Riza Zelyut
Cumhuriyet'teki Fethullah Gülen dizisi neden yasaklandı?
İki gündür Türkiye; Dünya
Emekçi Kadınlar Günü'nde polisin gösterici kadınları
coplamasını konuşuyor.
İnsan haklarına da AB ölçütlerine de
açık bir saldırı olan bu coplamanın diğer yüzünü Milliyet
Gazetesi Yazarı Mehmet Y. Yılmaz ortaya koyuyordu: Beyazıt
Meydanı'ndaki o camideki her cuma namazından sonra yapılan
gösterilerin hangisi izinliydi? Neden onlara yumuşak
davranan polis, kadınlara şiddet uyguladı?
Bu tespitte vurgulanan gerçek
belliydi: Toplum polisi, açıkça yan tutuyordu; dincileri
koruyor; geriye kalanları dövüyordu.
Siyaset; polisi bir kez daha rayından
çıkartıyor; toplum gözünde polisi kötü kuvvet haline
getiriyordu.
Sıra adalette
Kolluk güçlerinin hükümetin emrine
sokulması süreci; şimdi adaleti de kapsayacak biçimde
genişletiliyor.
Mahkemeler; AKP'yi ve bu çizgidekileri
koruyan yargı odalarına dönüştürülmek isteniyor.
AKP'yi, AKP yöneticilerini
eleştirdiğiniz zaman kendinizi yargıç karşısında
buluyorsunuz. Sizden 10 milyar, 20 milyar lira tazminat
isteniyor; alınıyor da... Ondan sonra; 'Lanet olsun, bana
ne?' diyor; bildiklerinizi yazmaktan vazgeçiyorsunuz.
Bu biçimde mahkemelerde
süründürülenlerden birisi olarak; ama pes etmemiş birisi
olarak bu süreci derinlemesine yaşıyorum.
Hoca Üsküdar'da oturuyormuş
Cumhuriyet Gazetesi'nde Fethullah
Gülen'in arka planını anlatan bir dizi yazı yayımlanmaya
başlandı.
Dün konuştuğum Cumhuriyet Gazetesi
Yazarı Hikmet Çetinkaya'nın verdiği bilgiye göre dizi 15 gün
sürecekti.
Dizide anlatılanlar; Nurettin Veren'in
anlatımına ve geçmişte basına yansıyan bilgilere
dayanıyordu.
Nurettin Veren; uzun yıllar Fethullah
Gülen'in sağ kolu olarak çalışmış.
Bu yüzden kimsenin bilmediklerini
biliyor.
Onun; Fethullah hareketinin içyüzüne
ilişkin verdiği bilgiler; Türkiye'nin sürüklenmek istediği
iklimi çok açık gösteriyor.
Bu bilgileri, daha önce Aydınlık
Dergisi de dahil birçok yerde dile getirmiş.
Bu bilgilerin toplumla paylaşılması
kadar doğru ve doğal ne olabilir ki...
Dizi başlar başlamaz; Fethullah
Hoca'nın avukatları harekete geçerek; Üsküdar Adliyesi'ne
başvurmuşlar ve 'Fethullah Gülen'in kişilik haklarına
saldırı var; diziyi durdurun!' demişler.
Cumhuriyet Gazetesi; Sultanahmet
Adliyesi'nin bölgesi içinde yayımlanıyor.
Gülen'in avukatları Üsküdar'ı devreye
sokuyorlar.
Güya; Fethullah Gülen Üsküdar Emniyet
Mahallesi'nde oturuyor imiş.
Bütün dünya biliyor ki Fethullah Gülen
1999'dan beri Amerika'da...
Hatırlayınız
22 Haziran 1999.
ATV televizyon kanalında; Fethullah
Gülen'in topluma verdiği diyaloğ ve hoşgörü mesajlarının
sahte olduğunu gösteren bir gizli bant yayımlanmıştı.
Fethullah Gülen; bu banttaki
konuşmasında; yandaşlarına; 'Rejimin kılcal damarlarına
kadar girin!' talimatı veriyordu.
Akşam Gazetesi'nde köşe yazarı iken; o
dönemde; Gülen Grubu'na bağlı Gazeteciler ve Yazarlar
Vakfı'ndan köşeyazarı olarak, hoşgörü ve diyalogda yılın
yazarı ödülünü almıştım.
Fethullah Gülen'in gizli niyetini
gösteren kaseti yayımlanınca Ali Kırca, beni ve daha önce
aynı ödülü almış olan Prof. Toktamış Ateş'i akşam
haberlerine çağırıp görüşlerimizi aldı.
Ben; benim gibi barışa, hoşgörüye,
diyaloğa inanmış aydınların Fethullah Gülen tarafından
aldatıldığını; bu küresel kavramların da Gülen tarafından
istismar edildiğini söyledim ve aldığım ödülü reddettiğimi
kamuoyuna açıkladım.
Bu görüşlerim ertesi gün Cumhuriyet,
Akşam, Radikal gibi gazetelerde de yer aldı.
Buna benzer düşünceleri başka
köşeyazarları da dile getirdiler.
Fethullah Gülen, daha sonra bir
açıklama yapıp toplumdan özür bile diledi.
Sonra da Türkiye'den Amerika'ya gitmek
zorunda kaldı.
Halen orada ağırlanıyor.