|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
|
Sivas Katliamı mahkumlarının "Eve Dönüş" yapabilecekleri Parlamento'da dile getirilmişti 23 Temmuz 2003 günü kamuoyunda "Eve Dönüş Yasası" olarak bilinen yasanın TBMM'deki 2. ve 3. Maddeleriyle ilgili görüşmelerinde, Meclis kürsüsünden Sivas Katliamı mahkumlarının "Eve Dönüş" yapabilecekleri hususuna dikkat çekilmişti. Konuyla ilgili tutanaklar şöyle: BİRİNCİ OTURUM Açılma Saati: 15.00 23 Temmuz 2003 Çarşamba BAŞKAN: Başkanvekili Yılmaz ATEŞ KÂTİP ÜYELER: Suat KILIÇ (Samsun), Mehmet DANİŞ (Çanakkale) -------0------- Şimdi, 2 nci maddeyi okutuyorum: Kapsam ve tanım MADDE 2. - Bu Kanun; a) Terör örgütü mensubu olup silâhlı mukavemet göstermeksizin kendiliklerinden veya vasıtalı teslim olanlar yahut kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılanlar ile yakalanmak suretiyle ele geçirilenlerden, terör örgütü tarafından işlenen suçlara; 1. İştirak etmeyenler, 2. İştirak edenler, b) Terör örgütü mensuplarına, hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösteren veya erzak veya silah ya da cephane tedarik eden yahut başka yollardan yardım edenler, Hakkında uygulanır. Bu Kanunda geçen terör örgütü terimi; siyasî ve ideolojik amaçla suç işlemek üzere kurulmuş 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile ceza hükümlerini içeren özel kanunlarda geçen teşekkül, cemiyet, silâhlı cemiyet, çete, silâhlı çete veya gizli ittifakı kapsar. BAŞKAN - Teşekkür ederim. Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Ali Rıza Gülçiçek söz istemiştir. Buyurun Sayın Gülçiçek. (CHP sıralarından alkışlar) CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Topluma Kazandırma Yasa Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, bugüne kadar yaptığım gündemdışı konuşmalar, hep yapıcı olmuştur ve olmasına da devam edeceğim. Yaptığım konuşmalar, Sayın Meclis Başkanımızın ve İktidar Partisi milletvekili olan arkadaşlarımızın da övgülerini almış bulunmakta ve bundan mutluluk duyuyorum. Değerli milletvekilleri, halen belleklerimizden silinmeyen ve yakın tarihte yaşanan, Malatya, Maraş, Çorum, Birinci Sıvas, Gazi Mahallesi ve İkinci Sıvas olayları unutulmuş değildir. Bu yaşanan olaylar, sıradan bir olay olarak değerlendirilemez; kendini bilmez üç beş kişinin çıkardığı söylenemez. Malatya'da, binlerce insan, "din elden gidiyor" diyerek, Alevî yurttaşlarımızın işyerlerine ve oturdukları mahallelere saldırarak tahrip etmiştir. Maraş'ta, "din elden gidiyor" diye, yine, Alevî yurttaşlarımızın oturduğu mahallelere saldırılarak, yüzlerce insanımız katledilmiştir; hamile kadınların karınlarındaki çocuklar şişlenerek öldürülmüştür, çocukların boğazları kesilmiştir. Yine, Çorum ve Birinci Sıvas olaylarında benzerleri yaşanmıştır. 2 Temmuz Sıvas olaylarında yaşanan vahşet halen gözlerimizin önündedir. Bu katliamı, bütün dünya ibretle izlemiştir. Madımak Otelinin önünde üç beş kişi yoktu. Sıvas'a organize ve planlı bir şekilde önceden gelen onbinlerce kişi, Madımak Otelinin önünde "cumhuriyet burada kuruldu ve burada yıkılacaktır" diyerek, oteli ateşe vermişlerdir. 37 aydınımız, sanatçımız yakılarak öldürülmüştür. Şunu belirtmek istiyorum: Sıvas'a ve Sıvaslılara haksızlık yapmak istemiyorum; çünkü, bunların çoğunluğu Sıvaslı değildi. Sıvas'ta, Alevîler ve Sünnîler, bin yıldır dostça yaşadılar ve yaşamaya devam edecekler. Ayrıca, Sıvas, cumhuriyetin temellerinin atıldığı bir kenttir. Yine, Gazi Mahallesinde yaşanan olaylar önceden bilinmesine rağmen, önlem alınmamıştır. Olaylar sonrasında 25 insanımız öldürülmüştür. Biraz önce belirttiğim gibi, bu olaylar, sıradan olaylar olarak değerlendirilemez. Yaşanan bu olaylar, önceden planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Bu olayların arkasında, bin yıldır, bu ülkede birlikte, dostça yaşayan insanları Alevî-Sünnî çatışmasına sürüklemek isteyen, içbarışımızı istemeyen, laik, demokratik cumhuriyetimizi yıkmak isteyen karanlık güçler ve şeriat özlemcileri vardır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşanan bütün bu üzücü olaylardan sonra, sevindirici olan, halkımızın ve toplumumuzun, hiçbir dönemde, bu karanlık güçlerin ve şeriat özlemcilerinin tahriklerine ve oyunlarına gelmemesidir ve hiçbir zaman da bu oyunlara gelmeyecektir. Sayın İçişleri Bakanımız, 2 Temmuzda yaptığım konuşmaya atfen, bu olaylardan ders çıkarmamız gerektiğini söylemiştir; ancak, tanık oluyorum ki, bu konuşmalarımızın hiçbir anlamı yoktur sevgili arkadaşlarım. Sonuç olarak, hepimiz ders çıkarmak zorundayız. Sıvas'ı eski Sıvas yapabilmek için, herkese görev düşmektedir. Başka Maraş, Çorum ve Gazi olayları yaşamamak ve içbarışımızı korumak için, birbirimize tahammül etmek, saygı göstermek zorundayız. Değerli milletvekilleri, Avrupa Birliğine adım attığımız ve adım adım ilerlediğimiz bir dönemde, çıkarılan yasalarla iyi bir süreç yakaladığımızı mutlulukla izliyorum. Bakınız, Avrupalıyla aramızdaki bir farkı dikkatinize sunmak istiyorum: 1993'ün 25 Mayısında, Solingen'deki olayın organize olmamasına karşın, üç beş gencin yaptığı bir eylemde yakılan evde ölen insanlara Alman Hükümeti sahip çıkmıştır. Yakılan bu evi ibret müzesi olarak düzenlemiş ve topluma kazandırmıştır. Bizzat Almanya Cumhurbaşkanı olaya sahip çıkmış ve ülkemize gelerek ailelere başsağlığı dilemiştir. Türkiye'de ise olaya kimse sahip çıkmamıştır. Madımak Oteli, bir ibret müzesi olarak açılması gerekirken, devletin katkılarıyla alt katı onarılarak lokanta yapılmıştır. Değerli milletvekilleri, gözünü kırpmadan insan öldüren kişileri sokağa salarak, insanlık alemini insanlığından utandıran suçları gerçekleştirenleri affetmek hiç kimseye bir yarar getirmez. Yasalar, bireylerin toplum içinde kendilerini daha güvenli hissetmelerini, daha mutlu olmalarını sağlamak için çıkarılır. Bu yasa, bu haliyle çıkarsa Türkiye kaybeder, insanların adalet duygusu zedelenir, iç barışımız bozulur. Mevcut yasa tasarısı, geçmişteki pişmanlık yasalarında daha farklı bir yasa tasarısı değil. Bu durumun yeni gerilmelere yol açacağı, toplumsal barışı bozacağı unutulmamalıdır. AK Partili arkadaşlarımız, ısrarla değiştiklerini, yeni bir sayfa açtıklarını söylüyorlar. Bu yasayı çıkarmakla yeni bir karanlık sayfa açtığınıza tanık oluyoruz. Bu yasayı çıkarmakla laik cumhuriyetin temeline dinamit koyan iç barışımızı bozan, karanlık güçlerin ve şeriat özlemcilerinin ekmeğine yağ sürüyorsunuz, fırsat veriyorsunuz ve olanak sağlıyorsunuz, yeni Sıvas'lara, Maraş'lara davetiye çıkarıyorsunuz. Değerli arkadaşlarım, önümüzde bir şans var, hem iç barışımızı korumak hem de Avrupa Birliğine girmeye çalıştığımız bir dönemde bu şansımızı iyi kullanalım ve tekrar başa dönmeyelim. Yaşanan olayların tekrar yaşanmayacağına siz dahil hiç kimse garanti veremez. Sorumluğumuzun gereği olarak tüm milletvekillerini sağduyuya davet ediyor, toplumsal barışın bozulmasının önüne geçilmesini temenni ediyor ve hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Gülçiçek. (... BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Torun. Madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Teşekkür ederim. Kabul etmeyenler... Teşekkür ederim. Madde kabul edilmiştir. ----------- MADDE 3. - Bu Kanun hükümleri; a) Her ne ad altında olursa olsun en üst seviyedeki yönetim biriminde yer almış olup, tamamı üzerinde etkili olacak şekilde terör örgütünü sevk ve idare edenler, b) Bu Kanun kapsamında kalmakla birlikte, hükmü kesinleşmeden önce hâkim huzurunda daha önceki beyanlarını reddeden veya bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istemediğini beyan eden failler, c) Haklarında bu Kanun ile 5.6.1985 tarihli ve 3216 sayılı, 25.3.1988 tarihli ve 3419 sayılı, 21.3.1990 tarihli ve 3618 sayılı, 26.11.1992 tarihli ve 3853 sayılı, 28.2.1995 tarihli ve 4085 sayılı, 26.8.1999 tarihli ve 4450 sayılı, 24.2.2000 tarihli ve 4537 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış bulunanlardan anılan kanunların kapsamına giren suçları yeniden işleyenler, Hakkında uygulanmaz. BAŞKAN - Teşekkür ederim. Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Kırklareli Milletvekili Sayın Mehmet Siyam Kesimoğlu; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar) CHP GRUBU ADINA MEHMET SİYAM KESİMOĞLU (Kırklareli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan Topluma Kazandırma Yasası Tasarısının 3 üncü maddesi üzerindeki Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekili arkadaşlarım, 3 üncü maddeyle tasarı kapsamının içine girmeyecek örgüt üyelerinin niteliği dile getirilmektedir. Bu noktada, terör örgütünü sevk ve idare eden en üst seviyedeki kişilerin aftan yararlanamayacağı belirtilmiştir. Üst seviyedeki yöneticiler yararlanamamakla beraber, terör eylemini gerçekleştirmiş olanlar tasarının diğer maddelerinde affedilmektedir. Terör örgütlerinin üst düzey yöneticilerinin tasarının kapsamına alınmaması göstermelik bir tutumdur. Tasarının bu genişlikte tutulmasını gizleyecek bir perde olarak hazırlanmıştır. Bu tasarı, sadece Kuzey Irak'taki teröristlerle ilgili değildir değerli milletvekili arkadaşlarım. Tasarıyla, aynı zamanda, Sıvas ve Sincan olayları ile Hizbullah davasından yargılananlar da bu kapsama dahil edilmektedir. Bildiğiniz gibi, Sıvas katliamının faillerinin yargılanmaları 7 yıl 10 ay sürdü. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesi, üçüncü temyiz incelemesi sonucunda, DGM'nin verdiği 33 idam kararından 31'ini onadı. Çeşitli hapis cezalarına çarptırılan 15 sanıktan 14'ü hakkındaki hüküm onaylandı. Bu yasa tasarısı, Sıvas katliamının sanıkları cezaevindeki mahkûmlarla ilgilidir. Bu yasa tasarısı, aynı zamanda, Hizbullahçı sanıklarla da ilgilidir. Bu tasarı yasalaştığı zaman, Sıvas katliamının sanıkları da, Hizbullah sanıkları da yarar göreceklerdir. "Eve dönüş yasası tasarısı" olarak da nitelendirilen Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı, geçmişte de çıkarılan pişmanlık yasalarından farklı değildir değerli arkadaşlarım. "Topluma kazandırma" adı pişmanlık yasasının özünü örtmemektedir. Öncekilerden farklı olarak, adına "pişmanlık yasası" değil de "topluma kazandırma yasası" denilmiş olması yalnızca biçimsel bir farklılık yaratmaktadır. Bu haliyle, tasarı, toplumun ihtiyaçlarından kaynaklanan ve toplumu kucaklayıcı bir tasarıdan çok, eskisi gibi, itirafçılıkla ayırımcılığı öne çıkaran bir tasarı olarak göze çarpmaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tam, terör bitti, askerlik kısaldı diye sevinirken, bölgenin yeniden karışması kaygı vericidir. Aslında, herkes, silahların sustuğunu; ama, teslim edilmediğini bilmektedir. Tersine, bölge, Öcalan'ın yakalanmasından sonra doğan sessizlikte, hükümetin atacağı adımları beklemeye koyulmuş, bölgede terör ortamını besleyen ekonomik ve siyasal koşulların üzerine gidileceği, toplumsal ve kültürel haklar konusunda demokratik adımlar atılacağı ümit edilmiştir. Ancak, bu yasa tasarısıyla ümitler boşa çıkmaktadır. Hükümet, AB'ye uyum yasaları çerçevesinde, kerhen birkaç yasal düzenleme dışında, bölgeyle hiç ilgilenilmemiş, bölgenin sorunlarına uzak kalmıştır. İtirafçılığı özendiren eski pişmanlık yasasını allayıp, pullayıp, yeniden getirerek, adeta işi çözeceğini zannetmektedir. Oysa, toplumsal barış için, önemli bir fırsatın yakalandığı bu dönemde, acilen yapılacak şey; 15 yıllık dehşet döneminin yaralarını şefkâtle sarmak olmalıdır. Bölgeyi yeniden kazanmaya dönük yatırım hamleleri ve koruculuğun tasfiyesi, boşaltılan köylerin yeniden imara açılması gibi adımlar atılmalıydı; ama, şu ana kadar, bunların hiçbiri yapılmadı. Adana'nın, Mersin'in, Diyarbakır'ın varoşlarında işsiz, aşsız, okulsuz, sıkışıp kalmış ve diğer birçok ile dağılmış, köylerinden, yurtlarından edilmiş milyonlarca insanın evine dönmesi için gerekenler yapılmalıdır. Terörle mücadele gerekçesiyle, köyleri boşaltılan insanların köylerine, evlerine dönüşleri sağlanmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eskisinden çok az farklarla, yine, polisiye yöntemlerle ve Doğu'da, dünyanın her yerinde olduğu gibi, onur kırıcı sayılan itirafçılık koşuluyla, çözüm yolu olarak, bu tasarı ortaya konuldu. Önce Tunceli Valisinin konvoyuna saldırıldı, sonra Süleymaniye'de 11 askerimizin başına çuval geçirildi, 60 saat eziyet edildi. Ardından gizli mutabakatın sonuçları bir bir uygulamaya konuldu. PKK-KADEK saldırılarının yeniden başladığına dair sinyaller var. Nedeni de, teslim olmayı aklından geçiren militanlara gözdağı vermek. Örgütün bu sefer arkasında büyük güçler var ki, bu da Süleymaniye olayı ile ayan beyan ortaya çıktı. Sonuçta, teröristin eve dönüşü yerine, kapalı kapılar ardında yapılan gizli mutabakatların sonucu kıvılcımlanan, 30 000 insanımızı verdiğimiz, terör geri döndürülmek mi isteniyor?!.. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı, insan onurunu zedeleyen, insanları kişiliksizliğe sürükleyen, teröristleri affeden, orta Vadede terörist faaliyetleri artıracak olan caydırıcılıktan uzak ve azı koruyalım derken, çoğunluğu feda eden bir tasarıdır. Adının "Topluma Kazandırma Yasa Tasarısı" olması, onun amacını ve sonucunu ortadan kaldırmaz, af niteliğini yok sayamaz. Eğer, terörün hiç uyanmamak üzere bitirilmesi düşünülüyorsa, çözüm, yarayı kaşıyacak uygulamalarda değil, yarayı saracak cesur adımlardadır. Bu denli terörün Avrupa Birliğine neden olmadığı sorusu, bu anlamda bize iyi bir örnek olabilir; çünkü, AB bugüne kadar silaha ve savaşa yatıracağı parayı emekçileri, işsizleri, muhtaçları gözeten sosyal politikalara yatırmıştır. Komşularıyla ilişkilerini düşmanlık üzerine değil, dostluk ve ticaret üzerinden kurmaktadır. İşte, biz de terörün bitmesini istiyorsak, önce, eve dönecek kişinin evini, işini, aşını sağlayacak politikalara, sosyal politikalara önem vermeliyiz, insanları kişiliksizliğe sürükleyecek bu tasarının yerine, öncelikli hedefimiz, bu olmalıdır. Demokratikleşme ve AB süreci, hem yasal düzenleme ve hem de pratik uygulama açısından ilerletilmeli; ama, bir taraftan da kalıcı bir iç barış sağlamanın somut düzenlemeleri gün geçirilmeksizin yaşama geçirilmelidir. Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu tasarı, gerekçesinde gösterilen toplumun huzuru ve millî dayanışma anlayışını temel alarak terör örgütü mensuplarını topluma yeniden kazandırmayı, toplumsal huzur ve dayanışmayı güçlendirmeyi sağlayacak bir tasarı değildir. Tüm bu nedenlerden dolayı, bu maddeyi dolayısıyla, tasarıyı olumlu bulmadığımızı ifade ederek sözlerimi tamamlıyorum. Yüce Meclisi şahsım ve Grubum adına bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kesimoğlu. (...) BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aslanoğlu. Sayın milletvekilleri, madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Teşekkür ederim. Kabul etmeyenler... Teşekkür ederim. Madde kabul edilmiştir. Aleviyol, 7.8.2003 Parlamento
|
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |