Güncel ve Tarafsız Haber

Yücel Feyzioğlu

Danışman...

İlçe kitaplığında karşılaşırdık. Her öğleüstü yaşlı bir arkadaşıyla oraya gelir, sohbet ederdi fısıltıyla.  Ciddi gazeteleri dikkatle okur, bazı makale ve yazıların fotokopilerini çekip dosyasına koyardı. Emekli bir insanın ne işine yarardı bu kadar yazı? Merak ederdim. Bakışlarımı yakalayıp ince bir davranışla beni de sohbete çekmek isterdi. Sözcükleri seçerek yavaş konuşmasından beni kaçırmak istemediğini sezer, yaşlıların zaman öldürmeye gereksinimi olduğunu düşünüp uzak dururdum. İnsanlar daha içten ve saygılı davranırdı ona. Bu ilçede büyümüş, eğitimini tamamlayıp buraya dönmüş, belediye meclisine seçilmiş, yükselmiş, yirmi yıl hakkıyla kaymakamlık yaparak halkın sevgisini kazanmış bir kişilik olduğunu öğrendim sonra. Adı Brückner’di.

Zonguldak’tan gelen ilk madencileri anlattı bir keresinde. İlçeye olan katkılarından saygıyla söz etti...  Onların karşılaştıkları güçlükleri, güçlüklerin üstesinden nasıl geldiklerini anılarına dalarak sıcacık bir somun gibi çıkarıp sundu bana...

Güneşli bir sonbahar günü kitaplığın önünde karşılaştık yine. “Kaç gündür gelmiyorsunuz, ben de sizi arıyorum,” dedi. Kapıyı açıp yol gösterdi. Tüm ısrarlarıma karşın önden geçmedi; ilk geçen olduğum için yüzümün kızardığını fark ettim. Koluma girdi: “Size danışacağım bir konu var, kafeteryada oturabilir miyiz?” Sesi her zamanki gibi yumuşak, anlamlı, derin, ölçülüydü. Hep acelem olduğunu gözlemiş olmalı ki: “Sizi çok tutmayacağım,” dedi, uygun bir yer bulup oturduk. “Çeşitli konularda halkın görüşünü öğrenmek için bazan Strasbourg’a çağırıyorlar beni. Avrupa Birliği komisyonlarına bilgi veriyorum,” diye kısa bir açıklama yaptı. Sonra kestirmeden asıl konuya girdi: “Bu kez Türkiye’nin üyeliği konusunda halkın görüşünü soruyorlar.” Yüzüme dikti bakışlarını. Bir an duraladım. Sayın Brückner’e karşı ilgim arttı. “Bu kadar önemli bir kişiyle mi tanışıyorduk?” dedim, gülümsedi. “Yok yok, gönüllü danışmanlık işte. Yaşlı insan başka ne işe yarar?” Acaba bana sitem mi ediyordu?.. “Özür dilerim,” dedim. Kolumu yumuşacık okşadı, söze nasıl girmeliydim? Acemi bir iki cümleden sonra: “Halkın görüşü nasıl acaba?” diye sordum. “Olumsuz,” dedi. “Çoğunluk da yanılabilir,” dedim, bu kez onun ilgisi arttı. “Aslında hem haklı hem haksız yanları var,” diye devam ederken, “Peki siz ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Türkiye’nin neden üye olması gerektiğini anlattım. Bazı konularda itiraz etti. O konuları açma gereği duydum. Hiç bir şey söylemeden, olumlu olumsuz hiç bir mimik belli etmeden ayrıntıları sabırla dinledi,  teşekkür etti. İkna edemediğimi düşünerek olayın üstünde fazla durmadım. Aradan  birkaç hafta geçti, yine kitaplıkta karşılaştık. Hal hatır sorduktan sonra gidip gitmediğini öğrenmek istedim. “Gittim,” dedi. Soran bakışlarımı gözlerinin içine diktim. “Halkın görüşünü aktardım,” diye yanıtladı. “Ya sizin?” diye çekinerek sordum. “Merak etmeyin, sizin görüşünüze yakın şeyler söyledim...” 

Karşılaşmalarımız, kısa söyleşilerimiz sürerek aradan bir yıl daha geçti. Yine bir gazete kopisini dosyaya koymakla meşguldü. Kopiyi çıkarıp havada salladı beni görünce. Yaklaştım, elimi coşkuyla sıktı: Eğitim ve kültür bakanlığının “çocukların kafasında fantastik dünya açan 20 kitap seçkisi”ni kamuoyuna tanıtan haberdi elinde tuttuğu. Kitaplardan biri de benim, “Die Zauberzitrone-Sihirli Limon” adlı masal kitabımdı. Sonra dosyayı önüme sürdü. T.C. Kültür Bakanlığının büyük destek verdiği o muhteşem Hitit ve Troya sergisini anlatan haberlerdi. Bir milyona yakın insan izlemişti sergiyi. Bir kopi daha: ‘Dansın Sultanları’ndan bir görüntü. Başlıkta şöyle yazıyordu: “Bu yorumla bütün sınırları alt üst ettiler”.

Sayın Brückner elini omuzuma koydu. Yumuşacık, fısıltı halinde:“Artırın bu haberleri,” dedi.

Kitaplığa her girişte onun oturduğu yere bakıyorum. Sandalyesi boş şimdi. Üç dört aydan beri gelmiyor. Yalazlanıp büyüyen bir sızı var içimde, gidip sormaya korkuyorum... 28 Aralık 2002

Aleviyol, 17.1.2003, 17:05

Kültür & Sanat

     |  Ana Sayfaya |

       |  Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

          | Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com