|
GİYİMLE DAHA
İYİ MÜSLÜMAN OLUNUR MU?
Almanya ve Fransa’dan sonra İngiltere de özellikle eğitim kurumlarında siyasi
simge haline gelen giyim şekline “hayır” dedi.
İngiltere’nin Luton kentinde, çarşaf benzeri tesettür kıyafetiyle liseye devam
etmesine izin verilmediği gerekçesiyle Yüksek Mahkeme’ye başvuran Şabina Begüm
adlı 15 yaşındaki öğrenci açtığı davayı kaybetti. Öğrencilerinin %80’i Müslüman
olan Denbigh Lisesi de “Tesettüre uygun giyinenlerin daha iyi Müslüman olduğu
anlayışına” yol açacağı gerekçesi ile Ş.Beüm’ün okula tesettürlü gelmesine izin
verilmemesi, Mahkeme tarafından haklı bulundu.
Bilindiği gibi, Müslüman bir ülke olan Fas da da benzer uygulamalarda
bulunulmuş, bazı eğitim kurumları ve iş yerlerinde başörtüsü kullanımı
yasaklamıştı. Ayrıca askeri akademiye girmek, hostes ya da polis olabilmek için
de başörtü takılmaması istenmişti.
AİHM Başkan Yardımcısı Jean-Paul Costa’nın; “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
din ve devlet işleri arasında bir model belirlemediği, inanç özgürlüğü yasal
güvence altında olsa dahi devletin kanunlarla kısıtlama yapabileceği” şeklindeki
açıklamaları da gösteriyor ki; Avrupalı, da İslam’ı doğru yorumlayabilmekte.
Artık Batı ülkelerinde, resmi yerlerde kullanım için diretilen başörtüsü siyasi
kimlik, devlet düzenine başkaldırı ve kaos yaratmak için kullanılan bir silah
olarak görülmekte.
Türkiye’de 1960’ların ikinci yarısında başlayan başörtüsü tartışmaları 1980’li
yıllardan sonra dozunu arttırmış ve 1998’ de Türkiye’nin en önemli sorunlarından
biri olmuştu. 11 Eylül 2001’den sonra İslamı mercek altına alan Batı dünyası,
artık, başörtüsü eylemlerinin masum bir görüşü savunmaktan çok devlet düzenini
değiştirmeye çalışan radikal dincilerin hareket tarzı olduğunun bilincinde.
İslami Aydınlanma Oluşumu
|