Güncel ve Tarafsız Haber

Hasan Gürgenarazili

Nasıl bir Alevilik: “Bizler” ve “Onlar”

Hakk dedik; o ne dediler.

Muhammed dedik; o kim dediler.

Ali dedik; bizim Alimiz o değil dediler.

Hace Bektaş dedik; o zaten birşey değil, ne yaptı ki dediler.

Yedi Ulu Ozan dedik; tanımayız - bilmeyiz dediler.

Vazgeçtik Pir Sultan Abdal dedik; Pir Sultanca duruştan söz edip, bizim Pir Sultan'ımız Marx dediler.

Nefes verelim dedik; bize gerekmez biz Ahmet Kaya dinleriz dediler.

Cem, erkan, edeb dedik; tanımayız dediler.

Kitap, Buyruk dedik; biz Kapital’i ve Manifesto’yu tanırız onları hatmederiz dediler.

Evlad-ı Resul dedik; onlar sömürücü dediler, kovdular.

Musahiplik dedik; aa iyi hemen işçi sınıfını musahip kıldık dediler.

Alevilik İslami bir yorumdur dedik; önce kültür sonra da ayrı bir dindir dediler.

 

Üstelik bunları Alevi olduğunu söyleyerek yapıyorlar.

Onlar için, Cem'den birkaç örnek, biraz da "GÜLBANK" diyelim:

 

"Mümin, müslim bacı kardeşler, şimdi ibadete başlayacağız. Kuranıkerim'in emri, Alevi inanç ve felsefesi gereği, bu cemde biri birinde alacağı olan, kalp kırmış, dargın ve küskün olanlar varsa, birlikte ibadet etmemiz mümkün değildir. Çünkü kul kuldan razı olmazsa, Tanrı kuldan razı olmaz. Tanrı'yla ilişkiye girmek için kişiliğimizle, ruhumuzla, düşüncelerimizle bir can bir vücut olmamız gerekiyor. Bu Hakk erenler meydanında, haklının hakkı haksızdan alınır, dargınlıklar ortada kaldırılır. Burası Hakk meydanıdır, kin ve husumet yeri değildir. Barış ve adalet burada sergilenir. Halkın af etiğini, Hakk da af eder. Dilinizdeki bizim, gönlünüzdeki sizindir. Bu gibi canlar ileri gelsinler, isteklerini dile getirsinler, birlikte sorgulayalım, barıştıralım. Kapıcı baba , gözcü baba, siz burada, bu Hakk meydanında küsülü veya dargın olan ve bu ulu divana bildirmeyeni tanıyor musunuz? Siz, cem erenleri, siz bu Hakk meydanında dargın olan ve bu ulu divana bildirmiyeni tanıyor musunuz? Tanıyıp da söylemeyenin günahları bu Hakk divanda kendilerinde sorulsun."

 

"Bismişah, Allah Allah. Gönlü yerde, özü dar'da, Yüzü yerde, Muhammed-Ali'nin tevella, teberrasına inanarak, hizmet için bu irfan meydanına gelen canların, yerleri, gökleri var eden yüce Allah, dilden dileklerini, gönülden muratlarını versin. Dileklerinizi Hakk-Muhammed-Ali versin. Emekleriniz boşa gitmesin. Erenlerin aydın yüzlerine aşk olsun. Onsekizbin âlemle birlikte, cümle mümin kardeşlarimizi Hakk-Muhammed-Ali yolundan mahrum eylemesin. Görünür, görünmez kazadan beladan korusun. Hizmetini gördüğünüz pirlerin himmetleri üzerinizde olsun. Bozatlı Hızır cümlenizin yardımcısı olsun, saklasın, beklesin. Sizler bu toplumun ibadetini hizmetini ediyorsunuz; Hakk-Muhammed-Ali de sizlere yardımcı olsun. Bu cemde, bu erkânda, Ehlibeyt'in katarından didarından ayırmasın. Geldiğiniz yerden, durduğunuz dar'dan iyilikler göresiniz. Dil bizden, himmet Hakk'tan, yardım pirden ola. Gerçeğe Hüü, Mümine ya Ali."

 

"Bismişah, Allah Allah. Tevella Teberanız Hakk'a yazıla, tevellanız temiz, yüzünüz ak ola. Belinize bağlanan tevella nişanesi olan kemerleriniz, Cebrail Aleyhiselam'ın Hz. Muhammed'in beline bağladığı ikrâr kemeri ola. Hz. Muhammed'in Kırklar Cemi'nde, kırk parçaya bölünen imamesinden bağlanan kemerler ola. Hizmetiniz boşa gitmesin, hizmetinizden şefaat bulasınız. Gerçeğe Hüü, mümine ya Ali."

 

"Bismişah, Allah Allah. Hakk-Muhammed yolunda, erenler meydanında, pir divanında serilen bu Hakk postunun üzerinde hizmet görenler, hizmetlerinde şefaat bulsunlar. Bu meydanda yargılanıp sorgulananları, yüce Allah tekrar yargılayıp sorgulamasın. İnandığımız o yüce Allah dilden dileklerini gönülden muratlarını versin. Hakk-Muhammed-Ali yardımcıları olsun. Dil bizden, himmet Hakk'tan, yardım pirden olsun. Gerçek erenlerin demine Hüü, mümine ya Ali."

 

"Bismişah, Allah Allah. Rahman ve rahim olan Allah'ın ismiyle başlıyorum. Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan kandile benzer. O ışık bir cam içindedir. Cam da sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu ne yalnız doğuda, ne de yalnız batıda bulunan, bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile, neredeyse yağın kendisi aydınlatacak. Nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. Allah insanlara örnekler verir. O her şeyi bilendir. (Nur suresi 35. ayet) Bu ışık Allah'ın yüksek ve kutsal bilinen, içlerinde Allah'ın adının anılmasına izin verilen, akşamdan sabaha kadar içinde Tanrı ismi anılan evlerde yakılır. (Nur suresi, 36. ayet) "Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ Ali seyyidina Muhammed. Bismişah, Allah, Allah"

 

"Bismillahirahmanirrahim: Çeraği Ruhşan, Fahri Dervişan Zuhuri İman, Kursadi Meydan, Kanuni Evliya, Kuvvet-i Abdalan, Himmet-i Piran, Pir-i Horasan, Bismişah Allah Allah. Çerağı evliya nuru semavat. Bu menzildir ol turi müracaat. Rusan kıl niyaz ol çirağ-ı embiyaya. Bu menzildir ol turi müracaat. Çerağ uyanınca ver niyazı Muhammed Mustafa'ya candan salavat. Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ Ali seydine Muhammed."

 

"Bismişah, Allah Allah. Hizmetin kabul ola. Hakk-Muhammed-Ali yardımcıları ola. Hızır yardımcın ola. Emeklerin boşa gitmesin, hizmetinden şefaat bulasın. Sen bu Nur-i Muhammed'in hizmet olan, temsili ışığı aydınlattın. Hz. Muhammed de şefaatıyla senin dünyanı ve ahretini aydınlatsın. Dilden dileğin, gönülden muradın versin. Dil bizden, nefes Hz. Hünkâr'dan olsun. Gerçeğe Hüü, mümine ya Ali."

"Bismişah, Allah Allah. Gönül birliği ile, itikat bütünlüğü ile. Eli erde yüzü yerde. Hakk'ın huzurunda secde etmiş, bütün mümin müslim canların, istek ve arzularını yerine getir, günahlarını af et, ya Rab. Meydanlarımızı abad, cemlerimizi Kırklar Cemi eyle. Bizleri Ehlibeyt'in katarından didarından ayırma. Ey yerleri gökleri var eden yüce Allah; bizleri doğruluktan, doğru yoldan ayırma. Dertlerimize derman, gönüllerimize iman, nefsimize sabır, ihsan eyle. Şu anda sana amin, Allah Allah diyen dillerin, dilden dileklerini gönülden muratlarını ver ya Rab. Görünür görünmez kazadan beladan koru. Dualarımızı dergah-ı izzet'inde kabul eyle. Emeklerimizi boşa verme. Evliyaların ve embiyaların hürmetine, şefaatından mahrum eyleme, ya Rab. Nur-i Nebi, Kerem-i Ali, gülbankı Hünkâr Bektaşi Veli. Dil bizden, himmet Hakk'tan ola. Gerçeğe Hüü, mümine ya Ali, yatan şehitler uyansın"

Kaynak: www.alewiten.com dini hayat / Cem : Ahmet Demir

 

Bunları çoğaltmak mümkün. Şimdi Gülbank'sız bir Alevilik de derlerse, onlara vereceğimiz cevabımız var. Yok, aslında akıl hocamız, Hace Bektaş Veli diyor, Yedi Ulu Ozan diyor, diyorlarsa o zaman kendileri ne diyorlar, bakacağız.

 

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com