Güncel ve Tarafsız Haber

İsmail ONARLI

ALEVİLİK ve BUGÜNKÜ ALEVİLER NASIL ALGILANMALIDIR

Toplumumuz, dünkü ve bugünkü durumu, olayları yanlış algılamaması için; kısa başlıklar halinde düşüncelerimi yeniden dilendirerek, anımsatmak istiyorum:

 

1. Tarihsel ve Geleneksel Alevilik ile bugün kendilerine Aleviyim diyenleri birbirinden kesin hatlarıyla ayırmak gerekir. Ayrılmazsa için içinden çıkılmaz. Nitekim bazıları ayırmadıklar için kafa karışlığı yaratıyorlar. Alevilik; Sünnilik, İsmaililik, Zeydilik ve Şiilik gibi İslami yorumlardan çok farklı bir yorum, yerel, bölgesel ve ulusal kültürel bir sentez olup, onun için de Heteri ve Heteredoks diyorum. Bugün yaşayan Alevilerin büyük çoğunluğu sisteme entegre olmuş insanlardır. Ayrı ibadet mekanları (cemevleri) olsa bile, Sünnilerin çoğunluğu gibi düzene çok sıkı bağlıdırlar...

 

2. Evet, sonradan Alevilik oluşmadı. Belki net olarak kurallaştı diyebiliriz. Adem'den-Muhammed’e değin vahiylerin devamı ve toplamı İslamiyet’tir. Alevilik'te insanlığın varoluşu ile vardır ve evrenseldir. Bir rivayete göre, dünya’ya 124 bin peygamber gelmiştir: Mani, Eflatun, Zerdüşt, Konfüçyüs, Buda, Mete bunlardan bir kaçı olup her ulusa yol gösterici, rehber yani peygamberler, Allah tarafından tayın edilmiştir. Alevilik bu peygamberin tebliğ ettiği “vahy”lerin toplamıdır ve bundan dolayı da barış anlamına gelen İslam’dır ve onun özüdür...

 

3. Dede yerine soy olarak Muhammet-Ali’ye çıkıyorsa seyyid demek daha doğrudur. Çünkü, Dedelik eğitim ve öğretimden sonra, başarı sonucunda, alacağı icazetname (diploma) ile ancak posta oturan kişidir. Her seyyid dede olamayacağı gibi, her dede de seyyid olamaz. Bu gün uydurma dede yaratılıyor. Cemevlerinde hizmet görenler dede değildir. Onlar, bulunduğu dernek veya vakfın atadığı özel görevlilerdir. Bazı okumuş dede soylu Aleviler, tüm sülalesini dede olarak lanse etmişlerdir. Yine bazıları da özel olarak dedelik kartviziti bastırarak dağıtmıştır. Bu tip uygulama ve görüşler yanlıştır.

 

4. Ülkemiz nüfusunun çoğunluğu Türk olması, benim de Türkmen olmam ırkçı olmam demek değildir. İnanç olarak bizde farklılıklar arasındayız. İnancımız gereği 72 milleti bir kabul ederiz. Biz, Arap, Kürt, Çingene, Çerkez, Laz, Arnavut, Zaza gibi ülkemizde var olan, 40'ın üzerindeki, farklı-azınlık etnik ve dini zümrelerin kimliklerini daha baştan kabul etmişiz. Eğer bir insan gerçekten Alevi ise, bu somut durumu da kabul etmek zorundadır. Yönteme ilişkin farklılıklar olabilir.  Kürt Hareketlerine ve gelişen Kürt uyanışına karşı, Devlet yetkilileri, bazı örgütleri, Aleviliğin “İslam dışı ayrı bir din - ya da özgün inanç” , “İslam içi ....”  ve  “Alisiz Alevilik”  diyenleri de, 1987 yılından sonra, tepe tepe kullandığını kesinkes biliyoruz. Onun için çok dikkatli olmak gerekir. Dolaylı da olsa inanmadığınız kişilerin, yapı veya gurupların değirmenlerine su taşımamak lazım. Nesnesi ve öznesi olmamak gerekir... 

 

5. Bir kişinin düşüncesi eğer fikir olarak, sözlü ya da yazılı olarak sunuluyorsa, o artık geri dönülmez bir biçimde toplumun malıdır...  Geleneksel Aleviliğin vazgeçilmez üç temel boyutu/öğesi vardır: Birincisi inanç, ikincisi kültür, üçüncüsü en önemlisi Toplumsal Yaşama biçimi’dir. Bu üç ilkede birbirinden ayrılmaz. Ayrıldığı takdirde artık onun adı başka bir şeydir. Şimdi, yaşayan Alevilik denebilirse eğer, toplumsal boyutu olmayan bir inançtır. Eğer bu üç öğe bütünlük içinde uygulanacaksa, Alevilik zaten bir ideoloji / doktirin / siyasi çizgidir. Yok eğer, AKP gibi sözde ayrı, uygulamada farklı davranılıp takiyye yapılacaksa, iki yüzlülük olur ki, bu da Alevi etiğine aykırıdır... 

 

6. DSP'nin adında sol kelimesi olsa da, içinde bazı solcular bulunsa da, bir sol parti değildir. Demirel, Türkeş, Evren, Erbakan nasılsa, Ecevit'te öyledir. Söylemlerine aldanmamak gerekir. Eğer bir şeyler yaptıysa, ABD, AB ve Devletin müsaade ettiği kadardır. Bazı Sol partiler ve gruplar Alevileri kullandılar (hatta devam ediyorlar) tamam, ama onlarda solcuları kullandılar. SAĞ GÖZÜ KAPAYARAK DÜNYAYA BAKMAMAK GEREKİR. Devrimciler yıllarca canları pahasına Alevileri korumuşlardır. Sağcılar ne yapmışlardır; onları katletmiştir, yaşamalarına engel olmuşlardır. Sağcılar hala aynı kafadadırlar. Tarihsel belleğimizi yitirmeden geçmişten ders alarak geleceğe emin adımlarla yol almalıyız. Bunun içinde yakın tarihimize,1950-1980 arası yıllara bakarsak yeterli olur. DP yıllarca Alevileri kullanmadı mı? Yine, AP yıllarca Alevileri kullanmadı mı? Demirel, BP'li Milletvekillerini satın almadı mı? Demirel örtülü ödenekten para vermedi mi? Veziroğlu'na partiyi kim kurdurttu? DYP ve Tansu Çiller örtülü ödenekten para vermedi mi? Tüm bunlar niçin yapıldı, bölmek ve sağ partilere oy vermek için değil mi?...

 

Kontra-Gerilla vardır, diyen Ecevit, daha sonradan çark etmiştir. Kimler geri dönüş yaptırmıştır... Hırsızlara-hortumculara göz yuman kimdir. Ecevit dürüstlük yapmasın. Hele goygoycuları biraz edepli olsunlar. İsmet Paşa'nın sözlerini unutmasınlar. MGK'da 12 Eylül öncesi, Kontra-Gerilla isim listesini rafa kaldıran Ecevit değil mi?  Unutmayalım!!! Dönemin İçişleri Bakanı Em.Hv.Org. İrfan Özaydınlı; Maraş Olayları ile ilgili hazırladığı raporda, “Katliam Planlayıcılarının 26 seyyar piyango bayisi görünümünde şehre geldikleri saptanmıştır.”  Başbakan olarak Ecevit gerekli önlemleri almayınca, bu olaydan sonra, İrfan Özaydınlı bakanlıktan istifa etmiştir. Atatürk’ten sonra Türkiye’nin en genç Orgenerali olan İrfan Özaydınlı’yı dönemin Başbakanı S. Demirel; Hava K.K.lığına getirmemiştir. Dürüst, namuslu ve onurlu bir insan olan İrfan Özaydınlı neden bakanlıktan istifa etmiştir? Olaylara karışanları ismen tespit etmiş, yetkili ve etkili organlarda tartışılmış, ama bir işlem yaptıramamıştır. Bu nedenle de Cumhurbaşkanı F. Korutürk ile görüşerek istifa etmiştir. Ecevit ne yapmıştır, olayları örtbas etmiştir... Bugün Maraş Olaylarında aktif rol alan, üst düzey bir MHP'li Alevilerin  içinde çalışmakta ve yön vermektedir. Malatya-Sivas-Çorum gibi olaylar unutmamalıdır. Daha dün Madımak'ta insanları kim yakmıştır....

 

7. Alevilik'te fetva, dede emirnamesi olmaz. Toplumsal sorguda aklama veya ceza vardır. Ölüm olayı yoktur. Bütün yaptırımlar toplumun ortak düşüncesi ile olur. Bireysel ve Toplumsal rızalık şarttır. Hakça paylaşım vardır. Ocaklar ile talipleri etle tırnak gibidir. Kimse kimseden üstün değildir. Tek düzlemde herkes, kadın ve erkek dahil eşittir. 

 

8. İnsanların fikirlerini edep sınırını aşmamak şartı ile kısıtlamamak gerekir. Fikir özgürlüğü her şeyi söylemek değildir. Bilerek görüş açıklanmalıdır. Evrimci görüşleri, solcuları ve sosyalistleri de olduğu gibi kabul etmek gerekir. Belki onlar kendi yapılarını öyle görüyorlar, düşünüyorlar ve davranıyorlar. Ben, aydınlanma çağının öncülerinden VOLTAİRE (1694-1778) gibi düşünüyorum. cepheden karşı olduğum bir fikrin yaşaması ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmaması için, mücadele veririm. Çünkü inancımda ve demokrasilerde çifte standart olmaz...

 

9. Alevilerin ibadet mekanları Cemevleridir. Hz. Muhammed döneminde dahi Cami yoktur. Sonradan inşa edilmiştir. Fakat, Suffa Okulu yanında Cemevi vardır. Burasına da sonradan cami ya da mescid denmiştir.

 

10. Hz Ali'nin camide şehit edilmesi düpe düz yalandır. Sünni ve Şii uydurmasıdır. Hz. Ali evden çıktıktan sonra yolda yaralanmış ve evde iyileşemeyerek şehit olmuştur.

 

11. İslamın ve imanın şartları yoktur. Sonradan Emevilerce uydurulmuştur.

 

12. Alevilik'te müzik ile ibadet eda edilir. Kur'an  Ayetleri şiirseldir ve nefesler şeklindedir. Onun için Alevilik'te ağırlık deyişlerdedir. Saz (bağlama) telli Kur'an'dır. Ney kutsaldır. Ahmet Yesevi, Hace Bektaş Veli, Mevlana, Yunus, Şeyh Bedredin, Pir Sultan, Şah Hatayi, Kul Himmet, Fazlullah, Nesimi, ... gibi tüm Alevi önder ve ulularının  deyişlerinde bu somut gerçek görülmektedir. 

 

13. Alevilik'te öncelik kul hakkıdır. Allah adildir, şer ihsan etmez, adalet dağıtandır. Onun için Alevilik'te Allah'a sevgi ile yaklaşılır... 

 

14. Sonuç olarak, bugünkü Alevilik tarihsel çizgisi gibi, yanlış bir biçimde algılanıyor. Alevilerin ibadet yerleri Cemevidir ve yasal zemine oturtulmalıdır... 

----- 25 Şubat 2005 İstanbul-----

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com