Fakir Ali Küçükahmet
Hü Dost!
“Sufilik
ya da tasavvuf üzerine yazmak olanaksız denecek
kadar güç. Daha ilk adımını atar atmaz, uzanıp
giden sıra dağlar çıkıyor insanın karşısına,
ilerledikçe de, hedefe varmak gittikçe
güçleşiyor. Kişi İran tasavvuf şiirinin gül
bahçelerinde de kalabilir, teosofik
spekülasyonların dondurucu doruklarına da
çıkabilir; erenlere tapılan aşağı düzeylerde
kalabileceği gibi, Sufilik, Allah ve dünyanın
niteliği konusunda kuramsal tartışmaların engin
çöllerine de uzanabilir; sabahın gün ışığıyla
yıkanan, ya da serin akşamın morumsu sisine
sarılı yüce dorukların güzelliğinin tadına da
varabilir. Ancak gerçek olan, tasavvuf kuşu
Simurg’un yaşadığı o en uzak dağa pek az kişinin
vardığı. Öyle ki oraya varıldı mı bir kez, insan
bir de bakıyor, ulaştığı yer kendi içindeymiş
meğer.” Annemarie Schimmel
Gerçek
erenler yolunun talipleri, Hak Muhammed Ali’den
kendilerine kadar uzanan aşk zinciriyle
mürşidden talibe aktarılan bir duygu boyutunu
yaşarlar. Bağlamanın tellerinden samah dönen
canların ritmine karışan bu aşk atmosferi bu
yolun talibi canları sıkı sıkıya sarar. Bu
farklı atmosfere bir kez girmiş olan ahlâk-ı
Muhammedî ve aşk-ı Alî ile farklı bir boyaya
boyanır. Derecesi ne olursa olsun o can artık,
sokakta yürüyen, otobüse binen, alışveriş yapan
kısacası dünyada yaşayan öteki insanların
hepsinden farklıdır, hem de onların
yapageldiklerini o da yapıyor olduğu halde.
Böyle bir can
olmanın yolu elbette bir kâmil dedenin, babanın,
mürşidin önüne diz çöküp ikrar verip, tığ-bend
kuşanmakla başlar. Ancak bu tek başına yeterli
değildir. Tasavvuf denilen, hâl ilmi denilen,
Hak Muhammed Ali yolu denilen bu yolun
bilgilerine de ulaşıp öğrenmek gereklidir. Nasıl
ki bir kâmil dedenin dizinin dibinde başlamayan
tasavvuf kuru bilgiden ibaretse, bilgisiz
Muhammed Ali yolu da kuru duygudan ibarettir.
Bütün bunları
yazmaya fakiri sevk eden Ali Kaykı erenlerin
“Aleviyol” da yazmış olduğu ve her kelimesine
katıldığım hakikatlerdir. Duygusuz Alevilik
olmaz, ama bilgisiz de olmaz.
Aşk-ı niyaz
ederim erenlerim
Fakir Ali
Küçükahmet