Güncel ve Tarafsız Haber

Yusuf Eryigit

Fakirin Yogurdu

Sizleri bir konuya yogunlastirmaya calisacagim.
Tarihta hicbir hareket görülmemistirki lidersiz basariya ulasmis olsun.
Basarili olan her hareket er veya gec kendi liderini yaratmistir.
Basariya ulasamamis fakat ulasmak isteyenlerde yaratmislardir.
Demekki lider yaratmadan bir yere varilamiyor.
Bu lider daha sonra kendi kadrosunu olusturur.
Bu kadrolarda politika üretip tabani bilgilendirmeye calisir.
Daha sonra en alttakiler acilmis olan yoldan ilerler.
Sonucta olanlar olur.
Gerek basari gereksede tersi.
Önemli degil, ama kural budur.
Ìnsanlar hareket ettikce eksik ve yanlislarini görürler.
Hareket etmiyenlerse yanlis yapmazlar.
Tecrübe sahibide olamazlar.
Birseyde kazanamazlar.
Hareket halinde olnlar zaiatta verseler digerlerine göre kazanclidirlar.
Daha sonra oturup eksiklerini tespit edip yollarina yine devam ederler.
Cünkü birkez yola cikmislardir.
 
Bugünkü alevilige bakildiginda durum ihaleye cikarilmis arazinin durumunu andiriyor.
Her gelen bir kösesine gecekondusunu oturtuyor.
Hepside en güzel evin kendisininki oldugunu söylüyor.
Fakat ne altyapi var nede üstyapi.
Ne elektrik var, nede su.
Kanalizasyon sistemi ise hic yok.
Herkes kapisinin önüne bir kuyu acmis oraya pisliyor.
Etrafsa kokuyor.
 
Tamda burada kafayi yerden kaldirip gokyüzüne bakmak gerekiyor.
Yoksa topraga vura vura alinlar kel olacak.
Yani kafayi hep asagida tutmakla olmuyor.
Büyük oynamak ve büyüge oynamak gerekiyor.
Kafayi kaldirip modern sehirlerin olusum sistemini incelemek gerek.
O sehirler hangi asamadan gecerek son konumuna ulasti.
Negibi zorluklardan gecerek geldi.
Eger sehir gözden kacirilacak olursa, gecekondu mahallesine sikisip kalirsin.
Bu sonuca Dünya edebiyatini inceliyerek varilir.
Bugün ortada bir durum yasaniyor.
Oda sehri tanimayanlarin ve oradaki mimariyi farkedemeyenlerin,
mahalleyi dünyanin merkezi gibi görmeleri.
Süphesiz iyisiyle, kötüsüyle mahalle sehre aittir.
Ama sehrin kendisi hicbirzaman olamaz.
O adi üzerinde gecekondu mahallesidir.
Eger kafayi kullanip meslekte uzman mühendisler önplana cikarilirsa,
mahalle sehrin bir parcasi haline getirilebilir.
Yoksa harap olur.
Kaldiki mahalle bugün cok perisan bir durumu yasiyor.
Her tarafta anarsi kol geziyor.
Herkes guruplasmaya soyunmusk kendi gurubunu büyütmeye calisiyor.
Herkes engüzel yere binasini kurmaya calisiyor.
Herkes kendisine yakin olan hisim akrabasini etrafina toplamaya calisiyor.
Ìnsanlar mahalleye kapatilmis vaziyette.
Büyük sehirle iliski kurmaya kalkanlarin önleri kesiliyor.
Halbuki insanlara büyük sehrin önemi anlatilsa ve oralari gidip görmeleri saglansa,
mahallede büyük degisiklikler olacak.
Su anda is biryere gelip sikisti.
Oda muhtar artik mahalleyi yönetemiyor.
Belediye sistemine gecmek sart.
Kendi baskanini secmek zorunda.
Bu baskan heyetiyle birlikte mahalleyi bir seye benzetebilir.
Yani kendi liderini ve liderlik sistemini yaratmali.
Eger bu yapilamaz ise mahalleyi modern bir sehir diye yazip anlatmanin anlami kalmiyor.
Herkes yine yazip cizebilir.
Buna kimse birsey diyemez.
Ama bu icinde bulunulan gercegi degistirmez.
Orasi  bir gecekondu mahallesidir.
Peki bu mahallede yasayanlarda mahalleyi modern bir kente dönüstürecek kapasite varmi?
Asil sorunda burada.
Buda orada yasayan insanlarin iradesine kalmis birsey.
Ama her durumda denemekten korkmamak gerek.
Baktin yanlis gitti, hemen yanlisi düzelt.
Yanlis yapmaktan korkmamak gerek.
Degisik taktikler gelistirilmeli.
 
Peki bu yazilanlari kimse bilmiyormu?
Bilmez olurmu.
Herkes biliyor.
Ama bunun zorlugu var.
Ìste bu zorluk asilamiyor.
Bana göre bu konulara yönelip öneriler üretin.
Yoksa mahalle üzerine birkac laf edenin hemen pesine takilirsin.
Kaldiki o laf edenlerin ne amacla ettigini bilmiyorsun.
Herkes olaya kendi cikari acisindan yaklasiyor.
O laf edenlerin cogu mahalleyi tanimiyor bile.
Cünkü o  mahallede birgece bile kalmadi.
Ìsi bitenden sonra sehirdeki oteline geriye döndü.
Mahallede olup bitenleri anlatti ama para kazandi.
Onun icin gelmisti oraya.
Sende sandinki mahallenin sorunlarina isik tutmaya geldi.
Onun öyle bir sorunu yok.
O ancak mahallede sorunlar oldugunda gelir oraya.
Onun biryerlere haber yetistirmesi gerekiyor.
Cünkü onun isi o.
Onun isi sorun cözmek degil, kendi isini yapmak.
 
Lütfen artik otur ve sende kendi isini yap.
Artik su mahalleye bir ceki düzen ver.
Beynini atom hizina sok ve yeni birseyler üret.
Birak gecmiste yasayanlar olduklari vede hakettikleriyle kalsinlar.
Onlar bugünde yasiyorlar.
Hemde basucunda.
Ama sen farkinda degilsin.
Bir yere gitmediler.
Zaten gidecekleri biryer yoktur.
Ìnsanlik tarihine damgasini vurmus olan herkes bir bicimde etrafinda dolaniyor.
Onlarda bulunduklari ortama göre oynuyorlar.
O gecmiste yasayanlarsa sendin, bendim vede digerleriydi.
Yeminler olsun bunun ötesinde birsey yoktur.
Onun icin rica ediyorum su Kurani Kerimi aslina uygun aydin bir kafayla okuyunuz.
Orada anlatilanlarin hepsini almak zorunda degilsiniz.
Sadece isinize yarayani almaniz yeterli olacaktir.
Enerjinizi birde bu alana yogunlastirin.
Orada mecazi anlamda anlatilanlari cözmeye calisiniz.
Akilli bir yazar tarafsiz gözle yaklasip her türlü kitabi okuyup anlamaya calisir.
Sizlerde öyle yapiniz.
Bir anlamda okurken kitabin icine girin.
Onu okuyup gecmeyin.
Anlamini yüklemeye calisin.
 
Kolayliklar diliyorum.
VAR OLANIN DEVAMI
Asagidaki yazimi daha iyi anlasilir hale getirmek icin bu yaziyi yazma geregi duydum.
Kurani Kerimin bakara suresi 13.cü ayetinde aynen söyle yaziyor.
Onlara "insanlarin inandigi gibi sizde inanin" dendiginde, "yani bizde kafasi calismayan zavallilar gibi
inanalimmi?" derler
Haberiniz olsunki, kafasi calismayan düsük seviyeliler onlarin ta kendileridir; fakat bilmiyorlar.
Burada kastedilen acik bir sey var.
Oda kendilerinden öncekileri zavalli ve düsük seviyeli olarak görenlerin,
zavalli ve düsük seviyeli olanlarin bizzat kendileri oldugudur.
Dahada aciklamak gerekirse birileri bir zamanlar zavalli ve düsük seviyeli olarak yasamislar.
Bunlar birzaman sonra yeniden yasam bulduklarinda, kendilerinden öncekileri begenmemisler.
Kitapta diyorki: hic merak etme o kafasiz ve düsük seviyeli olan sen kendindin.
Yani bir zamanlar sen o olarak yasadin.
Simdiyse kendini begenmiyorsun.
Yani adamin begenmeyip sucladigi bizzat kisinin kendisi oluyor.
Buda gösteriyorki kisinin kendisi ölümsüz.
Sadece gidip, gidip geliyor.
Gidip gidip gelmesinin nedeni ise kendi karmasini tamamlamak.
Ìslamda yeniden dirilis varmi diyenler olaya birde bu yönden baksalar fena olmaz gibi geliyor bana.
 
Bir baska yerde diyorki: Ellerinin önden gönderdigi seyler yüzünden ölümü hicbir zaman istemeyeceklerdir.
Allah zalimleri cok iyi bilmektedir.
 
Ben bu isin hikayesini kendi sitemdeki yazilarimda cesitli boyutlarda anlattim.
Buradada diyorki: Ben seni bir zaman evine sokuyorum.
Sen orada Dünyada yasayacagin hayatin filmini yapiyorsun.
Yani zamani kendi ellerinle cizip bana getiriyorsun.
Bense o cizilen hayati, yani filmi sadece zamana koyuyorum.
Daha sonrada sen gidip yasiyorsun.
Bazi durumlarda zenginligi, bazi durumlardada fakirligi yasiyorsun.
Bunlarin hepside sana gerekli olan hayatlardi.
Fakirligi yasayinca Allahim al canimida kurtar beni diyebiliyorsun.
Ne zamanki zenginlige bulasiyorsun bukez yüz yasina bile gelmis olsan,
birtürlü ölmek istemiyorsun.
Yani zengin oldugunda zamanin dolmus olsa bile ölmek istemiyorsun.
Can bedenden cikmak istemiyor.
Ama zamanin bitti.
Ayakta duramiyorsun.
 
Bir baska yerdede diyorki: Halbuki sen daha önce yukariyi gördün.
Oralari taniyorsun.
Asil hayat bu dedin.
Peki nasil oluyorda hemen unutuyorsun?
Bunu hatirlatabilmek icinde kitaba acik, acik yaziyorumki uyanasin.
Eger uyanamazsan cok gec olacak.
Onun icinde sürekli uyariyor.
Peki neden uyariyor?
Kisi dünyada yasarken edindigi aliskanliklari disketine kaziyor.
Aliskanliklar adamin karakterine miknatis gibi yapisiyor.
Kötü aliskanliklari silip atmak cok zor oluyor.
Onun icin uyariyorki kötü aliskanliklari disketine sokmayasin.
 
Yukaridaki olaya bir baska ve ters yönden atifta bulunuyor.
Yukarida karsilastiklarinda senin ellerinle kazandiginin bir ürünüdür diyor.
Yani yukarida birtakim zorluklarla karsilastiginda kimseyi suclayamiyorsun.
Cünkü kazancin tümüde sana ait.
Begensende, begenmesende kazanan sensin.
Buda dünyada kazanilanlar oluyor.
 
Bir baska yerde kimsenin kimseye yardim edemediginden bahseder.
Bu oglunda olsa, kizinda olsa böyledir diyor.
Sadece ve sadece sen kendine yardimci olabilirsin birde Allah diyor.
Allahi her yerde yardimci olacak tek kisi olarak tanitiyor.
Bunun nedenininde herkesin can sisteminin Allaha bagli olmasidir.
Yani yaratici gücün Allahin kendisinin olmasidir.
Onun icin diyorumki sadece kendinize güvenin.
Kimseden size fayda yoktur diye.
Kitap yazacaksaniz kendi kitabinizi yazin.
Resim cizecekseniz kendinize ait olan resimleri cizin.
Siirde öyle baskalarida.
Sizin yüceltip arkasindan kostugunuz kisilerden size fayda yok.
Onlarda baslarinin derdine düsmüs vaziyetteler.
Herkes kendisini kurtarmaya calisiyor.
Bunaragmen illada dedigim dedik derseniz yolunuz acik olsun.
 
Bu yukarida anlattiklarimdan yola cikarak Ìsrail Filistin olayina,
Amerika Irak olayina isik tutabilirsiniz.
Onlar su anda uyuyorlar.
Birgün tepelerine bomba attiklarinin kimler olduklarini göreceklerdir.
Bu anlattigim olayida tipa tip bir baska yerde anlatiyor.
Yukariya ciktiklarinda adamlar baktilarki kendi kendilerini öldürmüsler.
Düzeltmeye kalkip bir sans daha ver dediler ama gec kalmislardi.
Daha sonra yine geldiler.
Yine belleklerini yukarida unutarak.
Yine ayni seyi yaptilar.
Cünkü bunlar vurusmaya alisik olan insanlardir.
Vurusmadan duramazlar.
Onun icinde bunlara vurusacaklari arenalar gerekli.
Orasi simdi öyle bir arena iste.
Vurus vurusabildigin kadar.
Ìki yil önce yazdigim BABA kitabimda bu olayi acikca anlatmistim.
Birisi yahudilik adina digeride islam adina vurusuyor.
Özünde ise olayin söylenenle bir ilgisi yoktur.
Özde sadece vurusma olayi vardir.
Yahudilikte, islamda isin cilasidir.
Bir baskasida bu ise hristiyanlik adina bulasir.
Digeride budizm adina.
Ama olanlar öz gercegi degistirmez.
Orada sadece vurusmak vardir.
Onlarda vurusuyorlar.
Ìyi vurusmalar.
Bu yukarida anlattiklarim ne derece gercege uygun bunu arastirin.
Olabilirmi, olamazmi?
Bunu anlayabilmek icinde önce Ílliada kitabini okumak gerek.
Hamlette bu olaylari anlatir.
Ve daha baska kitaplarida okuyarak bir yere varilabilir.
Bu kitaplari okumak aynen Tolkien,in yüzük toplamasina benzer.
Anahtarlari toplayip kapiyi acacaksin.
Yoksa Kurani Kerimi kuru kuruya okumakla olmuyor.
O zaman onu anlayamazsin.
O zaman olayin felsefi yönünü kacirir, dinsel yönüne saplanip kalirsin.
Oradada hurafelerle ugrasirsin.
Cünkü kapiyi acacak anahtarlari toplayamadin.
Cünkü kitabin anlasilmasi böyle oluyor.
Anahtarlari toplamadan kitap kendisini acmiyor.
Ondan sonra istedigin kadar oku.
Bunaragmen anladigini iddia edersen dilenci konumuna düsersin.
Önüne gelene fetva verirsin.
Bu yazarlik degildir.
Eger yinede israrli olursan kamaralarin gölgesinde cuma namazina gidersin.
Buda gösterise girer ve ibadetten sayilmaz.
Dahada israrli olursan sehir meydanlarina cadirlar kurarak oruc acarsin.
Oradada sana agayi oynatirlar.
En iyisi sen gel ve su kitabi adabina uygun yeniden oku.
 
Bu yukarida anlattiklarimdan yola cikarak sizlerde nelerle ugrastiginizi görün.
Birde o gözle bakin bakalim.
Bir gazeteci alevilik hakkinda iki satir yazi yazsa hemen bu sayfaya tasiyorsunuz.
O beni ifrit ediyor iste.
Halbuki onun yerine oturup iki satir kendinden bahsetsen emin olunki zevkle okuyacagim.
Onlar zaten yazacaklari yerlerde yaziyorlar.
Meraklisi arar ve bulur.
Gurubu bir müddet daha izliyecegim.
Eger ayni tempo devam ederseniz bana ceza verip beni atin bu guruptan.
Cünkü bos yazilari okumak istemiyorum.
Eger icerigi dolgun yazilara yönelirseniz bende kisisel olarak kendi katkimi koyarim.
Hepinize sevgilerimi iletiyorum.

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com