Güncel ve Tarafsız Haber

Ayhan Çınar

Skandal !..

Fikret Başkaya, 11 yıl önce yazdığı yazıdan, 115 yıl öncesine ait bir kanun maddesine göre yargılanıyor!

Özgür Üniversite başkanı Fikret Başkaya, günlük bir gazetede 11 yıl önce yayınlanan iki yazıda, 12 Eylül cuntası dönemindeki yaygın ve sistematik işkence pratiğini eleştirdiği ve Sivas katliamında dönemin siyasi iktidarının sorumluluğunu hatırlattığı için, TCK’nın 159/1’uncu maddesine göre 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Söz konusu kanun maddesi 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu’ndan 1926 tarihli Türk Ceza Kanunu’na aktarılan, otokratik-totaliter, devleti kutsayan, “hikmet-i hükümetçi (raison d’État), bireyi aşağılayan, “hak yok vazife vardır” kuralını dayatan, özgürlükçü-demokratik anlayışa ve değerlere düşman zihniyetin eseri olan bir maddedir.

 

Söz konusu kanun maddesi, Türkiye’de düşünce (ifade) özgürlüğünün önündeki en büyük engeldir. Bu yasa maddesi yürürlükte kaldıkça, düşünce özgürlüğünden ve ‘demokratikleşmeden’ söz etmek asla mümkün olmayacaktır. Zira, söz konusu madde, sözde “devletin manevi şahsiyetinin tahkir ve tezyif edildiği” gerekçesinin arkasına gizlenerek, her türlü eleştiriyi engellemektedir. Oysa, devletin manevi şahsiyeti diye birşeyin olmayacağını bilmek için hukuk otoritesi olmaya gerek yoktur. Maneviyyât, irade sahibi insana mahsus bir şeydir. Toplum yaşamını düzenleyen kurallar ve kanunlar, evrensel etik değerlerden neşet etmelidir. Nitekim tiranlar, kanlı diktatörler de kanunlar çıkarabiliyor ama bu tür kanunlar insanlık vicdanı tarafından daha baştan ilga ediliyor ve hiçbir kıymet-i harbiyesi de yoktur.

 

Eğer, devletin politika ve uygulamalarını eleştirmek yasaklanırsa, ortada düşünce (ifade) özgürlüğü diye birşey de kalmaz ki, Türkiye’deki gerçek durum ne yazık ki, budur. Şimdilerde devlet aygıtının tüm gözeneklerine sirayet etmiş olan çürümenin (buna yargı sistemi de dahildir) temelinde, ifade özgürlüğünü yasaklayan 159 ve benzeri kanun maddeleri ve onun gerisindeki otokratik, totaliter, anti-demokratik, özgürlük düşmanı zihniyet yatmaktadır.

 

Bu durumda peş peşe çıkarılan uyum yasaları, ‘demokrasi paketleri” de, seyirciyi oyalamaya yönelik ideolojik manipülasyondan başka birşey değildir. Ve bu durum, Sicilya’lı yazar Giuseppe Tommasi di Lampedusa’nın (1896-1957), “Hiç birşeyi değiştirmemek için herşeyi değiştirmek gerekiyordu” deyişini hatırlatıyor. Nitekim, 159’uncu madde, yeni TCK yasa taslağında da aynen yer alıyor!

Orada yargılanan sadece Fikret Başkaya değil, aynı zamanda sensin, hepimiziz! 9 Eylül 2004 saat 10 da, Ankara 15.Asliye Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasını unutma...

Türkiye ve Orta Doğu Forumu Vakfı (Özgür Üniversite)

26 Ağustos 2004.

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com