|
BU YIL “SİVAS MADIMAK KATLİAMI”NIN 11.
YILI
İnancın ve direncin simgesi Pir Sultan’ı, yaşadığı yer olan Sivas’ta anmak için
giden; Aydın, Yazar, Şair, Sanatçı, Ozan ve Semahçılardan oluşan 33 Canımızın,
Madımak’ta yakılarak katledilişlerinden üzerinde 11 yıl geçti.
Yangından 105 canımız da yaralı olarak kurtuldu.
Bundan 11 yıl önce, Sivas’ta gerici, şeriatçı ve faşist bir ayaklanmanın provası
yapıldı. Yazılmış olan senaryo, sekiz saat boyunca, devletin ve güvenlik
güçlerinin seyirci olduğu bir tiyatroda sahnelendi.
Şeriatçı, gerici, faşist ayaklanma, her ne kadar Pir Sultan etkinliklerinde
sahnelenmiş ve 33 canımız şehit edilmiş ise de, ayaklanmanın amacı; demokrasiyi
yok etmek, Barışı yok etmek, İnsan Hakları ve Emeği yok etmek ve Özgürlüklerimiz
yok ederek demokratik yönetimlerinin ülkemizdeki egemenliğini pekiştirmeyi
sağlamaktır.
Nitekim daha sonra, Katliam Sanıklarını koruyan ve savunanlar, bu ülkede
milletvekili olmuş, bakan olmuş, iktidar olmuşlardır. Ama Demokrasi güçleri de,
demokrasi mücadelesini, el ele tutuşarak dirençle sürdürmeye devam etmişler ve
devam ettirmektedirler.
Demokrasi güçleri olarak nasıl halklarımızın özgürlüğünü savunuyorsak, komşu
Irak Halkının, Filistin Halkının da özgürlük ve bağımsızlıklarını savunuyoruz.
Ilımlı İslam ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında, Ortadoğu’da
hükümranlığını kurmak isteyen ABD, maşası olan İsrail’in silahlı gücü ile
yetinmemiş, silahlı gücü ile gelerek Irak işgal ederek, topraklarına
yerleşmiştir.
BOP kapsamında Ortadoğu’ya yerleşen ABD, bu kirli savaşa Ülkemizi de ortak
ederek, kendi askeri yerini ülkemizin gençlerini kullanmak istemektedir. Bu
kapsamda da, Ortadoğu ve Asya’yı yeniden paylaşım hevesi ile savaş örgütü olarak
kurulan NATO’ya bağlı 50 Ülkenin Devlet Başkanları ülkemizde, paylaşım yapmak ve
Boğaz’ da şerefine kadeh kaldırmak üzere toplanmaktadırlar.
Bizim yıllardan beri bildiğimiz, sömürgeci ve işgalcilerin, faşist uygulamaları
ve işkenceleri, Bağdat Ebu Garih Cezaevinden, mazlum ulusların çığlığı olarak
dünyaya yayılmıştır. Ebu Garih Cezaevinde yaşanan insanlık ayıbına tepki
gösterenler; hayata dönüş operasyonlarını ve sayıları 112’ye ulaşan ölüm orucu
şehidini, görmemekte ve ülkemizde Ulucanlar, Diyarbakır, Bayrampaşa ve F Tipi
Cezaevlerinde yaşanan insanlık ayıbına seslerini çıkarmamaktadırlar.
Kürt sorununda, toplumsal barışı sağlamak ve kalıcı kılmak yerine, inkarda ısrar
edilmektedir. Sorunun, Demokrasi sınırları içinde, halkların kardeşliği
temelinde çözümünü dilemekteyiz.
IMF’nin güdümündeki siyasi iktidar, emeği değersizleştirmekte, özelleştirme ile
halkımızın emeği ile yaratılan değerler, sermayeye peşkeş çekilerek, halkın
faydalanmasının önüne geçilmekte ve halkımız yoksullaştırılmaktadır.
Özgür bilim ve sanatın üretildiği üniversiteler üzerine, 12 Eylül ürünü olan YÖK
ile, siyasi iktidarın, erk ve yetki mücadelesi, geçici olarak durdurulsa da,
devam etmektedir.
Çağdaş, bilimsel, anadilde eğitim yerine; dinsel eğitim özendirilmekte, bunun
için toplumun tüm tepkilerine rağmen yasalar çıkarılmakta, yüzbin cami, sayısı
bilinmeyen kuran kursları, özel okullar, imam hatipleri hiçbir şey ifade
etmiyormuşçasına Müslümanlara “zülüm ediliyor” siyasetine devam edilmektedir.
İnançları dışında, hiçbir inanca yaşam hakkı tanımayan bu zihniyet “Zorunlu Din
Dersleri” yetmiyormuş gibi, “Seçmeli Din Eğitimi Derslerini” uygulamaya koymaya
çalışmaktadır. Böylece yok sayılan, Aleviler ve diğer inanç sahiplerinin
asimilasyonu hızlandırılmaktadır.
Bütün bu gelişmeler ışığında “2 Temmuz”u anmak daha da önem kazanmaktadır.
11. yılında özgür ve demokratik bir ülke yaratmak için, Sivas’ ta bedenleri ile
Ateşte semaha duran canlarımızın; direnci, bilinci ve inançları mücadelemize
ışık olacaktır.
Sivas Katliamının ardındaki gerçek tamamen aydınlatılmadan, katliamın gerçek
planlayıcıları ve elebaşları, dönemim sorumlu yetkilileri, tespit edilerek yargı
önüne çıkarılıp yargılanmadan, Sivas’ın üstünden katliamın gölgesi kalkmaz. O
gölge olduğu sürece de Sivas Katliamını unutmamız olanaklı olmaz.
2 Temmuz 93 Cuma Günü, Cumhuriyetin kurulduğu Sivas şehrini ele geçiren, şeriat
ilan eden, aydınlarımızı ve canlarımızı yakan yobaz sürüsünün, Cumhuriyet
karşıtı ayaklanmasını unutmamızı istemek, tam bir cehalet ve ihanet örneğidir.
Bu nedenle, Sivas katliamının 11. yılında sesimizi daha gür yükselterek katliamı
ve faillerini hep birlikte lanetleyeceğiz. Sivas Katliamını unutmadığımız gibi,
Maraş’ı, Çorum’u, Malatya’yı, Gazi’yi ve Ümraniye’yi unutmayacağız.
Çünkü biliyoruz ki, Sivas’ı unutmak ihanettir. Unutursak hatırlatırlar.
KATILIMCI KURUMLAR
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Alevi Bektaşi Federasyonu, Aşık
Veysel Kültür Derneği, Ankara Cemevleri Yaptırma Derneği, Ankara Serbest
Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası ,Altı Nokta Körler Derneği, Artvin Kültür
Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, AK-DER, AYDOS Vakfı, Cumhuriyet Kadınlar
Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Çağdaş Gazeteciler Derneği, ÇORUM-DER, ÇORUM
Vakfı, DİSK /Genel -İş, DİSK /OLEY-İS, DİSK /DEV-MADEN-SEN, Divriği Kültür
Derneği, Divriği Kültür Vakfı, Eğit-Der, Ekin Sanat Merkezi, Emekli-Sen,
Edebiyatçılar Derneği, Hacıbektaş Derneği, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı,
Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Dernekleri, Halkevleri, Halk Ozanları
Topluluğu, Hüseyin Gazi Derneği, İmranlılar Derneği, İnsan Hakları Derneği,
İnsan Hakları Vakfı, KESK Ankara Şubeler Platformu, Kızılırmak Köy Dernekleri,
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Eğitim Kültür Vakfı, Mülkiyeliler Birliği, TAKSAV,
TMMOB, Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği, Tunceli Kültür ve Dayanışma Vakfı,
TÜMTİS, Türkiye Yazarlar Sendikası, Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı, CHP,
DEHAP, TKP, ÖDP,SHP, SDP, EMEP, ÖZGÜR PARTİ, ESP, HÖP, 68'liler Dayanışma
Derneği, 78'liler Derneği, Veteriner Hekimler Odası, Tüketici Hakları Derneği,
Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, Türk Eczacılar Birliği, Türk Diş Hekimleri
Birliği, TEZ KOOP-İŞ, Kaldıraç, VARTO-DER
|