|
Turan Eser- PSAKD MYK Üyesi
AKP Hükümeti Eğitimde bir şeyhler
yaratmaya çalışıyor !
Milli
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 'Kimse öküz altında buzağı aramasın' diyor.
Oysa biz Aleviler buzağı değil, tuzağı arıyoruz!
18 ayını
doldurmuş olan AKP iktidarının, gerçek vizyonu ve misyonu açığa çıkmaya
başlamıştır. Özellikle YÖK tasarı, İHL (İmam Hatip Liseleri), Diyanet,
zorunlu din dersleri ve kadınlara daha eşit ve özgür biçimde yaşamasına
olanak tanıyacak pozitif ayrımcılık konusunda savunduğu politik
pozisyonu nedeniyle, rengi yeşil olan bir ideolojik yörüngede oturduğu
artık belirgin olarak ortaya çıkmıştır.
AKP 3
Kasım 2002 seçimleri sonrası, uzlaşmacı,ılımlı,mutakabat arama gibi
toplumsal hassasiyetleri dikkat eden bir taktiksel çizgide kalmaya özen
göstermeye çalıştı. Şimdi ise, halkın bahçesinde güven toplamaya dönük
popülist siyasetle, pragmatizmi oldukça başarılı kullanan AKP, gerçek
ideolojik kimliğine, yani arka bahçesine dönük dümen kırmaya
başlamıştır.
Biz
biliyoruz ki, Başbakan, Dışişleri Bakanı, TBMM Başkanı, Erbakan'ın
"fidanlığımız" dediği imam hatip cıkışlılardır. Biz yine biliyoruz ki,
AKP örgütü de imam hatip liseleri ağırlıklıdır.
Siyasal
dümenin kırılmasının sağlayan bu aktörler, ABD patentli ‘‘Ilımlı islam’’
tartışmasına denk düşen bu dönemde, rota değişikliği YÖK’le gündeme
getirmeleri, acaba yeşil kuşak projesi tekrar hortluyor mu? Sorusu
akılları meşgul etmektedir.
AKP’nin
‘‘yeni’’ yönelimleri ile 18 aylık iktidar döneminde uygulmaya koyduğu
neo liberal politikaları, şimdi ‘‘arka bahçe’’nin ideolojisi ile
harmanlanmaya çalışılıyor. İşte bu nedenle, AKP iktidarı YÖK,
imam-hatipler ve kadın hakları gibi hassas konularda, ‘‘arka bahçe’’
ideolojisini devreye sokmuştur.
AKP
iktidarının İmam Hatiplerin önünü açacak katsayi düzenlemesini ve İHL
kendi alanları dışında bir başka bölüme gitmelerini çağdaş ve bilimsel
eğitim açısından kabul etmek mümkün değildir.
59.
Hükümetin niyeti eğitimin ya da meslek liselerinin sorunlarini çözmek
degil, imam hatiplerin önünü açmaktır. Aleviler olarak, eğitimin ve tüm
kamusal alanın daha da gericileşmesine ve gerici kadrolarla
doldurulmasına seyirci olamayız.
Zorunlu
din dersleri, 80 bin kadrolu ve katrilyonluk bütçesi ile Diyanet kurumu
binlerce Kuran kursu ve İHL ile eşitlikçi ve laik sistemle taban tabana
zıt uygulamalarıyla, salt sunni islam propagandası yapan devlet
yapılanması, YÖK tasarısı ile daha da güçlenecektir.
YENİ TUZAK
KAPIDA
Bu
yetmiyormuş gibi, MEB çekmecesinde yeni bir proje daha durmaktadır. Bu
ise zorunlu din derslerinin yanı sıra uygulamaya konulucak olan, hem
ilköğretim, hem orta öğretim düşünülen "seçmeli din dersleri"
projesidir.
"Seçmeli"
din dersi yine sunni islam kaynaklı olup, diğer inanç gurplarını
kapsamayacaktır. Belli bir zaman geçtikten sonra bu "Seçmeli" din dersi,
"zorunlu" derse dönüşmesi ihtimali daha kuvvetlidir. "seçmeli din
dersleri"
Yani
eğitim sisteminin özgürleşmesi, özerkleşmesi ve demokratikleşmesi
gerekirken, AKP eliyle yeşile boyanmaktadır.
Devletin
sunni yapılanması biz Alevileri tedirgin etmektedir.
Anayasa'nın 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes dil,ırk, renk,
cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" deniyor. Fakat
uygulamadaki fiili durum ise, bunun tam tersidir. Alevi öğretisi hiç bir
derste öğretilmediği gibi, çocuklarımıza zorla sunni islam öğretilerek
asimile edilmeye çalışılmaktadır.
AKP’nin
Acil Eylem Planı kapsamında gerçekleştirmek istediği tüm projeler
aslında çağdağlaşmayı engelleyecek, sosyal hakların budandığı, ‘’arka
bahçe’’de kurgulanmış ideolojik yönelimlerini oluşturan parçalardır.
Laik, demokratik, ve sosyal hukuk devletinde eğitim, demokratik, özerk
ve bilimsel olmalıdır. Üniversiteler toplumun ve evrenselin sorunlarına
çözüm üreten bilim kurumları olarak kalmalıdır.
Ne
okullarımız ne de eğitim yeşile boyanamaz.
AKP
iktidarı temsil ettigi ‘’İSLAMLAŞTIRMA’’ anlayışını bilim yuvalarından,
üniversitelerden uzaklaştırmalıdır.
turaneser@pirsultan.org |