|
Üzeyir Lokman
Çaycı
Bu yollardan Âşık Veysel de geçti…
O sevgi
diliyle girdi aramıza… Varlığında saçtığı ışıkların yokluğunda da devam
etmesi onun sazıyla sözüyle farklılığından kaynaklanır.
Duygularıyla kazır pürüzlerini duyarsızlıkların… Sazıyla sözlerini süsler…
Sözleriyle sevdirir bize hayatı… Her geçtiği yerde türkü coşkuları, şiir
buketleri bırakır…
Zaman zaman yaşadığı anlardan, acılı dönemlerden, çirkin sözlerden bahseder.
Geceleri sayfa yapar, mısralarla donatır. Sevdasını gündüzlerinin içine
katar.
Özlemlerini gözyaşlarıyla anlatır bazan :
"Ağlayı ağlayı vardım pınara
Bana da bi damla su vermediler" der…Kıştan sonra, baharında açan
çiçekleriyle sıkılır, uzatılmasını istemez ayrılığın... Seslenir ala gözlü,
benli dilberine:
"Kerem eyle çok uzatma
Kavuşalım yaza doğru..." der.
Şiir bahçelerinde gezinmekle onda çeşitli tepkiler görülür... Âşıkların
deyişlerini süzgeçlememesinden yakınır... Özleşmemelerinden bahseder, duygu
savurganlıklarından söz eder.
Sevgi diliyle konuşurken vefasız yârine "selam söylemeyi" ihmal
etmez. Bir bütünlük içinde yürür yolunda hiç sapmadan... Dost elini
uzatarak...
Ayırmadan özünü sözünden. Gecelerine doğan duygu güneşi aşk ateşiyle onu
yakınlaştırır ırağına. Çıkmazlara girse bile ümidini asla yitirmez:
"O yar gelip yaralarım saracak..." diye.
Onu biz açık sözlülüğüyle tanırız...
"Acı sözü sevdiğimden işittim..." gibi sitemini yansıtan sözleriyle.
Adeta günümüzü yorumlar :
"Sen mi attın dünyanın temel taşını
Ne bilirsin yaradanın işini
Görsene dünyanın yürüyüşünü
Burdan söyle Vaşington’da duyulur." der.
Aşk bağının
güllerini kokladıkça haz alır
Sevdiğine yaklaştıkça naz bulur...
Doğa ile yürekler arasında köprüler kurar, ulaşılamayan yerlerde gezinir...
"Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın..." mısralarına sığıştırdığı anlam bugün onu
sevenlerin yüreğinde yaşattıklarından başka bir şey değil...
Seni rahmetle anıyoruz güzel insan... Sen içimizde ışık olarak kalacaksın!
Aleviyol,
16.4.2003
Yorum |