Güncel ve Tarafsız Haber

Hasan Kaya

Demokratik Kitle Örgütleri

Değişik nedenlerden dolayı, ülkemizde halkın toplumsal olaylar karşısındaki tavrı genelde sessiz, edilgen bir tavırdır. Ancak; bıçağın kemiğe dayandığı bazı olaylar karşısında bu tavrını sürdüremez. Tepkisini belli biçimlerde dışa vurur.

2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı sonrası, Alevi örgütlüğünün hızla gelişmesi bu tepkinin en belirgin örneklerinden biridir. Demokratik hak arama yollarından biri olarak; Demokratik Kitle Örgütlerinin Türkiye genelinde ve yurtdışında hızla yaygınlaşması bu tepkinin sonucudur.

Günümüzde, demokrasi salt seçme ve seçilme hakkının olması veya demokratik kurumların varlığı ile ölçülemeyecek noktadadır. Demokratik çoğulculuk gereği, halkın değişik yöntemlerle yönetime katılma ve/veya yönetimi denetlemesi hem olanaklı hem de gereklidir.

Mevcut Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler Kanunu halkın bu hakkını kullanmasının haklı zeminini zaten yaratıyor. Bilindiği gibi yüzde otuzlara varmayan bir oy çoğunluğu ile Türkiye de iktidar olmak olanaklıdır. Oluşan siyasal iktidarlar çoğulcu olmadıkları gibi çoğunluğun iktidarı da değillerdir. Bu başlı başına bir çarpıklıktır. Siyasal İktidarlardan bu çarpıklığın düzeltilmesini beklemek anlamsız bir bekleyiş olur.

Bu nedenle Demokratik Kitle Örgütleri ve Sivil Girişimlere büyük görevler düşmektedir. Halkın yönetime katılmasının ve yönetimi denetlemesinin değişik araç ve olanaklarının yaratılması gerekmektedir.

Siyaset kurumunun, rant sarmalı içinde sıkışıp kalmış politikacılarına asli görevlerini hatırlatmanın tek yolu seçim sandığı değildir. Politikacılara seçim sandığında görevlerini hatırlatma, çoğunlukla gecikmeli bir hatırlatma olabilmekte. Bazı görevlerin hatırlatılmasındaki gecikmeler, toplumsal sorunların katlanarak çoğalmasına ve yaraların derinleşmesine neden olabilmektedir. 2 Temmuz 1993’da yaşanan katliam da böylesine bir olaydır.

2 Temmuz 1993’den bu yana, 11 yıl geçmiş olmasına rağmen; bu olayın yaraları henüz sarılmış değildir. Katliamın bazı sanıkları olaydan sonra yurtdışına kaçmış, geri alınmaları konusunda henüz ciddi bir girişim yapılmamıştır. Bunlar yurtdışında elini kollunu sallayarak dolaşırken, yargılanıp ceza alanların tutukluluk hallerinin sona erdirilmesi sürekli gündeme gelmektedir.

Bu süreç içinde katliamın yaşandığı Madımak Oteli Kebap Salonuna dönüştürülmüştür. Almanya, Solingen örneğinde olduğu gibi dünyanın her yerinde böylesine olayların yaşandığı mekanlar müzeye dönüştürülürken bizde aymazlık düzeyinde ki bu vurdumduymazlık kabul edilemez.

2 Temmuz 1993’de devletin açık ihmali, güvenlik güçlerinin olaya yetersiz müdahalesi, kaçan sanıkların iadesi ve Madımak Otelinin Müzeye dönüştürülmesi taleplerinde bulunan  bir çok kurumun resmi makamlar düzeyinde yaptığı tüm girişimler ne yazık ki görülmezden gelinmiştir. Kurumlar düzeyinde yapılan her girişim bu kurumların üye ve yakın çevresinin bir talebi olarak görülmek yerine, Kurumların yöneticilerinin ‘işgüzarlığı’ olarak algılanıp ciddiye alınmamıştır.

2 Temmuz Kültür Merkezi Barış ve Dostluk Müzesi Girişimi’nin başlattığı İmza Kampanyası ve diğer etkinlikleri bu taleplerin salt Demokratik Kitle Örgütlerinin yöneticilerinin bir talebi olamadığını ve bu konuda oluşmuş duyarlılığın, Alevi duyarlılığı olmanın ötesinde her kesimden ülke insanının paylaştığı duyarlılık olduğunu göstermek istemesi anlamlıdır.

Türkiye insanını yakanlar ve yakılanlar olarak bölmenin kimseye bir yararı olmadığını ve bu katliamı gerçekleştirenlerin toplumsal barışı dinamitleyen çağdışı, gerici bir düzen özlemi içinde olan küçük bir azınlık olduklarını göstermek gerekmektedir.

2 Temmuz 1993’den önce ve sonra da bir çok aydın yazar ve gazetecinin katledilmesi ile süren saldırılar geçen yıl İstanbul’daki bombalama olayları ile doruğa çıkmıştır. Bu tür olaylar karşısında tepkimizi yeteri kadar göstermediğimiz içindir ki bu kesimler eylemlerini sürdürebilmişlerdir.

2 Temmuz Kültür Merkezi Barış ve Dostluk Müzesi Girişimi başlattığı etkinliklerle ülke insanının bu tür olayları onaylamadığını göstermenin platformu olarak, Sivas Madımak Otelinin Kültür Merkezi ve Müzeye dönüştürülmesini sağlayarak ülke insanının bu tür olaylara ve katliamlara bakışını göstermenin yanı sıra lanetlediğinin sembolü olabilir.

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com