|
BASINA ve KAMUOYUNA
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN 03.07.2004 tarihinde,
Birlik Vakfı tarafından düzenlenen “Meselelere ve Çareler” konulu
toplantıda, “İmam Hatip Liseleri ile ilgili olarak yapılan yasal
düzenlemenin Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilmesi sonrasında neden
tekrar gündeme alınmadığı” konusunda sorulan soru üzerine, “Meslek
Liselerindeki öğrencilerin ailelerini, çocuklarının durumuna sahip çıkmayarak,
sokaklarda bu konuda hükümeti destekler eylemler yapmadıklarını” beyan
etmiştir.
Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN bu beyanı ile, Parlamentoda mevcut 550
milletvekilinden 367’ sinin kendi partisinin milletvekili olmaları karşısında,
Cumhuriyetin değerlerine ve kazanımlarına taban tabana zıt bir yasal
düzenlemeyi, kamuoyunun demokratik tepkisini, devletin çeşitli kurum ve
kuruluşlarından gelen tepki ve uyarıları ortadan kaldırmak için, Hükümetin
yapmış olduğu düzenlemeden faydalanacak olan toplum kesimlerini, sokağa davet
ederek, halkı din ve mezhep farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik
etmektedir.
Çünkü, Hükümet olarak siyasi yandaşları lehine yapmak istediği yasal
değişikliğe yönelik olarak, kamuoyundan tepki gösterenleri, toplumun dini
duygularına karşı kişiler olarak yansıtmakta ve siyasi yandaşları ile
Cumhuriyetin temel ilkelerine aykırı yasal düzenlemeden yana olanları, bu
kamuoyuna karşı sokağa davet ederek, yapmak istedikleri düzenlemeye karşı
çıkanlara karşı, kışkırtmaktadır.
03.07.2004 Tarihinde Birlik Vakfında yapılmış olan konuşmada halkı tahrike
yönelik bu sözler aynı gün görsel basında yer almış, 04-05.07.2004 tarihlerinde
de yazılı basında geniş olarak yer almıştır.
Ülkenin Başbakanı, Ülkede yaşayan her yurttaşın Başbakanı olarak görev
yaptığının bilincinde olmalıdır. Sadece siyasi yandaşlarının görüşleri ve
talepleri yönünde hukuki düzenlemeler yapmak ve diğer yurttaşları yok saymak ve
siyasi yandaşlarını diğerlerine karşı kışkırtmak, Başbakanlık görevi ile
bağdaşmaz. Çünkü Başbakanlık makamı, devletin temel ilkelerine muhalefet makamı
olmadığı gibi, halkı sokağa davet makamı da değildir.
Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın bu sözleri, demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere
olan saygısından da kaynaklı değildir.
Daha bir hafta önce, Komşumuz Irak’ı işgal eden, yaptıkları işkenceler tüm dünya
kamuoyuna yansıyan Blair-Bush çiftinin NATO toplantısı kapsamında ülkemize
gelmeleri nedeni ile, işkencecileri ve ellerinde komşumuz Irak ve Filistin
halklarının kanı bulunanları ülkemizde istemeyen DKÖ’nin ve toplum kesimlerinin,
şiddete yönelmeden demokratik olarak yapmak istedikleri gösterilerde,
yedikleri polis copu ve biber gazı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın demokrasi
anlayışını ortaya koymaktadır.
Ayrıca bizler, demokrasinin, Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN için, nihai hedefine (!)
ulaşmak için bir araç olduğu duyanlardanız, bilenlerdeniz.
Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN, görsel ve yazılı basın yolu ile halkı tahrik
etmektedir. Yandaşlarına, “Sizler için yapmak istediklerime karşı çıkanlara,
sizde sokağa çıkarak, karşı durunuz.” diyerek, halkı birbirine karşı
kışkırtmaktadır. Üstelik bu kışkırtmayı basın yayın yolu ve tüm ülkeye yönelik
olarak yapmaktadır.
Ceza Yasamızın 311 ve 312. maddelerinde düzenlenmiş olan “Halkı din ve mezhep
farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik eden” Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN’ ının
cezalandırılması için suç duyurusunda PSAKD olarak suç duyurusunda bulunuyoruz.
Suçun basın yolu ile işlenmiş olması nedeniyle de, TCK’ nun 311. maddesinin 5.
bendi gereğince cezası ağırlaştırılmasını talep etmiş bulunmaktayız.
Tüm kamuoyunu, sonucunun ne olacağını değerlendirilmediğini düşündüğümüz
açıklama ile yapılan kışkırtmaya kapılmamalarını diliyor, hepinize saygılar
sunuyoruz.
Av.Kazım
GENÇ
Genel Başkan |