Güncel ve Tarafsız Haber

Veysel Kaymak

Bir hikaye iki şiir

Bir kısmı Aşık Veysel’in sağlığına rastlayan yıllarda (1967-1978), kendi köyümün ilkokulunda görev yaptım. Ne güzel günlerdi. Hele Aşık Veysel’in sağlığına rastlayan yılların bambaşka bir güzelliği vardı.

Ülkenin dört bir yanından, hatta yurtdışından gelen konuklar, onlarla tanışmalar, sohbetler, bugün bile unutamadığım dostluklar, anılar, espriler...

Bunların bir çoğunu “Aşık Veysel’li Yıllar” kitabımda, Aşık Veysel Kültür Derneğinin yayın organı olan “Dost Dost” dergisinde, ABECE’de, Pir Sultan Abdal Kültür dergilerinde yazdım.

1977-1978 öğretim yılında Ankara’ya tayin oldum. Köydeki güzel günlerin özlemiyle olacak, “Özledim Köyümün Tozlu Yolunu” diye başlayan bir şiir yazdım. Şiiri Emlek Hüyük’ten mahalli sanatçı İzzet Savaş’a, uygun bir makamla okuması için gönderdim. İzzet Savaş da o güzel ve yanık sesiyle, gecelerde, dost sohbetlerinde çalıp söyledi. Hatta o yıllarda çıkardığı kasete okudu. Şiir yörede dinleyenlerce oldukça beğenildi. İçten gelen bir şekilde yazılmış, özlem ve hasret şiiriydi.

O yıllarda, şiiri dinleyen bazı arkadaşlar şakadan da olsa, şiirde geçen bir takım duyguları çarpıtarak, “Veysel Hoca köyün nesini özlemiş, köyde bağı-bahçesi mi var ki özlesin”, benzeri eleştirilerde bulunmuşlar. Bunları duyunca üzüldüm. Bunun üzerine de yine duygularımı şiire döktüm. Bu eleştirilere yanıt olabilecek yeni bir şiir yazdım.

“Nesi Var da Özler Köyü Demişler” diye başlayan şiirimi, yine İzzet Savaş’a gönderdim. İzzet Savaş, o şiiri de duygulu ve güzel bir şekilde okumaktadır. Kendisine buradan dostça selam ve saygılar sunuyorum.

İşte bir hikaye ve iki şiirin öyküsü.

Ve şiirler:

 

Özledim köyümün tozlu yolunu

 

Özledim köyümün tozlu yolunu

Serin havasını, soğuk suyunu

Obasını, yaylasını, dağını

Kınaman komşular, göresim geldi.

 

Yine dağ başları boran kış m’ola?

Gözüme görünen Karataş m’ola?

Gördüklerim hayal m’ola düş m’ola?

Güldede’ye yüzüm süresim geldi.

 

Sende geçti benim gençlik yıllarım

Çileli günlerim, hep hayallerim

Bir selamın gelse, çeker gelirim

Gurbet ellerinden dönesim geldi.

 

Veysel’in dertleri tükenmek bilmez

Çekilen acılar artar eksilmez

Geçen güzel günler bir daha gelmez

Felekten hesabın sorasım geldi.

 

Nesi var da özler köyü demişler

 

Nesi var da özler köyü demişler

Dostlar ben paranın kulu değilim

Nerede bahçesi bağı demişler

Dostlar ben insanım çalı değilim

 

Beni çeken şu dağların büyüsü

Suların akışı, kuşun ötüşü

Kırlarında binbir çiçek kokusu

Beni Mecnun eder, deli değilim

 

Meşeliğin her tondaki yeşili

Güldedenin lalesiyle, sümbülü

 Mezarlı boyunun incedir beli

Yıkıp geçen bahar seli değilim

 

Deli gönül gezer dağlar başında

Yanar durur baharında kışında

Güldede, Beserek, Karataşında

Sırlara gark olan Veli değilim

 

Severim doğayı, bir de insanı

Her ikisi birbirinin sultanı

Kaymak insan için verir bu canı

Yaralayan cahil dili değilim

Aleviyol, 6.8.2003

Yorum

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com