|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Özdemir İnce Fazıl Say'dan şair Metin Altıok için ağıt Metin Altıok'un kızı ‘‘Cincibir’’ Zeynep, babasının anısına bir kitap hazırladı. Yanlış anımsamıyorsam kitap Dünya Yayıncılık tarafından yayımlanacak. Behçet Aysan'ın kızı Eren Aysan, ‘‘Dumanı hálá tüten kent: Sivas’’ başlıklı bir yazı dizisi yayımlıyor Cumhuriyet Gazetesi'nde. Sivas'a gitmediği için hayatta kalan Ahmet Say'ın oğlu Fazıl, uluslararası adıyla ‘‘Fazıl Say’’, Metin için bir oratoryo besteledi. Eserin dünya prömiyeri, Pirelli'nin sponsorluğunda 3 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapıldı (özellikle ‘‘gerçekleşti’’ demiyorum). * * * Kimileri unutmaya, unutturmaya çabalasalar bile kurbanların kızları ve oğulları ‘‘Sivas Katliamı’’nı unutmayacaklar, unutturmayacaklar. İşte bunun üç örneği. Asım Bezirci'nin, Hasret Gültekin'in, Nesimi Çimen'in, Uğur Kaynar'ın, Asaf Koçak'ın ve öteki kurbanların yakınları, edebiyat ve sanat dünyası Sivas'ı asla unutmayacak. İntikam almak için değil kuşkusuz. Sivas'ı mahkûm etmek için değil kuşkusuz. 2 Temmuz 1993 gününün Sivasını, Türkiyesini, hükümetini ve devletini yargılamak için... Devlet 2 Temmuz 1993 Sivas katliamının suçlularını yargıladı ama henüz kendini yargılamadı. Sivas da, Türkiye de yapmadı aynı şeyi. Alınan 37 can için henüz vicdan muhasebesi yapılmadı. 2 Temmuz 1993 gününün şiirleri, romanları, öyküleri, oyunları yazılacak; resimleri, heykelleri yapılacak. Türkiye'nin zihniyet ve ruh dünyası temizlenecek. Gözümün önünde bir sahne: 12 Eylül'ün ilk günleri. Ahmet Say'ın Çankaya'daki MESA sitesindeki gidiş katı dairesi. Ahmet'in Fazıl'la birlikte oturduğu ev. Metin Altıok, Ahmet Say ve ben bir ‘‘Ne yapmalı ?’’ içkisi içiyoruz. Belki de Ahmet ‘‘Türkiye Yazıları’’nı anlatıyor. Evde bir piyano var. Doğrusunu söylemek gerekirse piyano biraz şaşırtıyor beni. Ama Ahmet, Fazıl'ı anlatınca işin ciddiyetini anlıyorum. ‘‘Fazıl nerde?’’ diye soruyorum Ahmet'e. Dışarda futbol oynadığını söylüyor. Fazıl kaleci olmaya hevesleniyormuş. Ben telaşlanıyorum. Ahmet'e çıkışıyorum, piyanist olacak bir çocuğun kalecilik yapmasına izin verilir mi diye. Ahmet; ‘‘Çocuk hem piyano çalacak, hem futbol oynayacak, bir şey olmaz!’’ diyor. 10 yaşındaki Fazıl birkaç dakika sonra eve dalıyor, su içmek için. Bu sahneyi anımsıyorum işte. * * * İmaj Müzik'in gönderdiği Fazıl Say'ın ‘‘Metin Altıok Ağıtı’’nı gözlerim yaşararak dinledim. Başbakan Tayyip Erdoğan'a, AKP ileri gelenlerine ve milletvekillerine de öneririm: Bir odaya kapanıp dinlesinler bu oratoryoyu ve 2 Temmuz 1993 günü Madımak Oteli'nde düşünsünler kendilerini. 37 kurbanın arasında! O zaman, belki, iktidardaki sorumluluklarını biraz olsun hissederler ve suçluları ayak oyunlarıyla af kapsamına almaya kalkışmazlar! Hürriyet, 5.7.2003 Aleviyol, 5.7.2003 Kültür & Sanat
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |