Güncel ve Tarafsız Haber

Fevzi Gümüs

‘ BEN ALEVİYİM ’ DİYEBİLMENİN GÜNCELLİĞİ

Aleviliğin kavranışı ve güncele tercümesi ile ilgili tartışmaların etik bir boyut içinde kalınması kaydı ile yararlı olabileceği açık.

 

Ayrıca bu tartışmaların sahici kimlikler ve kişilikler üzerinden yürümesini de ahlaki açıdan yararlıdır. Bu nedenle de  bazı yazıların siteye asılması samimiyet taşımaktadır. Ancak kimi sanal figürler için aynı şeyi söylemek olanaklı görünmüyor ...

 

Ayrıca sitedeki örgütlü görüntünün, dili-sözü kullanışta  gösterdiği özensizliği sürdürmesi durumunda bu tartışmaların Aleviliğe katkı olarak sunulmasının mümkün olmadığı da açık... 

 

Bu bağlamda tartışmaların,henüz erken bulmama rağmen, elbete örgütsel duruşları etkilemesi de kaçınılmaz.

 

Alevi Diyaneti ile ilgili gelişmelerin bu tartışmalarla doğrudan ilgisi var...Çünkü kıvılcım Alevi Diyaneti ile çakıldı. Bir dönem gündem bununla tutulmaya çalışıldı. Eldeki/evdeki malzeme yetmeyince komşudan ödünç alınır. Öyle de oldu...Alevi Diyaneti tartışmaları, İran seferiliği ile süslendi...Bu da yetmedi (ilginçtir yine komşudan), Aleviliğin İslam içiliği-İslam dışılığı (İslamla ilişkisi de denebilir) satın alındı... ve tartışma süreci buralara taşındı.

 

Örgütsel duruşlardan devam etmek gerekirse, İrana gidenlerle alevi diyaneti girişimcilerinin örgütsel yan yanalığı ilginç bir manzara oluşturuyor...Beyni İran Seferiliğinde-Alevi diyanetinde olanların bedenlerinin de başka başka yerlerde olması beklenemezdi...beklenen son gerçekleşti...beyin bedenle birleşti. Şimdi İran Seferileri-Alevi Diyanetçileri ortak -alternatif federasyon arayışındalar...

 

Örgütlü özensiz görüntünün bu yeni örgütsel duruşla hiç şüphesiz sıkı fikirsel bağları var. Bunu kişisel ilişkilerden ziyade fikirsel yan yanalıkla izah etmek mümkün görünüyor. 

 

Ayrıca ve açıkça söylemek gerekirse, örgütlü özensiz görüntünün çıkışı 'Avrupa Aleviliği'(*) ile ilgili bir çıkıştır ve esasını da 'Avrupa Aleviliği'nin geleceği ile ilgili tartışmalar oluşturmaktadır : İnanç -kimlik ilişkisinde öncelik ve tercihin nasıl kullanılacağı ve besleneceği Avrupadaki dostlar açısından Avrupa Birliği ortamında anlam taşırken, Türkiyedeki aleviler açısından güncel bir öneme haiz görünmemektedir.

Yani ‘Avrupa Aleviliği’ tartışmaları istense de istenmese de Anadolu Aleviliğinin güncel seyrinden kimi olguları-olayları ithal etmek ve ona taraf olmak istemektedir. İthalat ihracatı da yanı başında getirir....

Sitede son günlerde asılan yazıların kışkırttığı tartışma ( genişletile bilinir) bu şekilde izah edilebilir. 

 

Anadolu Aleviliği, AB sürecinde halen ‘Aleviyim’ diyebilmeyi önemsiyor. Aleviliğin inanç, kültür, toplumsal yaşam boyutunu bir bütünlük içinde algılayıp ‘ Pir Sultanın inancı, bilinci ve direnci’ şiarını dilinden düşürmüyor. Onu, şeriata, Şiiliğe benzetilmesi çabalarına kimden gelirse gelsin her zeminde tepki gösteriyor. Aleviliğin orijinal değerlerine bağlı kalmayı önemsiyor. Kent koşullarında Aleviliğin varlığını sürdürmesi için Cemevlerinin sayısını bırakın kentleri, kasabaları  her alevi köyüne kadar yaygınlaştırmaya çabalıyor. Dedeleri Aleviliğin temel taşıyıcılarından önemli bir halka sayarak sıcak ilişkilerini sürdürüyor. Aleviliğin insanı her türlü değerden üstün tutma, ayrımsız bir biçimde 72 millete aynı muhabbetle bakmanın çağdaş dünya için vazgeçilmez olmasını övünç sayıyor.

 

Alevi adıyla örgütlenmek son birkaç aya sığan bir gelişme ve halen güncelliğini koruyor. Türkiyedeki Alevilerin tarihsel seyri, siyasi iktidarlarla iyi ilişkileri olanaklı kılmıyor. Bırakalım Alevileri Türkiye halkı demokrasi mücadelesine ihtiyaç duyuyor. Anadolu Aleviliği ‘YÖK Tartışmalarının’, demokrasi tartışması olduğunu düşünüyor...Ortadoğu ve onun etrafında yürüyen gelişmelerin gerek halkların kaderleri ile gerekse Türkiyedeki demokrasi isteyen çevrelerin beklentileri ile ilişkili olduğu tespitini yapıyor. Bu nedenle Kerbela ve Necef’in bombalanmasında gösterdiği hassasiyeti, Irak’da yaşanan insanlık dramı için de taşıyor.

 

Sonuçta Anadolu Alevileri bir yandan yasaklı kimliklerinin üzerinden sis perdesinin kaldırılması için mücadele ederken, diğer yandan laik ve demokratik bir ülke özleminin mücadelesini veriyor.

 

İslamcı AKP İktidarda, BOP üzerinden yaşanlar ve Türkiye’nin rolü sorunu, dünyanın dikkatini Müslümanlığa ziyadesi ile çekiyor.

Böylesi bir konjektürde Müslümanlığın bazı dostlarımızın da dikkatini celb etmesinde şaşılacak bir şey yok...

Bize düşün ise bu durumda, dostlarımıza yeni yönelimlerinde başarı dilemek...

‘Avrupa Müslümanlığı’ sizin olsun...Anadolu Aleviliği bize yeter...

 

Selamlar

Av. Fevzi Gümüş    

 

 

 

(*) Nerden çıktı bu ‘Avrupa Aleviliği’ diyenlere, son 3-5 yılla damgasını vuran 'cematçi' yaklaşım-söylem ve buna teşne ilişkiler adres olarak gösterilebilir.    

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com