayımlandı. (www.tuba.gov.tr)Prof. Başgöz, kişi
adlarının 'sosyolojisini' inceliyor. |
|
Mehmet BULUT
Başbakan'a 'travesti
gibi' deyince tazminata mahkum oldu
GAZİANTEP'te yayınlanan yerel Zafer
Gazetesi'ndeki köşe yazısında, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'a, `Sat o zaman kendini bir
travesti gibi' sözüyle hakaret ettiği öne
sürülen Halil Eyüboğlu, 3 bin YTL (3 milyar
lira) manevi tazminat cezasına çarptırıldı.
Yerel Zafer
Gazetesi'nde köşe yazarı olan Halil Eyüboğlu, 14
Nisan 2004'teki Karakalem adlı köşesinde
Başbakan Erdoğa'a `Kıbrıs'tan sonra Kürdistan
mı?' konulu
bir yazı yazmıştı. Eyüboğlu, y
|
|
NEŞE DÜZEL Milli
ideoloji: Yahudi karşıtlığı
Yeni
bir milli birlik ideolojisi, Sabetaycılık hikâyesiyle oluşturuluyor. 28
Şubat'ta birbirinden kopanlar Sabetaycılık korkusunda birleştiriliyor
Anti-Sabetaycılık, yeni bir ittifak arayışıdır. İttifakta, AKP'den
grupların yanı sıra Kemalist, CHP'li, Alevi
insanlar da var. Sabetaycılıkta büyük rant var
ABD'yle önceliklerimizde uyum mümkün değil. İki ülkenin Irak politikası
örtüşmüyor, örtüşmeyecek. Irak, ABD'yle
gerginlik yaratmayı sürdürecek
|
|
Murat
Aksoy
Başörtüsü / türban tartışmasında eksik kalan ne?
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın Alman gazetesinde yer alan söyleşinin içeriği konusunda net
bir bilgimiz olmasa da, başörtüsü tartışmasında Başbakanın meselenin
çözümü için “mutabakat”ı önemsediği anlaşıldı. Bu tartışma zamanlama
açısından da önemli ve bu yüzden yarıda kesilmemeli. Yarıda kesilmemeli
derken asıl söylemek istediğimiz bu tartışmayı başlatanların,
tartışmadan kaçmamalarıdır.
Taraflar ve Görüşleri
Genel bir sınıflandırma
içinde konuya iki farklı yaklaşım söz konusudur. Bunlardan ilki türbanın
bir sorun olmadığını bu anlamda yapılan tartışmaları anlamsız bulan ve
sorunun hukuki olarak çözüldüğünü ifade eden görüştür. İkincisi ise bu
alanda bir sorun olduğunu ve mevcut bu durumun da her yıl sürekli mağdur
ürettiğini ifade eden görüştür.
İlk pozisyonu savunanlar
açısından bu tartışma anlamsızdır. Çünkü mesele hukuki olarak
çözülmüştür. Konu ile ilgili gerek Danıştay’ın gerekse Anayasa Mahkemesi
(AYM) kararları tartışmayı bitirmiştir. Bu kararlara ek olarak Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Dördüncü Dairesinin Leyla Şahin ile
ilgili vermiş olduğu ve Türkiye’yi haklı bulan kararı ile hukuki bir
zafer daha kazandıklarını ifade etmektedirler. (Karar kesinleşmiş
değildir. Leyla Şahin’in yapmış olduğu itiraz kabul edilmiş ve dava AİHM
Büyük Kurulunda yeniden ele alınacaktır.) YÖK Başkanından,
Cumhurbaşkanı’na geniş bir bürokratik kadro ile başta CHP olmak üzere
devletin laik nosyonuna vurgu yapan sol partiler de bu pozisyonda yer
almaktadırlar. Laik hassasiyetlere sahip bu kesim rejim
korkusu bağlamında yasakçı tavırlarını sürdürmektedirler. |
|
Mustafa Balbay TERÖR LAİKLİĞE
ZORLUYOR
Türk Metal Sendikası ve Uluslararası Avrasya Metal
İşçileri Federasyonu Başkanı Mustafa Özbek: Türkiye'nin ilk sorunu AKP
"Atatürkçülüğü, laik demokratik cumhuriyeti, ölümüne ne pahasına olursa
olsun savunmak zorundayız" diyen Mustafa Özbek şöyle konuştu: "Çıkış
mutlaka demokrasiyle, adına demokrasi dediğimiz bu sistemle sağlanmalı.
Çözüm yeri parlamentodur. Hükümetler oraya saygı duymak zorundadır.
Parlamentolar sorumluluklarını bilmek durumundadır. Ama parlamentoda
Türkiye'nin sorunlarıyla ilgili
bir tartışma olmuyor. Tayyip Erdoğan'ın aklına ne gelirse yasalaşıyor."
|
|
İlhan Selçuk
Bes vakit yetmez on vakit
kılın
Türkiye Muz Cumhuriyeti mi?..
Gazete
sayfalarında bir soru dolaşıyor:
-
Türkiye muz cumhuriyeti mi?..
Sorunun sorulması bile ne hale düştüğümüzün resmidir...
Başka
sorular da var:

-
Devletin çiğnenmesi yasak kırmızı çizgileri vardı, ne oldu?. |
|
Davut Sever Gündemi iyi
izleyebilmek
Alevi yol sayfasında Hak-der
eski yöneticilerinden sayın Bektaş Tosun hodri meydan diyerek bir
tartışma başlatmak istemektedir.
Yaklaşık iki yıldır Avrupa’da
ve Türkiye’de gerek gazete sayfalarında gerekse internet sayfalarında ve
formlarında büyük tartışmalar yaşandı.Görünen o ki sayın Bektaş Tosun
pekte takip edememiş, gündemi izleyememiş. Almanya federasyonu
tartışmalara noktayı koyarak ve Aleviliği İslami bir yorum olarak tanımlarken
Sunni ve Şii İslamdan farklı yorumlar ibaresini koymuştur. |
|
İsmail Kumcu
Demokrasi denen kavram
Eski
Yunanca’da halkın kendi kendini yönetmesi anlamında olmasına rağmen, o
dönemde toplumun sınıflara ayrılmış olması, köleliğin var olması ve
kölelerin oy verme hakkının olmaması yüzünden, ortaya çıktığı zamandan
beri gerçek anlamda halk yönetimi olma konumuna bir türlü gelememiştir.
Süreç içinde değer yargılarının değişmesiyle ülkeler ve toplumlarda
tartışmalar, yıpratıcı, kanlı mücadeleler sonucunda bu günkü anlamını
kazandı. Ancak bütün bu gelişime rağmen hala üzerinde tartışılan bir
kavram olup her ülkede yönetenlerin düşüncelerine, egemenlerin
yönlendirmelerine
göre anlam kazanmaktadır. |
|
Kedili karikatüre bir ceza, bir
beraat
Başbakan Erdoğan, kediye benzetildiği
karikatürü aynen yayınlayan yerel gazeteden de 10 bin YTL istedi. Ancak
mahkeme başkanı tazminat istemini reddetti.
Erdoğan, kediye benzetildiği için 5
bin YTL tazminat kazandığı karikatürü aynen yayınlayan Eskişehir'deki
yerel gazeteden de 10 bin YTL istedi. Ancak mahkeme başkanı, "Şiir
okuduğu için hapiste yatan Başbakan bu tür eleştirilere daha hoşgörülü
yaklaşmalı"
diyerek tazminat istemini reddetti. |
Bir
gazetemizin manşette belirttiğine göre RTE 'nin Başkan Bush 'la
-ayaküstünde sekiz dakika, çeviri nedeniyle dört dakika- görüşmesi
''Türkler Amerika'yı sevmiyor'' ve ''Türkiye ABD'nin gözünden
düştü'' diyen, Amerikan karşıtlığının Türkiye'de yüzde 82'lere
vardığını saptayan anketlere karşı mesajmış.
NATO toplantısından sonra RTE, Başkan Bush ve yanından ayrılmayan
yaver-i hası İngiltere Başbakanı Blair ile üçlü, ''ayaküstü derin bir
sohbete'' dalıyor ve sekiz (dört) dakikalık ''Bilal muhabbeti''
yaşanıyor.
|
|
Basel ve Cevresi
Alevi-Bektasi Kültür Birligi Hızır
cemi
27 Subat pazar günü Basel Hilton
Otelinde yapacagımız Hızır Cemi’ nde birlik inancında birleşelimAlevi
Felsefesinin ve inancinin gelecek kuşaklara taşınmasında önemli bir
yeri ve işlevi olan Basel ve Çevresi Alevi Bektaşi Kültür Birliği
yıllardir Cem törenlerini
Basel Hilton oteli
salonunda yapmaktadır, özü pak sözü pak tüm insanlar |
|
Selahattin Erol ÖLÜM
İYİLİĞİ !..
TBMM’de 2005 yılı Bütçe konuşmasında Başbakan
Erdoğan ne diyordu : “Ekonomik başarı,siyasal istikrarın sonucudur.”
Maşallah AKP’de siyasal “istikrar” tam !..
Milletvekilleri istikrarlı bir şekilde istifa ediyorlar !.. Turizm
Bakanı Erkan Mumcu’dan sonra, bugün
de Malatya milletvekili Süleyman Sarıbaş “Gördüğüm lüzum üzerine
AK Parti'den istifa ediyorum'' diyerek bu “istikrar adasını” terk
etti. Siyasi kulislerde dolaşan söylentilere göre, beş AKP
milletvekilinin daha istifası bekleniyor !..
İnsan bu yaşananları görünce, ister istemez,
DSP’nin bölünmesini hatırlıyor. O zaman da kimi DSP
milletvekilleri “gördükleri lüzum üzerine” , kimileri de Cem-Derviş
ikilisinin peşine takılıp “Türkiye’nin önünü açmak için”
partilerinden istifa
etmişlerdi. |
|
Baykal: İyi ki ülkede Aleviler var
Dünyanın en büyük cemevi olduğu ileri sürülen Mersin Hacı Bektaş Veli
Kültür Merkezi, dün törenle açıldı. Törene, 10 bin vatandaşın yanı sıra,
CHP yönetimi ve Genel Başkan Deniz Baykal, 50 CHP milletvekili ve DSP
lideri Zeki Sezer katıldı.CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal, Aleviler'in hoşgörülü davranıp Türkiye'nin temelini
oluşturduğunu belirterek, "Bu hoşgörü Ortadoğu'da olsaydı, bugün orada
çatışmalar olmayacaktı" dedi. |
|
Aleviler
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bugünkü haliyle Anayasa'ya aykırı olduğunu
söyledi. Ceviz Kabuğu programına katılan Alevi
temsilciler görüşlerini açıkladı. 'Aleviler diyanetin kalkmasını
istiyor mu' sorusuna cevap verirken Alevi temsilciler kendi aralarında
görüş birliğine varamıyorlar.Ceviz Kabuğu programında Hulki
Cevizoğlu'nun sorularını yanıtlayan Alevi cemaati temsilcileri Diyanet
İşleri
Başkanlığı'nın mevcut haliyle Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia ettiler. |
|